07 Haziran 2019 03:42

İnci kefalinin göç yolculuğu sürüyor

Bu günlerde dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayabilen ve tek olan balık türü inci kefali, üreyebilmesi için her sene olduğu gibi zorlu ve uzun bir yolculuğa çıktı yine.

Fotoğraf: Erkan Kalkan

Paylaş

Umut YEĞİN

Van’da çekilen Vizontele filminin unutulmaz sahnelerindendir. Cami hocası rolündeki Erkan Can, yaz tatilinde olan bir grup çocuğa Kur'an okumayı öğretiyor. Çocuklar kekeme hocadan ne duysa tekrarlıyor. Gözleri kapalı bir şekilde kendini derse kaptıran hoca gözünü açtığında çocukların karşısında olmadığını görüyor. Pencereden kaçan çocuklar gölde yüzmeye başlamıştır bile. 

Van’da “Karpuz kabuğu suya düştü” dediklerinde başlar gölde yüzme faslı. Çok uzun sürmez. Malûm kısa süren yaz ayları bile serin geçer Van’da. Çocukluğumuzda okulların kapanması demek sabah erkenden uyanıp, “deniz”e girmek demekti bizim için. Tıpkı Vizontele filminde koşarak yüzmeye giden çocuklar gibi. O zamanlar “Van Gölü canavarı” diye bir yaratığın gölde yaşadığı iddia edilirdi. İnanırdık biz de. “Deniz”in maviliğine bakıp gördüğümüz her cismi “canavar”a benzetirdik. Ama yine de o mavi ve serin suda yüzmekten alıkoyamazdı bu yaratık bizi. Suda yaşayan başka canlı var mıdır bilmezdik.

Soframızda haftada en az bir gün onlarca farklı şekilde pişirip yediğimiz tek balık vardı: Erciş balığı... Çok sonradan öğrendik Erciş balığının gerçek adının inci kefali olduğunu ve evimize çok da uzak olmayan bir dere yatağında her sene ilkbaharda adeta kum taneleri kadar birikerek yaşam mücadelesi verdiklerini. “Van gölü canavarı” dedikleri yaratığın ise aslında efsane olduğunu…

"UÇAN BALIKLAR"IN ZORLU YOLCULUĞU

Bu günlerde dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayabilen tek balık türü olan inci kefali, üreyebilmesi için her sene olduğu gibi zorlu ve uzun bir yolculuğa çıktı yine. Boyunun yirmi katına kadar zıplayabilen bu balık, şimdilerde halk tarafından “uçan balıklar” olarak da adlandırılıyor. Artık adına festivaller düzenleniyor, türünün yok olma tehlikesine karşın av yasakları getiriliyor...

SABAHIN ERKEN SAATLERİNDEN BAŞLAYAN YOLCULUK

İnci kefali, en fazla üreme göçü ile gündeme gelen bir balık türü olmakla biliniyor. Kış aylarını gölde geçiren bu balıklar, Nisan ayının ortalarından itibaren suların ısınmaya başlamasıyla göle dökülen akarsu yataklarında toplanmaya başlıyorlar. Buralarda bir süre bekledikten sonra Mayıs ayından itibaren ise sürüler halinde akarsularda ilerlemeye ve yumurtalarını bırakmaya başlıyorlar. İnci Kefali’nin bu zorlu göç yolculuğu Haziran ayı sonuna kadar devam ediyor. İnci kefali bu yolculukta akıntıya karşı, şelaleleri adeta “uçarak” aşıyor. Binlerce balığın vazgeçmeden yumurtasını bırakabilmek için çıktığı zorlu bir yolculuk bu.

İnci kefali, Van Gölü çevresinde yaşayan yoksul halkın hem geçim kaynağı, hem de besin kaynağı. Balıkçılık yapanlar için sabahın erken saatlerinden Van Gölü'nün serin ve göz alıcı maviliğine uzanan bir yolculuk. 

YUMURTA BIRAKMAK İÇİN UYGUN ORTAM BULAMIYORLAR

Tarihi kayıtlarda inci kefali avcılığının bin yılı aşkın bir süredir yapılmakta olduğu ve tuzlanarak çevre şehirlere satıldığı söyleniyor. 19. yüz yılda Fransız ressam Théophile Deyrolle tarafından ise inci kefalinin detaylı bir gravür çalışması yapılıyor ve “Ablette” (Alburnus alburnus) adı veriliyor.[1] Türkçe adında geçen “inci” kelimesinin eski çağlarda pullarının sahte inci yapımında kullanılmış olmasından geldiği söyleniyor.[2] İsminde kefal geçmesi her ne kadar deniz kefali ile akraba oldukları yönünde bir düşünce oluştursa da, aralarında böyle bir ilişki yok. İnci kefali sazangiller familyasından.

Tarih boyunca doğal ve doğal olmayan bir çok düşmanı ile mücadele eden inci kefaline son yıllarda üreme dönemlerinde getirilen av yasağı ile popülasyonunun devamı sağlanmak istense de bu sürecin pek de olumlu ilerlemediği görülüyor. Yapılan araştırmalar aşırı ve kaçak avcılıktan ziyade; asıl sorunun inci kefalinin yumurta bırakmak için uygun ortamı bulamaması olduğunu gösteriyor. Ağaçlık alanların giderek azalması, son yıllarda dere yataklarından inşaatta kullanmak amacıyla kum alınması, dere yataklarına yakın taş ocaklarının kurulması, dereler üzerine yapılan barajlar, iş makineleri ile dere yataklarının derinleştirilmesi türün geleceğini tehlikeye atan en temel etkenler arasında geliyor.

FESTİVAL BÜROKRASİNİN KÜLTÜRÜNÜ YANSITTI

Her yıl Erciş’te Deliçay üzerinde bulunan Balık Bendi’nde inci kefalinin türünün devamını sağlamaya dikkat çekmek için gerçekleştirilen Uluslararası İnci Kefali Göçü Kültür ve Sanat Festivali’nin bu yıl dokuzuncusu gerçekleşti. Festival yine bu sorunları görmekten ziyade, “ilçenin cazibe merkezi” olması ve halkın değil kravatlı, asık suratlı bürokrasinin, iktidarın “kültür”, “sanat” anlayışını yansıttı. Türün korunması için ise kaçak avlanmayı önlemek dışında bir vurgu olmadı. Eğer önlemler alınmazsa Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli yakın tehdit altındaki türler arasına dahil edilmiş olan inci kefalinin yok oluşunu izleyeceğiz.[3]

Çocukken Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında kendisinden bihaber ama birlikte yüzdüğümüz inci kefalinin yaşayabilmek için vazgeçmeden defalarca kez zıplayarak engelleri aşmaya çalıştığını her sene yeniden izleyince umudumuz artıyor. Ve alınmayan önlemleri şimdilerde onlarla aynı sularda yüzen çocukların alacağına inanıyoruz. Yolunuz düşerse Mayıs ayında mutlaka Erciş’te Balık Bendi’ne gidin ve inci kefallerinin azmini izleyin.

[1] Yabalak H (2012). Van Gravürleri (Yüksek Lisans Tezi). YYÜ. SBE. Güzel Sanatlar Eğitimi ABD., Van, 252 s
[2] Akyurt İ, Türkmen M (1996). İnci Üretimi ve İnci Endüstrisi. Doğu Anadolu Bölgesi I. ve II. Su Ürünleri Sempozyumu, Atatürk Üni. Basımevi, Erzurum, s: 250–252.
[3] Paruğ Ş Ş, Elp M, Şen F (2015). Endemik Cypnidae Türü İnci Kefalinin (Alburnus tarichi, GÜLDENSTÄDT, 1814) Kültür Şartları Altında Üretimi. II. Balıklandırma ve Rezervuar Yönetimi Sempozyumu, 22 – 22 Mayıs 2015, Eğirdir, s: 127–128.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Putin: Bütün nükleer sahibi ülkeler müzakarelere davet edilmeli

SONRAKİ HABER

Eğitim Sen İstanbul ve Samsun'da 23 Kasım Ankara mitingine çağrı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa