05 Haziran 2019 04:27

Prof. Dr. Kurul: Model, eğitimin sorunlarına karşı kör, sağır, dilsiz

Yeni Ortaöğretim Modeli’ni değerlendiren Prof. Dr. Nejla Kurul, “Ortaöğretim modeli, eğitimin gerçek sorunlarına karşı sağır, kör ve dilsizdir.” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Derya KAYA
Ankara

Eğitim-öğretim yılı önümüzdeki hafta yine birçok sorunla sona erecek. Geçtiğimiz haftalarda eğitim alanında yeni bir değişiklik yapılarak, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında başlaması planlanan yeni ortaöğretim modeli açıklandı. Pek çok kesim tarafından eleştirilen ve tartışılan yeni sistemi Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden KHK ile ihraç edilen Prof. Dr. Nejla Kurul ile konuştuk.

AKP'nin bugüne kadarki eğitim politikalarıyla birlikte değerlendirdiğimizde ne söylüyor bize yeni sistem?

Yeni ortaöğretim modeli, okullardaki gündelik yaşama olası etki gücü bağlamında değerlendirilmeli. Peşinde olduğumuz soru şu olmalı: bu modelin, okullarda eğitim hizmetinin üretimi, okul içi toplumsal ilişkiler, teknoloji ve doğa ile ilişkiler, okullardaki zihinsel tasarımlar bağlamında gündelik yaşamı etkileme gücü nedir? Öncelikle, yeni modelin felsefi kurgusu ve ortaya konulan ortaöğretim programı, yapılan açıklamalara göre kapsamlı bir araştırmaya dayalı değildir. Yeni sistem pragmatizmi eleştiriyor görünse de büyük ölçüde neoliberal ve muhafazakâr eğitim tartışmalarına dayalıdır, yani yeni değildir. 

NEOLİBERAL SÖYLEM VE ORTA SINIF MUHAFAZAKARLARIN ARZULARI

Model, seçmeli İslami derslerde bir artışa karşın çocukları Anadolu liselerinde okuyan liberal, demokrat ve laik kesimleri, rahatsız etmeyecek bir söylemle sunuluyor. Öte yandan yeni ortaöğretim modelinde neoliberal söyleme, orta sınıf muhafazakâr kesimlerin arzuları ustaca ekleniyor. Örneğin; “Bizim tekilliğimiz, insan ve makinenin birlikteliğinden ziyade akıl ve kalbin birlikteliğidir.” Bu cümle eğitimin şimdiye dek kalbi, maneviyatı, ahlakı ihmal ettiği, akıl ve maddeyi ön plana koyduğu savına dayalıdır. Çocuklarının karnını güçlükle doyuran yoksul ebeveynler için okullar çocuklarının güvenle gönderebileceği bir mekândır. Bu veliler okullardaki eğitim programlarına etki edemezler, programları etkileme çabası da pek görülmez. Muhafazakâr orta sınıflar için “maddiyat ve bu dünyanın telaşesinden uzakta maneviyatın nasıl oluşturulacağı” sorununa yeni ortaöğretim modeli karşılık kısmen vermektedir. Seçmeli dersler arasına İslami içerikte dersler yerleştirilmiştir.

MODELİN ÖZGÜRCE TARTIŞILMASI GÜÇ

Yeni model nasıl bir ortamda hazırlandı?

Yeni ortaöğretim modelinin verili koşullarda okullardaki gündelik yaşamı dönüştürmesi “yeni” olanın heyecanı dışında düşük kalacaktır. Çünkü model eğitimin yapısal sorunlarını görmemektedir. Yeni model eğitim kamuoyunun demokratik tartışma alanlarından çok uzakta hazırlanmıştır. Türkiye’de ifade özgürlükleri her gün daraltılırken, gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler düşüncelerinden dolayı cezaevlerindeyken ve bu gelişmelerin baskısı altındaki öğretmenler işten atılma kaygısını yaşarken bir modelin özgürce tartışılması güçtür.  Ayrıca okullardaki koşullar çok daha serttir. Okullardaki “aynılaştırma” çabası, farklı sosyal, etnik, dinsel, siyasal görüşlerden gelen, farklı habituslardan öğrencileri tahakküm altına alıyor. Yeni ortaöğretim modelinde ne Kürt çocuklarının anadili düşünülmüş ne de Alevi çocukları için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu olmaktan çıkarılmış.

Modeldeki söylem, siyasal iktidarın önceki reform girişimi metinlerine göre “tarafsız” ve pek çok öğretmeni rahatlatacak bir dille ifade edilmiştir. Bu dil, Türkiye’de olan biten her şeye kayıtsız üst bir dildir. Metni okuyan Türkiye’yi tüm ekonomik, politik ve kültürel sorunlarını çözmüş birkaç küçük detayın kaldığı bir eğitim sistemine sahip bir ülke zannedebilir. Ancak ortaöğretim modeli, eğitimin gerçek sorunlarına karşı sağır, kör ve dilsizdir.

ÖĞRETMEN TASFİYELERİNE NEDEN OLABİLİR

“Kariyer ofisleri”nin nasıl bir işlevi olacak?

Kariyer ofisleri Bakanın açıklamalarına göre, etkin yönlendirme merkezleri olacaklar, öğretmenler bu ofislerde görev alacak. Selçuk’a göre öğretmenler üniversitelerden sertifika alacaklar. Sertifikanın kapsam ve içeriği belli olmadığını için rehber öğretmen ile kariyer ofisinde çalışan öğretmen arasındaki farkı anlayamıyoruz

Kanımca kariyer ofisleri, piyasa verilerini ve gençlerin yönelimlerini izleyerek yükseköğretim programlarına yönlendirme konusunda etkin işlevler üstlenecek birimler olacaklar. Rehberlik birimlerinin işlevlerinin piyasalara doğru genişletilmiş hali gibi duruyorlar. Bu ofislerin öğretmen istihdamı açısından sonuçları olabilir. Aslında tüm ortaöğretim tasarımı, alan dışı ve norm dışı denilerek ciddi öğretmen tasfiyelerine yol açabilir. Çünkü siyasal iktidar tüm tasfiyeleri bir yandan OHAL uygulamaları ile bir yandan da reform adları altında yürütüyor.

REFORMLAR KISMİ RAHATLAMA SAĞLIYOR

Eğitimde yaşanan sürekli değişiklikler neye işaret ediyor?

Eğitimdeki krize pek çok kesim işaret ediyor. Okullar ne öğretmenler ne de öğrenciler için sevinçli mekânlar değil. Eğitimin sorunları karşısında çözüm üretme amacıyla sıkça gündeme giren reformlar insanlarda kısmi bir rahatlamaya yol açıyor. İktidarın yenilikçi görünme hevesi reformlarla somutlaşıyor görünse de eğitimin yapısal sorunlarını ortadan kaldıramıyor. Eğitim politik bir alandır ve genel ekonomik ve siyasal iklimin derinden etkisi altındadır. Anti-kapitalist dinamikleri harekete geçirmedikçe, eğitimde ayrımcı uygulamalarla kavga etmedikçe, insanı doğaya saygılı, onun bir parçası olarak konumlandırmadıkça eğitimin sorunlarını çözmek mümkün değildir.

AKP İMAM HATİPLERİ GÖZ BEBEĞİ GİBİ KOLLUYOR

İmam hatiplerin yeni sistemde yeri nedir?

Üzerine odaklanılan lise türü anadolu liseleri olarak anlaşılsa bile imam hatip liselerinin de mesleki bir lise türü olmaktan çıkarılarak genel, 2023 vizyonunda da her yükseköğretim programına öğrenci hazırlayan bir lise türü olması düşünülüyor. Böylece yeni ortaöğretim sisteminin, anadolu liseleri ve imam hatipler üzerinden inşa edildiği ifade edilebilir. Çöken İslami kolejler karşısında AKP imam hatip ortaokul ve liselerini göz bebeği gibi kolluyor.

BAKAN BİLE KURULUN DOĞAL ÜYESİ DEĞİL

Model katılımcı bir anlayışla mı hazırlanmış?

Bakana göre, “çok yüksek bir katılımla” çalışmalar yapıldığını söylese de yeni modele ilişkin çalışmaların eğitim kamuoyunda pek de tartışıldığı söylenemez. Hatta Abbas Güçlü’ye göre, MEB bürokratları ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu (CEÖK) bile hazırlıkları yeni öğrendi.  Ama yeni programdaki ders adlarından, Abbas Güçlü’nün iddiasının tersine CEÖK üyelerinin katkısının olduğunu tahmin ediyorum. Üyeleri arasında eğitimbilimci bir akademisyen yok ve sadece birisi kadın. Beşi mühendislik, dördü ise ilahiyat, işletme, anayasa hukuku ve Türk Dili ve Edebiyatı alanından geliyor. Bakan ilginç biçimde kurulun doğal üyesi değil. Türkçü-İslamcı siyasal paradigmayı sarmalayan parlak bireyci neo-liberal tahayyül ders adlarına sirayet etmiş gözüküyor. Yoksa 15 yaşındaki çocuğa “işletme”, “yönetim bilimleri” ve “finans” seçmeli derslerini MEB de pek az bürokrat önerir diye düşünüyorum. 10. sınıfta seçmeli ders olarak “girişimcilik”, yönetim bilimleri”, 11. Sınıfta “bilim tarihi”, Pyhton kodlama”, uluslararası ilişkiler” derslerini seçmeli olarak önermek de şaşırtıcı. Sanki dersler üniversite birinci ve ikinci sınıf dersleri gibi duruyor.

"Bazı seçmeli derslere baktığımızda 17 yaşındaki gençler için dikkat çekici olmakla birlikte, bu dersleri kimin nasıl okutacağı oldukça kafa karıştırıyor. “Akıllı Şehirler ve İnsanlığın geleceği”, “Güç, Egemenlik ve Uluslararası İlişkiler”, İnsan-makine etkileşimi”, en dikkati çekenler. “Sosyal Güçlüklere Yenilikçi Yaklaşımlar” ilginç derslerden biri. Sosyal güçlüğün ne olduğu, kimin için sosyal ve neyin güçlük olarak görüleceği, eski yaklaşımları yakından görürken “sosyal güçlüğe yeni yaklaşımın ne olacağı” konuları için öğretmenler nereden ve nasıl temin edilecekler? Yani belirsizlikler var."  

17 YILLIK AKP İKTİDARININ TEMEL KODLARI YİNELENİYOR

Modele ilişkin söylemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni ortaöğretim modelinin parlak söylemi, verili çoraklaşmış bir eğitim pratiğinin üzerine giydirilmek durumundadır. Model, daha iyi bir makyajla sunulmuş olsa da, eğitim pratiğinde 17 yıllık AKP iktidarının temel kodlarını yineliyor. Bu nedenle de olsa gerek model üzerine eğitim kamuoyu etkin bir tartışma yürütmedi, eğitim fakülteleri doğru dürüst bir açıklama yapmadı.

AHLAK’ VE ‘BİLGİ’ AYRIMI SORUNLU

Model, önceki reform girişimlerinde olduğu gibi, eğitimde hem AKP’nin iktidar olduğu yaklaşık 16 yıldır hem de önceki dönemlerde “ahlaki gelişime” dayalı bir eğitimin yapıl(a)madığı eleştirisine dayalıdır. Gerçekte eğitime dair bu tür eleştiriler uzunca zamandır yapılmaktadır, ne var ki bu model ahlakın kaynağını İslam’dan, hatta onun hâkim bir yorumundan almakta, bu kaynağa dayanmayan etik anlayışlar ise yok sayılmaktadır. Öte yandan bilimsel etkinlikler etikten yoksun değildir. Ontolojik ve epistemolojik olarak “ahlak” ve “bilgi” ayrımı sorunludur.

HANGİ DERS HANGİ GEREKSİNMEYE CEVAP VERECEK BELLİ DEĞİL

İçeriğine baktığımızda ihtiyaca cevap verebilecek mi?

Ortaöğretim programları içinde gruplanmış seçmeli derslerin ortak derslere göre daha çok sayıda olması, öğrencilere seçme özgürlüğü tanıyor. Bununla birlikte dersler, bir program geliştirme izleği, yani amaç, içerik, yöntem ve değerlendirme aşamaları dikkate alınarak oluşturulmadığı için hangi dersin hangi gereksinmeye yanıt vereceği belli değil. Bu dersler ve içeriklerinin alan uzmanlarınca tartışılması gerekiyor. Örneğin “Küresel Politikalar” dersi ile öğrencilere ne kazandırılmak amaçlanıyor?

Neler var içerikte?

Okul yapısı içinde dört yıllık lise uygulaması devam ediyor. 9. sınıftaki toplam 8 dersin altısı ortak ders, bunlara ek olarak iki seçmeli ders grubu bulunuyor. 10. sınıfta, 10 ders var, üç tür ders grubu oluşturulmuş. Birinci grup, Türk Dili ve Edebiyatı ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olmak üzere iki ders. Bu dersler eğitimin Türk-Müslüman politik kodlarına işaret ediyor. Ortak ders listesinin sonuna konmuş Bilim Kuramı dersi de ortak ders olarak düşünülebilir. İkinci grup, gruplanmış seçmeli derslerden oluşuyor: Yabancı Dil Grubu, Matematik Grubu, Fen Bilimleri Grubu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Grubu. Öğrenci her gruptan en az bir ders seçmek durumunda. Tüm gruplardaki ders sayısı 16. Üçüncü grup ise seçmeli derslerden oluşuyor. Seçmeli dersler de iki gruba ayrılıyor: “Sanat ve Spor Grubu” ile “İlgi Alanına Dönük”. İkinci grupta ilginç seçmeli dersler bulunuyor. Örneğin “20.Yüzyılda Türkiye 1” dersi. Bu ders ile tipik bir tarih dersi midir? 16. yaşındaki gence geçen yüzyılın hangi olgu ve olayları nasıl aktarılacak? Bunu ders içerikleri açıklanınca göreceğiz.

İLGİNÇ SEÇMELİ DERSLER VAR AMA BU DERSLERİN İÇERİĞİ NE OLACAK?

11.sınıf 10. Sınıf program mantığı içinde ilerliyor. Ortak dersler (3), seçmeli grup dersleri (28 ders sayılmış) ve seçmeli dersler. Ortak dersler içinde seçmeli olarak sunulan derslerden bazıları oldukça ilginç: “Küresel Politikalar”, 10. Sınıfta da varolan “20 Yüzyılda Türkiye II”. Üçüncü grup seçmeli derslerin adları sunumda yer almıyor.12. sınıfa gelince, ortak dersler arasında Bilgi Kuramı kaldırılmış, onun yerine İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük” dersi konulmuş. Disiplinlerüstü Kariyer Dersleri adı verilen önceden sayılmış dört gruba yeni bir grup daha eklenmiş: “Sanat ve Teknoloji Ağırlıklı Dersler”. Öğrenci 3 ortak ders, 4 Disiplinlerüstü kariyer dersi olmak üzere toplamda 7 ders almış oluyor. Sertifika ve projeler ile 10 ders/kredi tamamlanmış oluyor. Dersler arasında ilginç olanlar var: “Biyoteknoloji”, “Yapay Zekâ Uygulamaları”, “Akıllı Şehirler ve İnsanlığın Geleceği”, , “İnsan-Makine Etkileşimi”, bunlardan bazıları

ÖNCEKİ HABER

Londra’da on binler "Trump defol" dedi

SONRAKİ HABER

Trump'tan kadın Kongre üyelerine ırkçı çıkış: Geldiğiniz ülkelere dönün

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa