Kocaeli'de bayram hazırlığı: Sofrada her şey eksik artık tencere yanıyor

Kocaeli’de pazarlarda görüştüğümüz vatandaşlar her şeyin ateş pahası olmasından şikayetçi.

04 Haziran 2019 04:17
Son Güncellenme Tarihi: 04 Haziran 2019 12:59
Paylaş

Meryem KAYA
Çağıl Çağan ADIGÜZEL
Kocaeli

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde bayram öncesi de olsa pazara ve mağazalara gidenler de esnaf da memnun değil. Fiyatların yüksekliği ve alım gücünün düşmüş olması herkesin dilinde. “Tencere yanıyor kaynamıyor” diyen vatandaşlar, fiyatlardan yönetenlerin sorumlu olduğuna dikkat çekiyor.

Önce Tütünçiftlik Pazarı’na gidiyoruz. Pazarda fiyatların pahalılığı genel bir problem olmaya devam etse de yazın gelişiyle beraber sebzelerdeki ucuzlama insanları biraz da olsa rahatlatmış gözüküyor. Sebze satan esnafla ve alışveriş yapan vatandaşlarla yaptığımız konuşmalarda bu rahatlamayı görebiliyoruz. Bunun yanında giyim satışı yapan esnaf ve alışverişe gelenler isyan ediyor. Özellikle esnaf çok düşük miktarlarda satış yaptığını dile getiriyor. Bir iki kişi dışında fiyatların daha iyi olduğunu dile getirenler de vatandaşın alım gücünün çok düştüğünü ekleyerek tamamlıyor cümlelerini. Bayram sofralarının ise geçtiğimiz yıllara göre daha fakir olacağını herkes dile getiriyor.

"KİMSENİN PARASI KALMADI"

İrfan isimli bir esnaf, tekstil ürünlerinde dolar yüzünden fiyatların ikiye katlandığını söyleyerek söze başlıyor: “Ben havlu satıyorum aynı malı, bir paket havluyu 60 liraya alırken şimdi 120’ye alıyoruz tam ikiye katlandı.” Bu durumun düzelmeyeceğini düşünen İrfan, bayram alışverişi yapmaya zamanının bile olmadığını söylüyor ve “Bu yıl bayram sofralarının çok daha eksik olacağını hatta yarı yarıya olacağını düşünüyorum vatandaşta para kalmadı vatandaş günlük çalışıyor çalıştığıyla hemen pazara gelip alışveriş yapıyor kimsenin birikmiş parası falan kalmadı” diyor.

"ZENGİNLERİ DOYURAMIYORUZ"

Tezgahlara bakan bir vatandaş ise, kimsenin fiyatlardan memnun olmadığını söyleyerek; “Dolar bahane şu bahane bu bahane derken toptancılar aracılar rantçılar derken bunlar kendilerine göre bir şey çevirince fiyatlarda artıyor. Kriz mriz yok aslında bu krizi parası çok olanlar, milyon dolarlarla oynayanlar, bizi yöneten siyasetçiler yaratıyor biz çekiyoruz” diyor. Nasıl düzeleceğini bilmediğini dile getiriyor ve ekliyor: “Ben kendime geçim sıkıntısından bayram alışverişi yapamadım. Sofralarda bu yıl eksik gedik çok olacak, biri alan ikiyi alamayacak.”

Kıyafet seçmeye çalışan bir kadın “Meyve sebze giyim çok pahalı, Allah’ın bez parçasına 50 lira para veriyoruz. Henüz bayram alışverişi yapmadık ama bayram sofraları geçen seneye göre daha boş olacak diye düşünüyorum çünkü ekonomik durum hiç iyi değil” diyor.

Bu esnada yan tezgahta çalışan bir başka esnaf söze giriyor, Türkiye’nin aslında fakir bir ülke olmadığını dile getiren esnaf, “Ama zenginleri doyuramıyoruz, tekstil özellikle çok pahalı bu sene Türkiye’de zenginleri doyuramadığımız için fakirleşiyoruz, eskiden bir orta direk vardı o da yok” ifadelerini kullanıyor. Türkiye’nin iki kutba ayrıldığını söyleyerek devam ediyor: “Ya çok zenginler var ya da çok fakirler. Şu an bu pazarda olanların hepsi o aşağı tarafta olanlar. Bir bayan gelirdi eskiden pazar arabasını doldururdu üstüne de bir iki parça yedek kıyafet alırdı. Şimdi kimsenin pazar arabası dolmuyor o şekil yani herkes perişan durumda.”

ÇEYREK KARPUZ

Yan tezgâhtaki yumurta satıcısı ise “Fiyatlar ucuz vatandaş memnun ama millette para yok” diyor. Bir diğer sebze satıcısı ise söze giriyor ve hiç kimsenin halinden memnun olmadığını, insanların alım gücü olmadığı için bedava bile olsa pahalı dediklerini dile getiriyor. Sözlerine devam eden esnaf, “Para yok ki bayram alışverişi yapalım bak yan tezgahta çeyrek karpuz satıyorlar sen daha önce gördün mü çeyrek karpuz?” diye soruyor ve “Gözümüz görsün midemiz görmesin. Hayat ne gösteriyorsa bayram sofraları da onu gösterecek daha eksik olacak tabii ki” diyor.

Başından beri hep AKP’ye oy verdiğini dile getiren başka bir esnaf, “Hatta üyeydim son iki seçimde vermedim, vermem de. Seçim meselesinde bile ne yaptıkları belli artık, zarfta 4 pusula var 3’ü doğru biri yanlış diyorlar her şey menfaat. Ne olacak koltukları gidecek, paraları gidecek belki hapse girecekler. Tayyip Erdoğan seçimler yenilensin dedi ertesi gün yenilendi İstanbul’da. Bu böyle olmaz, ama olmuyor işte durum ortada, hepsinin değişmesi lazım” diyor.

"BU FİYATLARLA HALKA 'SİZE BAYRAM YOK' DİYORLAR"

Pazardan ayrılıp mağazaların yoğun olduğu bir caddeye, Ağadere caddesine gidiyoruz, bayram öncesi kalabalık olan bu caddede yazın gelmesiyle fiyatı düşen neredeyse çok az ürün var. Kalabalık ve hareket devam ediyor ama alım satım oldukça az. Elleri boş olan dolu olandan daha fazla. Genelde fiyat sorma ve konuşma sürüyor. Bayram alışverişini tamamlayana da tamamlamayana da dokunduğumuzda bin ah işitiyoruz.

Tezgah ve mağazalara düşünceli düşünceli bakan bir kadınla konuşuyoruz, çocuklara kıyafet alışverişi yarım yamalak da olsa bitmiş, geri kalan bayram alışverişini yeni yapacakmış, “Şeker, çikolata kolonya alacağım. Tatlı için ceviz fındık bakacağım ama fiyatlar başını alıp gittiği için düşünüyoruz. Her şey iki üç katı pahalı. Bu fiyatlarla halka size bayram yok diyorlar. Sizin hakkınız değil diyorlar. Tatlı için benden ceviz içi bekliyorlar kilosu 70 lira. Diğer malzemelerle beraber kaç para tutacak bir tepsi baklava?” diye soruyor.

BAYRAM İNDİRİMİ DERDE DEVA OLMADI

Bir diğer kadın ise, alışverişi çocuklara yaptıklarını kendilerine bir şey alamadıklarını dile getiriyor, bayram indirimlerinin de dertlerine deva olmadığını dile getiren kadın, “Çünkü pahalılar. Aldığımız aylıklar belli. O yüzden anca çocuklara kadar. Bu fiyatlar düşmez. Milletimiz hâlâ alıyor, hep alıyor. İnsanlar bir şeyler yapmaya çalışıyor, ucuz malzeme alıyor bu sefer de hastalıklar çoğalıyor” diyor. Söze giren bir başka kadın ise, bu sözlere katılarak devam ediyor, “Geçim zor, ekonomi mahvoldu. 5 alıyorsak artık 3 ya da 2 alıyoruz. Çocuklara da idareli olmayı öğretiyoruz” diyor.

Bir başka kadın ise daha dertli, hiç bayram alışverişi yapamadıklarından yakınıyor, bütçesinin yetmediğini dile getiriyor. “İki parça şey aldık her şey çok pahalı” diyen vatandaş, fiyatların nasıl düşeceğini yönetenlerin bilmesi gerektiğini dile getiriyor ve “Onların ayarlaması lazım. Onlar düşünecek bu farkı. 100 lira 50 liranın hatta 20 liranın yerine geçti. Gıda giyim her şey pahalı. Bu bayram pilav hoşaf pişirip yiyeceğiz” diyor.

Bir işçi ise, bayram alışverişini çocuklara yaptığını, kendine çok az bir şey alabildiğini söylüyor. İşçi memur herkese hayatın zorlaştığını söyleyen işçi, “Türkiye’deki düzey belli, alım gücü belli. Fiyatlar gerçekten pahalı. Normal bir insanın çocuklarıyla bayram alışverişine çıkması 400-500 lirayı geçiyor. Ortalama 2000 lira kazanılan bir ülkede bu büyük bir rakam” diyor. Hamdi isimli vatandaş ise tişört aldığını, ayakkabıya parasının kalmadığını dile getiriyor ve ekliyor: “Fiyatlar nasıl düşer bilmiyorum. Ekonominin düzelmesi lazım. Sofrada her şey eksik. Tencere yanıyor kaynamıyor. İnsanlar istediği gibi alışveriş yapamıyor. Buradaki kalabalık da kuru kalabalık.”

ÖNCEKİ HABER

Eminönü'de esnaf satamadı, yurttaş alamadı

SONRAKİ HABER

Eğitim Sen İstanbul ve Samsun'da 23 Kasım Ankara mitingine çağrı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa