14 Haziran 2019 04:13

Bizim birbirimize ihtiyacımız var

Bir yemekhane işçisi çalışma koşullarını anlattı.

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Paylaş

Bir yemekhane işçisi

Bir firmada yemekhane işçisi olarak çalışıyorum. Ana firma ise koca bir fabrika. 3 vardiyalı olarak çalışıyorum. Her sabah işe giderken ayaklarım geri geri gidiyor. Gitmek istemiyorum. Çünkü fabrikadan içeri girer girmez bütün enerjim gidiyor.

Çalıştığım kısımda çalışma arkadaşlarımla iletişim kurmak çok sıkıntılı. Kimsenin birbirine güveni yok. Bunu çalıştıkça hissedip görebiliyorsunuz. Birçok sorunu yan yanayken konuşup rahatça tartışabilirken, değiştirelim dediğinizde kimse yanınızda olmuyor. Şimdi biraz çalıştığım koşullardan bahsedeyim. Çalıştığım ana firma sendikal olarak örgütlü bir yer. Birkaç aydır işçiler yemek yedikten sonra kendi tepsilerini kaldırmıyor. Hem de hiçbir vardiyada... Daha iyi, kaliteli, sağlıklı ve çeşitli yemek yemek istedikleri için böyle bir eylem yapıyorlarmış. Şimdi bir vardiyada 300’e yakın işçi var ve hepsinin tepsisini tek tek biz topluyoruz. Dört duvar arasındaki yemekhanede dört dönüyoruz. Dakikada 10'dan fazla tepsi topluyoruz. Hatta daha fazla bile olabilir. Çünkü yemek yiyecek ikinci grubun gelip yemek yiyebilmesi lazım. Sadece bu da değil. Masayı topla, su koy, diğer eksiklikleri koy...

Fabrikanın örgütlü olduğu sendika, yemek firması ve fabrika anlaşamadığı için işçiler tepsi toplamıyor.

Ben işçileri suçlamıyorum, suçlamıyoruz. Elbette haklarını savunmak onların yaptığı en doğal şey. Daha iyi koşullarda çalışmak, çalışabilmek için daha iyi yemek yiyebilmek, iş kazası olmadan, işten atılma korkusu duymadan çalışmayı tüm işçiler ister. Ancak bu durum bizi daha çok zorluyor ve yoruyor. Bence başka bir yol denenebilir, isteklerini yaptırabilirler.

Çok hareketli çalıştığımız ve hep koşturduğumuz için vücudunda ağrılar olan, ödem oluşan bir sürü arkadaşım var. Ağrılardan ve yorgunluktan uyuyamıyoruz. Öyle akşamlar oluyor ki sadece sırt üstü yatmam gerekiyor. Belki dışarıdan yemekhane işçiliği kolay görünebilir. Gerçekten öyle değil ve çalışmayan anlamıyor. Biz artık çok yorulduk. Orada çalışan işçiler bizim kardeşimiz, ablamız, abimiz, oğlumuz, kızımız... Üstümüze daha çok yük yüklemeye lüksümüz yok. Hepimiz akşam eve giderken, çalışırken aynı sorunları yaşıyoruz. Bizim birbirimize ihtiyacımız var. Çünkü biz işçiyiz ve aynı taraftayız. Bizi biz anlarız. 

Bizi yoran, ayrı düşüren, farklı yollara iten yöntemler değil çözüme ulaşacağımız, çalışırken kazasız, ölümsüz, gecelerinde rahat uyuyabildiğimiz günlerimiz biz istersek ve bunun için uğraşırsak olur.

ÖNCEKİ HABER

Eğitim Sen: Eğitim sistemi bu yıl da sınıfta kaldı

SONRAKİ HABER

Sağlık emekçilerinin öncelikli TİS talebi güvenceli çalışma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa