Tarım işçilerinin sorunları çözülmüyor: Memlekette işsiz gurbette köle

Volkan Pekal ve Adnan Karataş, tarım işçilerinin sorunlarını, taleplerini ve çalışırken neler yaşadıklarını karpuz yükleme işi yapan tarım işçileriyle konuştu.

10 Haziran 2019 00:30
Son Güncellenme Tarihi: 10 Haziran 2019 15:07
Paylaş

Volkan PEKAL
Adnan KARATAŞ
Adana

Memleketlerinde iş bulamadıkları için kilometrelerce ötedeki şehirlere giden tarım işçileri, gittikleri illerde de uzun saatler boyunca düşük ücrete çalıştırılıyor. Urfa’dan Adana’ya karpuz toplamak için gelen işçilerin günlük masrafları çıkarıldığında, ellerinde 50-60 lira kalıyor. Çadırlarda susuz, elektriksiz bir şekilde yaşayan işçiler para biriktirerek memlekete dönmek için tüm bu zorluklara katlanıyor.

Adana’da şehirden herhangi bir yöne yarım saat yolculuk yaptıktan sonra beton binalar yerini geniş tarım arazilerine, onların etrafında kurulmuş köylere ve tarım işçilerinin barınmaya çalıştığı çadırlara bırakır. Güneyde Tuzla’ya doğru iki yanımıza geniş toprakları alarak yaptığımız yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra tarlada çalışan tarım işçileri ile karşılaşmamız uzun zaman almıyor. Karataş ilçesine bağlı Tuzla’da karpuz yükleyen tarım işçileri yılın 6-7 ayını il il gezip çalışarak geçiriyor. Bu yolculuğa çocuklarını, çadırlarını, mutfak eşyaları ve yataklarını alarak çıkan tarım işçileri temel harcamalara gelen zamlar karşısında günlük ücretlerinin sadece 5-10 lira arttığını belirterek güneş altında aylarca çalıştıktan sonra evlerine geçinecekleri bir para ile dönmek istiyor.

"MEMLEKETE DÖNÜNCE YİNE İŞSİZLER"

İşçiler günlük 60 lira yevmiye alıyor. Ancak yükleme işi daha ağır olduğu için günlük yevmiye artıyor. Yükleme işinde ücret kabala, yani parça başına göre belirleniyor. Bir kamyon 300 liraya yükleniyor. 300 lira kamyonu yükleyen 10 işçiye dağıtılıyor. İşçiler daha fazla kazanmak için daha hızlı yükleme yapmak zorunda. İşçiler günde 110 ila 120 lira arasında aldıklarını söylüyor ancak her gün yükleme olmuyor.

Elci Hasan Urfa’dan gelen işçilerin ücretlerinin çok düşük olduğunu söylüyor. Hasan, “Yükleme için gelen işçiler 40-50 kişi 100 metrekare yerde kalıyor. Bir işçi günlük en az 15 lira yemeğe, 10 lira sigaraya, 10 lira kira veriyor, 10 lira da bir şekilde gidiyor. Geriye günlük 50-60 lira kalıyor. 5-6 ay çalıştıktan sonra memlekete dönüyorlar, yine işsizlik. 30 liraya 50 liraya yevmiye ile iş bulurlarsa çalışıyorlar” diyor.

"ORADA TOPRAĞIMIZ, İŞİMİZ OLSAYDI BURADA NE İŞİMİZ VARDI?"

Veysel Arslan 8 senedir karpuz yükleme işi yapıyor. Urfa’dan geldiğini ifade eden Arslan, kendilerine verilen ücretin yetersiz olduğunu söylüyor. Arslan, “Her şeye zam gelmiş, bir bizim işe zam gelmiyor. Mecburuz çalışmaya ama gelmiyor. Bu işe yoksulluktan başladım. Ben fırıncıydım, iş bulamadım geldim. Memlekette iş yok. Olsa da yevmiyesi yok. Yaşım 14’tü bu ile başladım. Orada bir iş olsaydı toprağımız olsaydı burada ne işimiz vardı. Biraz zam istiyoruz” diyor.

"İŞÇİLER OLMASA MAL TELEF OLUR"

Mustafa Maral da yıllardır tarım işçiliği yapıyor. Ücretlerinin geçen seneye göre çok yetersiz olduğunu ifade eden Maral, “İşçilere değer yok. Ne sigortası ne yemeği ne barınması var. Devletin bu konulara el atması lazım. Herkesin kendisine göre bir düzeni var, ailesi var, geçinme sorunu olduğu için insanlar buraya geliyor. Düzgün bir ücret olsun. Bir yemek yiyorsun 15 lira. Devlet insanlara iş imkanı sağlaması lazım. Sigorta yapılması lazım” dedi. 32 yaşındaki Maral, “Bu işi 5 yıl daha kadar anca yaparız. Belli bir zamandan sonra vücut bu işi kaldırmaz. Bir güvencemiz yok. Sonra bir köşeye çekilip oturacağız. Sabah 4’te kalkıp yola çıkıyoruz. O yüzden doğru düzgün bir kahvaltı bile yapmıyoruz. Bu işçiler olmasa bu mal burada telef olur. İşçilerin de kıymetini bilmesi lazım devletin” dedi.

KAMYON KASASINDAN KURTULDULAR

2005 yılında başta EMEP, DEHAP, ZMO olmak üzere çeşitli siyasi parti, sendika ve meslek odalarının desteğiyle tarım işçileri sorunlarının ve çözüm yollarının tartışıldığı bir kurultay düzenlemişti. O süreçte toplanan imzalar ve yaratılan kamuoyu sonucunda tarım işçilerinin kamyon kasalarında taşınmasına son verilmişti.

"İŞÇİLER BİRLEŞİRSE BAŞKA ŞEYLERİ DE YAPABİLİR"

Bugün tarım işçileri minibüslerle taşınıyor ancak kurultayda çözüm aranan diğer sorunlar devam ediyor. O yıllarda işe yeni başlamış bir tarım işçisi olan Maral, o günlerden aklında kalanlarla ilgili şunları söylüyor: “O senelerde işe kamyonlarla götürülüyorduk. İnsan muamelesi görmüyorduk. Sendikalar imza topladı. Biz de topladık. İmza toplandıktan sonra işçilere daha kıymet bindi. İşçiler birleştikten sonra başka şeyleri de yapabilir. Mesela barınma olur. Sağlık güvencesi olur, sigortası yapılır.”

"NEREYE KADAR GİDERSE ÇALIŞACAĞIM"

Tarım işçilerinin yaptıkları iş, İş Kanunu kapsamında olmadığı için sigortasız çalıştırılmalarının önünde yasal engel yok. Emekli olamayan tarım işçilerinin hiçbir güvencesi yok. Çavuşlu köyündeki çadırlarda konuştuğumuz Ali Toprak, ilerleyen yaşına rağmen hâlâ tarım işçiliği yapıyor. “Elim işe geldiğinden beri çalışıyorum” diyen Toprak, “10, 11 yaşında başladım, oldum olmadım bu yaşıma kadar çalıştım. Nereye kadar giderse çalışacağım. Bir primimiz yok ki emekli olalım. Tarlada çalışınca ne sigorta olur ne başka bir şey” dedi.

"BİR YEVMİYEYE BİR KİLO UN ALAMIYORUZ"

Sigorta olmayınca Toprak’ın tek güvencesi çalışan çocukları oluyor. Geçen sene 55 lira olan yevmiyelerin bu sene 60-65 lira olduğunu söyleyen Toprak, “9 kişiyiz. 7 kişi çalışıyoruz. Her şey pahalı. Bir yevmiyeye bir torba (25 kg) un alamıyorsun. Tarla yok, iş yok. Mecbur geliyoruz. Burası bitince Ankara Polatlı ya da Amasya’ya soğana, patatese gidiyoruz. Eşyayı pikaba yüklüyoruz, yol parası veriyoruz. Bitince memlekete gidiyoruz. Bizim hayatımız daima kara düzen. Ama burada 5-6 ay kalıyoruz” dedi.

"ELCİDEN ELEKTRİK ÇEKİNCE CEZA GELDİ"

Yakıcı güneş altında gün boyu çalışan tarım işçileri barınma sorunuda yaşıyor. Çadırlarda temiz suya ulaşmak ve elektriğin olmaması en önemli sorunlar arasında. Kendileri için konteyner kurulmadığını ifade eden Toprak, “Çadır olduğu için abonelik vermiyorlar. Karanlıktayız. Ne buzdolabı çalışıyor ne televizyon var” dedi. Elektriği olan elciden elektrik çektiği için 3 bin 500 lira ceza ile karşılaşan Toprak, “Elektriği de babasının hayrına vermiyor. Biz hakkımızı seve seve öderiz” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Süleyman Soylu'ya "Akıllı ol" diyen yurttaş hakkında soruşturma

SONRAKİ HABER

23 Haziran seçimi | "Ekonomi 31 Mart’tan sonra daha da kötüye gitti"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa