25 Haziran 2019 16:38

Bahreyn’deki Filistin çalıştayı protestolarla başladı

Bahreyn’de ABD’nin desteğiyle düzenlenen ve Filistin sorununun görüşüldüğü “Refah için Barış” çalıştayı protestolarla başladı.

Fotoğraf: AA

Paylaş

ABD’nin öncülüğünde planlanan Bahreyn’in başkenti Manama’daki “Refah için Barış” isimli ekonomi çalıştayı dün Filistinlilerin protestolarıyla başladı. Filistinli örgütler çalıştayı boykot ederken, Gazze ve Batı Şeria’da eylemler düzenlendi. Gazzeliler çalıştaya karşı grev ve boykot yaptı. Çalıştay, bölgedeki siyasi durumu İsrail lehine düzenlenmesini öngören bir ABD planı olan “Yüzyılın Anlaşması”nın ilk adımı olarak görülüyor.

BATI ŞERİA VE GAZZE’DE EYLEMLER

ABD ile Bahreyn’in ortaklaşa düzenlediği “Refah için Barış” adlı çalıştay, işgal altındaki Batı Şeria’da protesto edildi. El-Halil, Ramallah, Beytullahim, Cenin, El-Bire, Nablus, Tulkarm, Salfit, Kalkilya ve Eriha kentlerinde düzenlenen eylemlerde, Bahreyn’deki çalıştay ve Arap ülkelerinin çalıştaya katılımına tepki gösterildi.

AA’nın haberine göre, İsrail askerleri, Ramallah, Beytullahim ve El-Bire kentlerindeki gösterilere plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullanarak saldırdı. Atılan gazlar nedeniyle protestocular arasında boğulma tehlikesi geçirenler oldu. Gösterilerde bazı eylemciler, askerlere taş ve molotofkokteyli atıp eski araba lastiklerini ateşe verdi.

Genel grev ve boykot yapılan Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya kentinde toplanan bir grup da çalıştayı protesto etti.

Filistin Avukatlar Sendikası Başkanı Cevad Ubeydat da, ekonomi çalıştayına katılanların dava edilmesi amacıyla uluslararası platformlara başvurma imkanını araştırdıkları açıklaması yaptı.

Ubeydat ayrıca Arap Avukatlar Birliği’nin, Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını ihlal edip etmediğini görmek için Bahreyn’deki çalıştayın sonuçlarını bekleme kararı aldığını aktardı.

ÇALIŞTAYDA NE KONUŞULUYOR?

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, çalıştayın “hükümet, sivil toplum ve iş dünyasındaki liderlerin fikir alışverişinde bulunması, stratejileri tartışması ve potansiyel ekonomik yatırımlara destek vermesi için çok önemli olduğu” ileri sürülmüş, “Refah için Barış, Filistin halkı ve bölge için müreffeh bir gelecek için daha istekli ve başarılabilir çalışmalara fırsat tanıyacaktır” denilmişti. İki günlük çalıştay bugün de devam edecek.

‘BARIŞIN TEK YOLU FİLİSTİN’İN EGEMENLİĞİNİN SAĞLANMASI’

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Genel Sekreteri Saib Ureykat, Filistin yönetiminin, Bahreyn çalıştayını reddettiğini vurgulayarak, “Refah ve barış için tek yol, özgür Filistin devletinin egemenliğinin sağlanması, Filistin halkının bağımsızlık ve kendi kaderini belirlemedeki vazgeçilmez haklarını elde etmesi ve mültecilerin dönüşünün sağlanmasından geçiyor” dedi. Yazılı açıklama yapan Ureykat, adalet ve özgürlüğün tesisinin, işgal güçlerinin zorla dayattığı hukuk dışı prosedürleri tanımaktan değil, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası hukuk kararlarını uygulamaktan geçtiğini belirterek, “ABD yönetimi, Yahudi yerleşim birimlerini, İsrail’le normalleşmeyi ve hukuk dışı taraflı kararlarını, İsrail’in Filistin’deki işgalinin kalıcı olması için savunuyor” ifadelerini kullandı.


ERDOĞAN’IN KAYBI NE ANLAMA GELİYOR?

The National
BAE

İktidar partisinin seçimin tekrar edilmesinden sonra bile Türkiye’nin ekonomik kalbini kaybetmesi Türk siyasetinde bir dönüm noktası olabilir. Türkiye’nin heybetli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin pazar günü yenilenen İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerini kaybetmesi ile siyasi kariyerindeki en büyük kayba uğradı.

Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adayı Ekrem İmamoğlu, “Demokrasi için mücadele” olarak nitelendirilen seçimde İktidar Partisinin Adayı Binali Yıldırım’a karşı yüzde 54 oyla belirleyici bir zafer kazandı.

Mücadele, yerel belediye seçimleri için olmasına rağmen sonuç önemliydi. İmamoğlu, mart ayında zaten dar bir zafer kazandı. Ancak Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisinin (AKP), seçimde usulsüzlük olduğunu iddia ederek sonuca itiraz etmesi ile seçim iptal edildi.

Bu, 25 yıllık seçim kariyerinin beklenmedik en büyük siyasi yenilgisi. Partisi, mart ayında diğer büyük şehirler üzerindeki kontrolünü kaybetti, CHP liderliğindeki muhalefet koalisyonu şu anda 2024 yılına kadar Türkiye’nin en büyük 10 ilinden dokuzunun kontrolünü elinde tutuyor. Bu alanlar, ülkenin GSYİH’sinin neredeyse yüzde 70’ini oluşturuyor, bu da daha fazla fonlamaya erişebilecekleri anlamına geliyor ve siyasi değişim de onları güçlendiriyor.

İKTİDAR GÜCÜNÜ YİTİRDİĞİNİN İŞARETİ Mİ?

Carnegie Avrupa’nın misafir Öğretim Üyesi Sinan Ülgen, The National’a verdiği demeçte, “Desteğin kayması, AKP’nin ve onun bölücü politikalarının reddi olarak görülebilir” dedi. Ancak Erdoğan halen Türkiye’nin en popüler siyasi lideri ve iktidarı en üst noktada birleştiren anayasal bir sistemin başında bulunuyor.

Ülgen, “Bu yakın gelecekte değişmeyecek” dedi, “Ancak, sonucun gösterdiği şey, muhalefetin ortaya koyduğu mücadelenin şimdi daha etkili olduğu ve 2023’te yapılması planlanan bir sonraki başkanlık seçiminin belki de daha açık olacağı yönünde.”

TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?

Son yıllarda Türk siyasetine hakim olan böylesine yoğun bir seçim takvimi nedeniyle AKP’nin bölücü söyleminin panzehri Türkiye’nin seçkin seçim topluluklarının bazılarını bir araya getirmeyi başaran bir koalisyon oldu.

Bu koalisyon, Kürt yanlısı Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından desteklenen laik ana muhalefet CHP’den ve laik milliyetçi İyi Partiden oluşuyor. (DIŞ HABERLER)

ÖNCEKİ HABER

14 yaşındaki çocuk LGS sonucu yüzünden intihar etti

SONRAKİ HABER

Yurt dışından getirilen cep telefonu için harç tutarı 1500 liraya yükseltildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa