10 Haziran 2019 15:28

ABD’de iktisatçıların çoğu 2020 seçimlerine doğru resesyon beklentisinde

ABD ekonomisi, 2007'den bu yana en ciddi riskleri yaşadığı döneme adım atarken 2020 seçimlerine resesyon gölgesinde gidilmesi bekleniyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Erik SHERMAN
Fortune.com

Ekonomi ne durumda? ABD merkezli İşletme Ekonomisi Ulusal Birliği’ne (National Association of Business Economics) göre, beklenenden iyi, umulandan kötü.

Birliğin 53 ekonomik tahmin uzmanıyla yaptığı çalışmanın sonucunda varılan ortak görüş, 2018’de yüzde 2,8 olan yıllık büyümenin 2019 yılında yüzde 2,6’ya gerileyeceği, 2020’de ise yüzde 2,1 bandına kadar düşeceği yönünde. Bu yıllık gidişat şimdilik iyi görünse de uzmanların çoğunluğu bir sonraki başkan koltuğu devralana kadar resesyonun gerçekleşmesini bekliyor.

Kişisel harcamalar hâlâ önemli bir yer tutuyor. “Tüketiciler ABD ekonomisinin lokomotifi olmaya devam ediyor” diyor Ulusal Perakende Federasyonu (National Retail Federation) baş iktisatçısı ve raporun yazarlarından Jack Kleinhanz. “Gerçek kişilerin yaptığı harcamalar 2019 yılında sene bazında yüzde 2,4 arttı. Bu oran 2018 yılında yüzde 2,6 idi.”

İstihdam artışı da giderek yükseliyor. Aylık ortalama artışın 2019 yılında 184 bin, 2020 yılında ise 139 bin olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

SEÇİM DÖNEMİNDE RESESYON İHTİMALİ YÜKSEK

Fakat tablo tümüyle iyi görünmüyor. “Konut yatırımları bakımından gayrimenkul piyasasında ciddi dalgalanmalar var” diyor Kleinhenz “Tüketim denkleminin bu önemli parçası” ile ilgili olarak. Çalışmayı yürüten grup, konut yatırımların 2020 yılında 2019’a kıyasla yüzde 1,3 azalması bekleniyor. Özellikle konut stokunun belli bir kısmında yükselen fiyatlar, piyasanın kaldırabileceği düzeyin üzerine çıkmış durumda.

Ekibin yarısından fazlasının “En büyük risk faktörü ticaret politikaları ve artan korumacılık” şeklinde görüş bildirdiğini iletiyor Kleinhenz. Bu çetrefilli durum, önümüzdeki yılın sonlarına doğru ekonomik büyümenin dibe vurma riskinin asıl kaynaklarından birisi. Şu anda, ekiptekilerin yalnızca yüzde 15’i 2019 yılın için resesyon beklentisi içinde. 2020’nin sonu söz konusu olduğunda ise, bu oran yüzde 60’a yükseliyor. Kasım seçimlerini içeren son çeyrekte resesyon yaşanma ihtimali gayet yüksek görünüyor.

ULUSLARARASI BELİRSİZLİK ARTACAK

Ekip, mart ayında görüştüğünde, yalnızca yüzde 35’i resesyon beklentisi içindeydi. Yeni sonuçlar da yükselen ticaret savaşlarının tüm boyutlarını göz önünde bulunduramadı. “Şimdiki çalışma 6-14 Mayıs 2019 tarihleri arasında yapıldığından, çalışmaya katılan uzamanlar Başkan Trump’ın Meksika üzerindeki gümrük vergilerinin yüzde 5’ten yüzde 25’e çıkarılması önerisini hesaba katamadılar” diyor Nevada Las Vegas Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi Müdürü Stephen Miller.

“Bu gelişme uluslararası piyasalardaki belirsizliği ciddi oranda artıracak, bugün açıkladığımız büyüme beklentilerinin azalmasına ve resesyon beklentisinin artmasına neden olacak.”

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, Cerity Partners baş danışmanı Benjamin Pace, CEO’lar ile CFO’ların “son yıllarda kazandıkları birikmiş karlarını harcamakta tereddüt edeceklerini” belirtiyor. “Bu tereddüt ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir, ABD’li tüketicinin bugünkü güçlü konumu nedeniyle daha geç olması beklenen resesyonu erkene çekebilir.” Diğer bir deyişle, harcama çılgınlığının son anlarının tadını çıkarın.

(Çeviren: Olgun Dursun)


ABD EKONOMİSİ: 2007'DEN BU YANA EN YÜKSEK RİSK

Angela Göpfert
boerse.ard.de

ABD’nin dünyanın geri kalanıyla ticari çatışması, bankalarda ve üniversitelerde endişe yaratıyor. Korkuları, küresel ticaret çatışmasının dünyanın en büyük ekonomisinde bir resesyonu tetikleyebilmesi ve ABD ekonomisi tarihindeki en uzun ikinci ‘patlama’ dönemine son verebilecek olması.

DOMİNO TAŞLARI GİBİ

ABD Merrill Lynch Bankası’ndan ekonomist Michelle Meyer, domino taşlarının birbiri ardına nasıl devrilebileceğini şöyle açıklıyor: “Gümrük tarifeleri işverenlerin maliyet masraflarını önemli ölçüde arttırdı. Tedarik zincirindeki aksamalar ve sermaye şefleri gibi tüketicilerin güveninin azalması bunun bir sonucu. Buna bağlı olarak şirketler harcamalarını büyük ölçüde azaltacaktır. Ardından da resimli bir kitaptan çıkmışçasına resesyon egemen olacaktır.”

Donald Trump, ekonomik politika anlayışı ile sonunda kendi kalesine gol mü atacak? İlk erken uyarı sinyalleri aslında bu yöne işaret ediyor. Uzmanların odak noktasında Amerikan devlet tahvilleri piyasası bulunuyor. Normal olarak, uzun vadeli faiz getiren menkul kıymetler, kısa vadeli tahvillerden daha yüksek kar sağlar. Ne de olsa, kendilerini daha uzun süre bağlayan yatırımcılar daha büyük riskler alıyor. Bu artan verim eğrisinde kendisini gösterir.

Ancak, kısa vadeli faizler uzun vadeli faizlerin üstüne çıkarsa, bu kötü bir gelişmedir. Verim eğrisi negatif veya ters ise resesyonun habercisi olarak kabul edilir. Tahvil piyasası, ekonomideki kötü durumun barometresi olduğunu kanıtladı: San Francisco Fed tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ABD 1955’ten bu yana dokuz resesyon yaşadı ve her seferinde, önceden bir ters verim eğrisi gözlendi.

2007’DEN BU YANA EN YÜKSEK RİSK

Mevcut durum açısından bu şu anlama gelir: evet, ekonomide bir yavaşlama beklememiz gerekiyor. Hayır, resesyon yakın değil. ABD tahvilleri üzerindeki iki ve on yıllık verim arasındaki fark, son zamanlarda 0.33 puanlık bir düşüşle 2007’den bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Dünyanın en büyük ekonomisi için konjunktürel dezavantaj riski son finansal ve ekonomik krizin patlaması öncesinden daha büyük.

HENÜZ PANİĞE GEREK YOK

Ancak, ABD Federal Rezervinin şu an içinde bulunduğu durumda verim artışındaki eskisine göre az artış oldukça normal bir şey. Faiz oranları, kısa vadede faizlerin artmasına neden oluyor. “Wellenreiter-Invest” pazar uzmanı Robert Rethfeld,  iki ila on yıllık tahviller arasındaki verim farkı sıfıra veya altına düştüğünde, kaygılanmaya gerek duyulabileceğini vurguluyor.Ekonomistler 2020 yılında bir düşüş bekliyor.  Ancak ertelenmiş olan yok sayılamaz. Önde gelen ABD ekonomistlerinin Wall Street Journal araştırmasına göre, ABD’nin en geç 2020 yılında resesyona girmesi bekleniyor. Uzmanlar tarafından gösterilen asıl neden ABD’deki yükselen faiz oranları. Bir ticari çatışmanın ve hatta ticari savaşın olumsuz etkileri ekonomistlerin tahminlerinde pek dikkate alınmamış durumda. Olumsuz bir sürpriz mümkün görünmekte.

CUMHURİYETÇİ BAŞKANLARIN KADERİ Mİ?

Gerçek şu ki, resesyon, hiçbir Cumhuriyetçi ABD Başkanının II. Dünya Savaşı’ndan bu yana kaçamadığı bir kader. Ancak öncekilerden farklı olarak,  resesyonla mali önlemlerle mücadele etmek Trump’a oldukça zor gelecek. Bugün bile - ABD ekonomisi genişlemeye devam ettiği bu dönemde - Trump her alanda işverenlere yönelik vergi indirimi politikasıyla hareket ediyor. İşsizlik oranı düşmekle birlikte, 70 yılda ilk kez bütçe açığı artmakta. Başka bir deyişle, Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekten bir veya iki yıl içinde resesyon gerçekleşirse, Trump ekonomiyi canlandırmak için para bulamayacak. Bu şartlar altında yaşanacak bir resesyon özellikle zor günlere neden olacaktır.

(Çeviren: Semra Çelik)

ÖNCEKİ HABER

Ekoloji Birliği uyardı: Orman yangınlarına göz yummayacağız

SONRAKİ HABER

Türkiye'de evlerin yarısına diş macunu girmiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa