10 Haziran 2019 16:46

Iğdır’da verem iddiası GGM sorununu yeniden gündeme getirdi

Iğdır’daki Geri Gönderme Merkezine bağlı kamplarda mülteciler eylem yaptı. Valilik geri gönderme işlemlerini hızlandırdı.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

İnanç YILDIZ
Diyarbakır

Iğdır’da bulunan Geri Gönderme Merkezine (GGM) bağlı kamplarda verem salgını iddiasından sonra mültecilerin geri gönderilmek istenmesi nedeniyle mülteciler eylem yaptı. Ancak valilik geri gönderme işlemlerini hızlandırdı. GGM’lere dair Evrensel’e konuşan Av. Abdulhanim Yılmaz, mültecilerin GGM’lerde çok ciddi hak ihlaline maruz kaldığını ve ciddi hastalıklara yakalandığını belirterek, hukukun uygulanması için kampların denetlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Iğdır’da İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi’ne bağlı Geri Gönderme Merkezi’nde yüzlerce mültecinin kaldığı kampta verem salgını şüphesi tedirgin etmeye devam ediyor. Olayın ortaya çıkmasından sonra karantinaya alınan kampta 861 mülteci ve tüm personel taramadan geçirildi. 2 mülteciye verem teşhisi konurken, 45 mülteci için hastalık şüphesi tanısı kondu.

MÜLTECİLER EYLEM YAPTI

Dün gece Afganistan ve Pakistanlıların yoğunlukta kaldığı kampta mülteciler, ülkelerine geri gönderileceklerini duyduktan sonra eylem yaptı. Müdahale için çok sayıda asker ve polis gönderildi. Geç saatlere kadar süren olaylarda, Iğdır Valisi Enver Ünlü’nün kampa gelmesi üzerine olayların durduğu öğrenildi. Kamp koşullarının düzeltilmesini isteyen mülteciler, ülkelerine geri dönmek istemiyor.

BURADA ÖLMEK İSTEMİYORLAR

Yaşananları takip eden gazeteci Fırat Yeşilçınar, Evrensel’e bilgi vererek, verem iddialarından sonra çevre köylerde tedirginliğin başladığını ve tepki gösterildiğini söyledi. Yeşilçınar, mültecilerin kampta ölmek istemediklerini dile getirdi.

VALİLİK GERİ GÖNDERME KARARINI HIZLANDIRDI

Iğdır valiliği yetkilileri ile görüşen Gazeteci İrfan Uçar ise “2 göçmende verem, 37 göçmende verem şüphesi var. Kampta karantina sürüyor. 9 günlük bayram tatilinin ardından işlemler hızlandırılıyor, sınır dışı kararı hızla uygulanacak. Sağlık taraması sürüyor. Kampın kapatılması söz konusu değil. Kampta 857 göçmenin röntgeni çekildi. 575’inin sonuçları incelendi. 2’sine kesin tüberküloz teşhisi konuldu. 37’sinin durumu şüpheli olarak belirlendi. Şüphelilere ve tüm personele yarından itibaren cilt ve balgam testi uygulanacak” bilgilerini verdi.

“BÜYÜK HAK İHLALLERİNE MARUZ KALIYORLAR”

Daha önce de hak ihlalleri ile gündeme gelen Geri Gönderme Merkezlerini Avukat  Abdulhanim Yılmaz’a sorduk. Geri Gönderme Merkezlerinin son 3 yılda AB fonlarının desteğiyle yenilendiğini belirten Yılmaz, bununla birlikte GGM’lerin kamuoyuna, basına, sivil, toplum kuruluşlarına kapalı olmasını eleştirdi. Yılmaz, “Biz avukatlar bile gidip gelmemize rağmen, çok az haber alıyoruz içeriden. İntihar girişimi olanlar, ölenler, ağır hastalananlar, işkenceye maruz kalanlar vs. ölenlerin veya intihar edenlerin, çoğu basına yansımıyor. Mülteci ve yabancı oldukları için şikayet edemiyorlar. Ya da sınır dışı edildikleri için daha sonra hak arama imkanı çoğu zaman olmuyor. Bundan dolayı aslında çok büyük hak ihlallerine maruz kalıyorlar. Ama bunu gerekli mercilere çoğunlukla iletemiyorlar” ifadelerini kullandı.

‘ÇEŞİTLİ HASTALIKLARA MARUZ KALABİLİYORLAR’

Kendisinin takip ettiği dosyalarda AYM ve AİHM’ye şikayetler yaptığını belirten Yılmaz, “Geri gönderme merkezlerinde, insanların aslında çoğunlukla bulaşıcı hastalıklara maruz kaldıklarını doktorlar hastaneye sevk etmesi gerekirken sevk edilmemeleri, çok küçük yerlerde kalabalık şekilde kaldıkları görülüyor. Mesela 4 kişilik odada 8-10 kişi kalıyor. Açık havaya çıkarılmadıkları, bulaşıcı hastalık kaptıkları, insan onuruna yaraşır muamelenin uygulanmadığına dair mahkeme kararları var. Ama şöyle bir durum da var: Göç İdaresi veya Geri Gönderme Merkezleri, 100 kişilik kapasitesi olan yere 200 kişi geldiği zaman ben onu almam diyemiyor. Başka yere gönderme şansı da çoğunlukla yok, öyle olunca da karakol nezarethanelerde de Geri Gönderme Merkezlerinde de çok aşırı kalabalık, istiflenmiş şekilde insanlar kalıyorlar. Bunlar havalandırma yetersiz olunca, açık havaya çıkamayınca, aralarında bir tanesinin hasta olmasının diğerlerine bulaştırma sebebiyle, çeşitli hastalıklara maruz kalabiliyorlar. Buradaki temel sorunlardan birisi, sorunlu her yabancı için doğrudan idari gözetime alınarak geri gönderme merkezine kapatılması. Bunun yerine, kişinin ailevi, durumu, sağlığı, yaşı, hukuk, durumu vs. dikkate alınarak alternatif tedbirler uygulanması gerekiyor. Iğdır’daki verem hadisesi belki kamuoyuna yansıdı. Verem hastalığına ağırlığından kaynaklı ama özelikle uyuz gibi, cilt hastalıkları ya da verem gibi solumaya bağlı hastalıklar çok yaygın bunun sebebi de geri gönderme merkezlerinin kalabalık olması, ya da temizlik ve havalandırma gibi fiziksel koşulların kötü olmasından kaynaklanıyor” dedi.

‘KANUN UYGULANMIYOR, DENETLENMELİ’

Şartların düzeltilmesi konusunda neler yapılması konusunda ise Yılmaz, şunları dile getirdi: “Sivil toplum kuruluşlarının, meclisin, diğer idari kurumların denetimine ihtiyaç var. Geri Gönderme Merkezleri, yüksek güvenlikli cezaevlerine benziyor. Giriş çıkışlar, avukat görüşmeleri, her şey kameralar altında, cep telefonuyla giriş yapılamıyor. Merkezlerin içi özel güvenlik ve dışı ise jandarmayla korunuyor. Yani bu insanlar suçlu değiller, suçlu gibi muamele görüyorlar. İnsani koşullarını dikkate almak gerekiyor. Fakat dediğim gibi onlara suçlu muamelesi yapıldığı için çok fazla hak ihlallerine maruz kalıyorlar. Sivil toplum kuruluşlarının, meclisin, valilik ve diğer idari kurumların denetlemesi lazım. Denetleme derken göstermelik değil ciddi anlamda denetlenmeli. Göç idaresinin bir iletişim ve halkla ilişkiler sorunu da olduğu açık. Bazı geri gönderme merkezlerinde kanuna uymamayı marifet sayan bir anlayış var, bu da hak ihlallerini daha da artırıyor.”

ÖNCEKİ HABER

İtalya’da gaz patlaması: Belediye başkanı ve 8 kişi yaralandı

SONRAKİ HABER

Limon fiyatlarına depoda çürüme etkisi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa