Adanır’ın ‘anlaşılmaz’ tutukluluğu

Adanır’ın ‘anlaşılmaz’ tutukluluğu

Kamuoyunda 3. yargı paketi olarak bilinen kanunla birlikte, tutuklu gazeteciler için tahliye umudu doğacağı söyleniyordu. Ancak, çok konuşulan 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun, beklentileri karşılamadı. Kimi tahliyeler ols

Eda Yıldırım

'PEKİ NE YAPMIŞIM?'

Adanır, gazeteciliğe 1999 yılında muhabir olarak çalıştığı Özgür Halk Dergisi'yle adım attı. Daha sonra Kürtçe yayınlanan Hawar Gazetesi ve Dergisi'nde Yazı İşleri Müdürlüğü yapan Adanır, tutuklanana kadar Aram Yayınları Yayın Yönetmenliği görevini yürüttü. Adanır hakkında Hawar gazetesindeki haber, yazı ve fotoğraflar, Hawar dergisinde yayınlanan yazılar ve Aram Yayınevi'nden çıkan Demokratik Uygarlık Manifestosu isimli kitap ve gazete bürosuna yapılan polis baskınında el konulan, yazı, fotoğraf ve kitap dosyaları nedeniyle 7 kez "Terör örgütü propagandası yapmak" ve örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılanıyor. İddianameyi hazırlayan savcının el konulan yayınlarda adeta belli kelimeleri taradığını ve iddianameyi bunun üzerinden hazırladığını anlatan Adanır, suçlamalara zorlama dayanaklar oluşturulduğunu şöyle dile getiriyor: "Öyle ki, Kandil Dağı'nın coğrafik olarak tasvir edildiği bir yazı -ki bu yazı Kandil Dağı'nın salt savaşla, çatışmalarla anılmasından duyulan bir rahatsızlığı ifade ediyor-, 'Kandil Dağı'nı övmek suretiyle cazip göstermek' şeklinde yorumlanmış."

'TAHLİYE BEKLİYORDUK'

Yargı paketi yasalaştıktan sonra bir umutla tahliye talebinde bulunduğunu belirten Adanır, kararla birlikte nasıl şok olduklarını ise şöyle anlatıyor: "Çünkü kesinkes tahliye bekliyorduk, haklı olarak. Nasıl beklemeyelim ki! Emsal niteliğindeki davalarda, sayıca daha çok suçlama olmasına rağmen, tahliye kararları çıkmıştı. Ben ise sadece 7 kez "örgüt propagandası yapmak"la suçlanıyorum. Yani matematiksel olarak bakıldığında bile tahliye kesin görünüyordu. Gel gör ki, olmadı." (İstanbul/EVRENSEL)


KATLİAM SANIKLARI DA TAHLİYE EDİLMİŞTİ

''3. Yargı Paketi'' olarak bilinen 6352 sayılı Yasa'yla  Bahçelievler Katliamı'nın sanıkları Bünyamın Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu serbest kalmıştı. 7 kez müebbet cezası alan katliam sanıklarını tahliye eden yasayla, bugüne kadar sadece 12 gazeteci serbest bırakıldı. Hala birçok gazeteci yaptığı düşünce suçlusu olarak  cezaevinde yatıyor. 


'ZORLAMA İDDİANAME'

Konuyla ilgili gazetemize konuşan gazeteci Bedri Adanır'ın avukatı Şivan Cemil Özen, mahkemenin gerekçeli kararında, Adanır'ın 6352 sayılı yasa kapsamına neden alınmadığına ilişkin herhangi bir gerekçe göstermediğini söyledi. Son duruşmada emsal kararları da sunduklarını dile getiren Özen, Adanır'a zincirleme propaganda ve buna bağlı olarak örgüt üyeliğinden ceza istendiğine dikkat çekti. Adanır hakkında toplamda 6 yıl 3 ay hapis cezası istendiğini belirten Özen, "Propaganda istenilen ceza erteleniyor. Yardım ve yataklık kapsamında istenen ceza da üçte bir oranında indiriliyor. Zincirleme propaganda ve örgüt üyeliği iddiasıyla hakkında istenen ceza da yine erteleme kapsamında. 27 Kasımda görülecek duruşmada, Adanır'ın yattığı süre göz önünde bulundurularak tahliye kararı çıkmasını bekliyoruz" dedi. Adanır'ın zorlama bir iddianameyle üç yıldır cezaevinde tutulduğuna dikkat çeken Özen, "Aram Yayınlarından çıkan ve Adanır'a örgüte yardım ve yataklık suçlamasının yönetildiği Demokratik Uygarlık Manifestosu isimli kitap Bursa Cezaevi Savcılığı ve Cumhuriyet Savcuılığı tarafından incelendi ve herhangi bir suç unsuru bulunmadı" dedi. Kitabın Abdullah Öcalan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı savunmanın metni olduğunu ifade eden Özen, "Savcılık tarafından da hakkında herhangi bir suç unsuru bulunmadığı halde bu kitap nasıl suç sayılabiliyor" diye sordu. Özen, esas olarak kitabın dağıtımının engellenmek istediğini ve burada Adanır'ın 'günah keçisi' olarak gösterildiğine işaret etti.

www.evrensel.net