22 Haziran 2019 15:03

İHD Kadın Komisyonu: Halfeti'de kadınlara cinsel işkence uygulandı

İHD Merkezi Kadın Komisyonuı Halfeti’de yaşanan işkence iddialarını araştırarak kamuoyuna açıklama yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Urfa Halfeti’de işkence iddiaları sonrasında Urfa’ya giderek tutuklu bulunan iki kadın ve 16 yaşındaki kız çocuğu ile görüşme gerçekleştiren İHD Merkezi Kadın Komisyonu, gözaltında kadınlara yönelik işkence ve cinsel işkence uygulandığını ve işkencenin belgelendiğini açıkladı. Komisyon görüşmelerinde kadınların gözaltında yaşadıkları cinsel işkenceye ilişkin anlattıkları ise korkunç boyutlarda. G.A. “Defalarca işkence seansına çıkarıldım. Pijamamın altından kablo geçirmek suretiyle göğsümden ve cinsel organımdan elektrik verdiler” dedi. T.A. ise polisin “4 çocuğun var, 5’incisi de benden olsun ister misin” diyerek cinsel tacizde bulunduğunu anlattı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Kadın Komisyonu, Halfeti’de 18 Mayıs’ta 2 kişinin yaşamını yitirdiği ve 51 kişinin gözaltına alındığı olayda gözaltında işkence iddialarına ilişkin Urfa’ya giderek görüşmeler gerçekleştirdi. İHD Genel Merkezinde gözaltına alınıp tutuklanan iki kadın ve gözaltından serbest bırakılan 16 yaşındaki kız çocuğu ile yaptıkları görüşme sonuçlarını paylaşan Genel Merkez yöneticisi Nuray Çevirmen, yaşanan olayda Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nin tüm hükümlerinin ihlal edildiğini belirtti. Çevirmen, “Devlet görevlileri, sözleşmeye tamamen aykırı bir biçimde, kadına yönelik şiddet ve cinsel şiddet yönelimlerini açıkça uygulamışlardır” dedi.

‘CİNSEL İŞKENCE BELGELENDİ’

Halfeti’de uygulanan işkence yöntemleri ve işkencenin belgelenmesi konusunda İstanbul Protokolü çerçevesinde incelemeler yaptıklarını kaydeden Çevirmen, 18 Mayıs 2019 tarihinde Halfeti’de meydana gelen olay sonrasında gözaltına alınan kadınlara, gerek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kendi iç hukuku, gerekse uymayı taahhüt ettiği Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi ve BM belgesi olan İstanbul Protokolü’ne aykırı biçimde işkence ve cinsel işkence uygulandığını ve uygulanan işkencenin belgelendiğini ifade etti.

‘DOKTOR OĞLUMA PANSUMAN YAPARKEN POLİSLER VURUYORDU’

İstanbul Protokolü’nün özellikle gözaltı uygulamaları sonrasında işkence mağdurunun getirildiği sağlık kurullarında hekimlerin sorumluluğunu düzenlediğini belirten Çevirmen, gözaltından getirilen kişileri, ‘hasta’ kabul etme, sağlık durumlarını belgeleme ve özgür bir ortamda işkence şikayetlerini dinleme konusunda sorumlu olduğunu hatırlattı. Çevirmen, görüştükleri tüm kadınların hastaneye götürüldüklerinde, doktorun yanına polisin girdiğine ilişkin beyanlarını olduğunu belirtti. Çevirmen, görüştükleri kadınlardan G.A.’nın “Bizi doktorun yanına toplu aldılar. Doktor oğluma pansuman yaparken polis hala oğluma vurmaya devam ediyordu” beyanı ile F.A’nın ise nezarette iken bir hekimin yanlarına geldiğini ve kendilerine “Bir şeyiniz var mı?” sorusunu polislerin ortasında yaptığına ilişkin sözlerini paylaştı.

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin de gerek İstanbul Sözleşmesi gerekse İstanbul Protokolü’nün ihlal edildiğini vurgulayarak, “İlgili olduğumuz insan hakları kurumlarına ve Avrupa Konseyi’ne bildireceğiz. Çünkü Türkiye Avrupa Konseyi’ne karşı sorumlu” dedi.

‘DEFALARCA İŞKENCE SEANSINA ÇIKARILDIM’

Urfa T Tipi cezaevinde yapılan görüşmede 50 yaşında ve 4 çocuk annesi G.A. yaşadıkları olayı şu şekilde anlattı:
“Gece 02.00 sularında çatışma seslerini duydum. Bir süre sonra kapımız çalındı ve çok sayıda polis içeri girdi. Çocuklarımızda dahil hepimizin gözlerini ve ellerini bağlayarak dövmeye başladılar. Bana tecavüz tehdidinde bulundular. Terörle Mücadele Şubesine götürüldükten sonra 11 gün burada kaldık. Gözlerimi bağladılar, başıma çuval geçirdiler. Çoğunlukla ellerim arkadan kelepçeliydi. Defalarca işkence seansına çıkarıldım. Pijamamın altından kablo geçirmek suretiyle göğsümden ve cinsel organımdan elektrik verdiler. Elektriğin şiddetiyle bayılınca o kabloları çıkarıp bu kez kollarımdan ve bacaklarımdan elektrik vermeye başladılar.”

‘16 YAŞINDAKİ KIZIMIN BAŞINA SİLAH DAYADILAR’

Görüşme gerçekleştirdikleri 39 yaşında ve 4 çocuklu T.A ise görümcesinin evinde olduğunu sırada polislerin eve geldiğini, kocasının kafasını duvarlara vurarak kafasını yardığı ve 16 yaşındaki kızının başına silah dayayarak tehdit ettiklerini anlattı. T.A.’nın Terörle Mücadele Şubesine götürüldükten sonra yaşadıklarına ilişkin beyanı ise şöyle: “Bir kadın polis, gözlerim bağlı bir şekilde nezarethaneden aldı ve iki erkek polisin oturduğu bir odaya götürdü. Erkek polislerden biri, elini saçıma dolayarak beni odanın bir ucundan bir ucuna gezdirdi. Bu arada ‘Sen temiz değilsin, senin kesin dostun vardır. 4 çocuğun var, 5’incisi de benden olsun ister misin’ diyerek cinsel tacizde bulundu.”

16 YAŞINDAKİ F.A: GECELERİ UYUYAMIYORUZ

16 yaşındaki F.A.’nın anlatımı ise şöyle:
“Biz halamın evindeyken polisler eve baskın yaptılar. Babamı çok dövdüler. Başı kanlar içindeyken kafasını ezmeye çalışıyorlardı. Benim sırtıma silah dayayarak ‘konuş’ diye tehdit ettiler. İki erkek kardeşimle beraber bizi çocuk şubeye götürdüler. 4 gün çocuk şubede kaldık, daha sonra bizi bıraktılar. Ama biz hala çok korkuyoruz, geceleri uyuyamıyoruz.” (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Genç sanatçılar Soma’yı unutmadı: Bir gökyüzü düşün

SONRAKİ HABER

Filipinler'de cinsel tacizi cezalandıran yasa yürürlüğe girdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa