11 Haziran 2019 04:18

Metal işçisi sendikal bürokrasiyi eleştirdi: İşçilerin iradesi yok sayılıyor

Tuzla'da çalışan bir metal işçisi Evrensel'e yazdığı mektubunda fabrikada sendika mücadelesinin koltuk sevdasına dönüşmesini eleştirdi.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Bir Metal İşçisi
Tuzla

Adaletin bittiği ve çıkarların su üstüne çıktığı bir noktadayız. Sadece siyasette ya da bürokraside koltuk sevdası yokmuş meğer. 

Ben metal sektörü üzeri üretim yapan bir fabrikada çalışıyorum. İş yerimizde sendika da var. Büyük uğraşlar sonucu ve büyük kayıplar sonucu bir sendikamız oldu. Atama yolu ile dört temsilcimiz de var artık.

Fakat bu arkadaşların bir şeyden haberi yok. Ne örgütlü olmaktan ne de birlik olmaktan... Dışardan birilerinin yaptırımları ve emrivakileri ile iş yaptıklarını düşünüyorlar. O koltuk için hiçbir çaba sarf etmeyen bu zatlar koltuğu kaybetmemek için türlü oyunlara ve hilelere başvurabiliyorlar. Kendileri için tehdit ürünü olan her şeyi ve herkesi gözden çıkarıyorlar.

Tam da bu noktada iş yerimizde yaşananlardan bahsetmek istiyorum. İşverenin ve ona bağlı olan amir ve ekip liderlerinin işçiler üzerinden kurmuş olduğu baskılara, mobbing ve haksızlıklara karşı çok cesur, gözü kara, işçinin can dostu ve işçi mücadelesi ile yoğrulmuş ve bu tutumları ile işçiyi yanına çeken cevher bir arkadaşımızdan söz etmek istiyorum. 

Baştemsilciliğe adaylığını ilan eden, fikirleriyle cesareti ile rüzgarı tersten estirebilen bir arkadaşımızdı. Sendika temsilcileri işveren ve amirleri ile anlaşıp bu arkadaşımızın üstüne oyun üstüne oynadılar, sonunda tongaya düşürmeyi başardılar. İşçiyi işçiye kırdırıp tereyağından kıl çeker gibi işlerini hallettiler. Bunu fark eden işçiler imza toplayarak yapılan bu haksızlığa dur demek için eylem yaptılar. Temsilcilerin yapması gereken imza toplama işini işçiler, tüm ihtarları ve tutanakları göze alarak yaptı ve üç vardiya organize olup 360 imza toplayıp insan kaynaklarına kendi eliyle verdiler. Temsilcilerimiz ise bu tepkilerimize destek bile vermediler. Bu olan biteni sadece izleyen temsilciler kendilerine bir şey olmaz diye düşünürken işçinin gözünde itibar kaybettiklerini ve kendilerine olan güvenlerinin bittiğini anlayabildiler sonunda. 

İşçilerin iradesini yok sayıp işçilerin ortaya koyduğu tepkileri hiçe sayıp işçiyi işçiye kırdırarak sözüm ona disiplin kurulu toplanıp iki işçi arkadaşımızı işten çıkardılar. 

Özetle kapalı kapılar ardında yapılan antlaşmalar kendi çıkarları doğrultusunda olup işçilerin iradesini hiçe saymaktan başka bir şey değildi. Bu yazımı umutlu bir şeyler yazarak bitirmek isterdim ama umudun ve sendika mücadelesinin bittiği her şeyin koltuk sevdasına dönüştüğü bir noktadayız.

ÖNCEKİ HABER

HDP’li Fatma Kurtulan’dan Binali Yıldırım’a ‘Kürdistan’ tepkisi

SONRAKİ HABER

Gençlerden seçim yorumu: Geleceğim için kaygı duyuyordum, artık umutluyum

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa