10 Haziran 2019 21:28

Rusya’nın, Çin ile entegrasyondan şüphesi mi var?

“Çin her zamanki ‘modus operandi'siyle hareket ediyor: Hızlı, yerel algılar açısından dikkatsiz ve toptancı. Ruslar buna alışkın değil.”

Fotoğraf: Kremlin

Paylaş

Bruno MAÇAES*
Moscow Times

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Vladimir Putin ile St. Petersburg’daki görüşmesi, iki ülkenin ilişkileri açısından kritik bir anda gerçekleşti.

Son birkaç yıl, dikkate değer bir yakınlaşmayı mümkün kılmıştı, fakat ani değişim potansiyeli gözardı edilemez.

Her şey akış halinde görünüyor. İki ülke daha da mı yakınlaşacak – bir Doğu İttifakı mümkün mü? – yoksa Çin’in yükselişi bu alanda yeni bir direnişle ve aynı zamanda neredeyse her yerde karşılaştığı sorunlarla mı yüz yüze gelecek?

PUTİN’İN MESAJI

Pekin, Rusya’yı yönetmekte olağanüstü başarılı oldu, belki de bu, Çin dış politikasının son yıllardaki en parlak başarısıydı. Fakat yakınlarda Pekin’de yapılan Kemer ve Yol Forumu’nda, (Rusya) Cumhurbaşkanı Putin, Doğu İttifakı’nın üzerine biraz soğuk su döktü.

Bunu çok açıktan yapmadı, fakat ana mesajı Çin’in -rotalarından biri Arktika’dan geçerek Avrupa ve Asya’ya bağlanan- Deniz İpek Yolu’nun Rusya’nın Kuzey Deniz Rotası’na bağlanmak zorunda kalacağıydı.

Kağıt üzerinde, Deniz İpek Yolu, Avrupa’ya Norveç veya Grönland hatta Finlandiya üzerinden ulaşmak üzere tasarlandığı için aslında böyle bir uzantıya ihtiyaç duymayacaktı. Putin bu çıkışıyla şunu demiş oldu: O kadar acele etmeyin.

Bu zaten açık ve doğal bir pozisyon mu? Belki ama Avrupa Birliği’nin aldığı pozisyon bu değil. AB ülkeleri Kemer ve Yol’a toptan katıldılar.

Şartlar öne sürüldüğünde dahi, bu şartlar Çin’in projesine katılmak içindi. AB’nin kendi Avrasya stratejisini geliştirebileceği ve ancak o zaman Çin’le iki stratejinin daha üst seviyede nasıl bağlantılandırılabileceğinin görüşülmesi Avrupai düşünceye uzak gibi duruyor.

Putin’in bu vesileyle AB’nin adım atmaktan korktuğu yere gitmesi, Doğu İttifakı endişesinin abartılı olduğunu gösteriyor.

ÇİN’LE DOSTLUK RUSYA STRATEJİSİNE TERS Mİ?

Rusya’nın kendisini 4 ya da 5 ana küresel oyuncudan biri olarak gördüğü ve kendi egemenliği ve bağımsızlığını şevkle savunacağı gerçeği halen geçerli.

Son iki yıl bu imaja gölge düşürdü. Rusya’nın küresel statüsü için Çin’le dostluk, Batı’yla düşmanlıktan daha büyük bir tehdit olarak ortaya çıkmaya başladı.

Bir anlamda Pekin’in stratejisi çekiciliğini kaybetmeye başlıyor. Kemer ve Yol sadece bir proje olsa da, Rusya’yı buna dahil etmek daha kolaydı. Tartışmalar ve beklentiler vardı ve daha fazlası yoktu.

İki taraf arasındaki görüşmeler düzenli olarak gerçekleştirildiği sürece, sorunsuz ilerliyordu. Fakat şimdi, inisiyatif pratiğe dönüşmeye başladıkça Rusya’yı bir düşüncedir aldı.

Eğer Baykal Gölü’ndeki son olaylar örnek teşkil edebilirse, sürtüşme beklenebilir.

Çin her zamanki ‘modus operandi'siyle hareket ediyor: Hızlı, yerel algılar açısından dikkatsiz ve toptancı. Ruslar buna alışkın değil ve Pekin’in Rusya’yı Kemer ve Yol kulübünün gururlu bir üyesi yapan ünlü memoranduma imza attığı gerçeğini sadece resmi bir mesele olarak yorumlaması özgürlüğünden, hiç şüphesiz ki gücenecek.

İKİ ÖNEMLİ MESELE

İlkesel olarak, birinci mesele: Rusya yeni küresel düzende bağımsız bir kutup olmak istiyor. Ancak, ekonomik güç ve büyüklükteki asimetri göz önünde bulundurulduğunda Çin ile yakın birlik içindeyken bağımsız bir kutup olmak mümkün değil.

Ancak, son bir mesele daha var.

Rusya bağımsız bir kutup olma konusunda kararlı olsa da, aynı zamanda şimdi böyle bir durumunun olmadığının farkında.

Amerika liderliğindeki düzende tek bir kutup var. Bu, iki ülke (Rusya, Çin) arasında ittifakın başlangıcını yaratıyor. Bu geçici bir ittifak olabilir. İki taraf da bunun geçici olabileceğini biliyor. Sınırlı ve iyi tanımlanmış bir amacı olan bir ittifak; İkinci Dünya Savaşından beri varlığını sürdüren Amerikan düzenini devirmek.

ABD’NİN SEÇENEKLERİ

ABD’nin çok az seçeneği var. Moskova ve Pekin’in arasını bozmak umuduyla Rusya’ya ulaşmak; bu Rusya tarafından Amerikan iktidarına karşı iyi kullanılabilir. Mevcut yaptırımları kaldırmak, Kremlin’de ve Rus seçkinler arasında hüküm süren psikolojik eğilimi değiştirmeyecektir: Amerika imha edilmelidir.

Fakat Amerika, Rusya ve Çin’in tehdit olduğunu varsayarak iki ülkeyle aynı anda çatışmaya karar verirse, o zaman, ikisi arasındaki geçici ittifak kaçınılmaz olacaktır. Fakat sonucu belirleyen öz ve strateji değil, taktik ve eylemdir.

Dünya politikasında yaygın olan bu paradoksların birinde, her üç ülkenin de kaçındığı şeyle baş başa kalabiliriz: Rusya ve Çin arasında etkili bir Doğu İttifakı.

* Hudson Enstitüsü’nde kıdemli öğretim üyesi, Pekin’deki Renmin Üniversitesi’nde uzaktan ders veriyor, Portekiz’in eski Avrupa Bakanı ve “Avrasya Şafağı ve Kemer ve Yol” kitabının yazarı.

(Çeviren: Elif Görgü)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Metal işçisi sendikal bürokrasiyi eleştirdi: İşçilerin iradesi yok sayılıyor

SONRAKİ HABER

CHP Milletvekili Ayhan Barut: Geleceğimiz olan çocukların geleceğini karartmayalım

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa