04 Haziran 2019 04:13

Eminönü'de esnaf satamadı, yurttaş alamadı

Eminönü’de çarşı esnafı, pahalılık nedeniyle durgunluk yaşadıklarını söylerken, yurttaşlar ise hemen hemen elleri boş döndü.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

Bayram hazırlıkları için son gün, tıklım tıklım olması beklenen Eminönü oldukça sakin. Çarşı esnafı, sabah saatleri olduğunu ve pahalılık nedeniyle bayram öncesi bir durgunluk yaşadıklarını söylüyor. Alışverişe gelenler pahalılıktan şikayetçi. Esnaf ise siftah yapamamaktan...

Yaklaşık iki saatlik Eminönü röportajımızda, eli boş dönenlere, almak istediğini en ucuzunu bulmak için saatlerce dükkan dükkan dolaşanlara denk geldik. “Bayrama, bayrama” diyerek alışverişe gelenlere seslenen esnafın çabaları boşuna. İnsanlar ürünlerin fiyat etiketine bakarak tezgaha yanaşmıyor. En ucuz şekerin kilosu 20 TL. “İşler nasıl?” sorusunu yönelttiğimiz bir esnaf, “Fiyatlarda artış yok geçen sene nasılsa bu sene de aynı. Bayram üzeri olmasına rağmen satış yok” diyor.  

"SADECE TORUNLARA BİR PARÇA ALABİLDİM"

Fadime Teyze, torunlarıyla gelmiş alışverişe. Fiyatların pahalılığından dert yanıyor. Torunların istediklerini şeyleri alamadığı için biraz buruk olduğunu söyleyen Fadime Teyze, “Emekli maaşıyla nasıl geçineceğiz. Her maaş bir miktar bir kenara attım ki torunları sevindireyim. Sadece torunlara bir parça alabildim. Her şey ateş pahası” diye konuştu.

"FAKİRİN, FUKARANIN BAYRAM ALIŞVERİŞİ BU KADAR"

Daha sonra ailesi ile alışverişe gelen İhsan Yılmaz ile sohbet ediyoruz. Bayram alışverişi için çok kısıtlı bütçe ayırdıklarını söyleyen Yılmaz, “İki, üç bayramdır ne eşime ne kendime bir parça alabildim. Biz kendimizden vazgeçtik ama çocuklara da alışveriş yapamayacak düzeye geldik. Her şey ateş pahası, aldığımız maaş ortada. Ne sigara içiyorum, ne arkadaşlarla dışarıya çıkıyorum ama ay sonunu zar zor getiriyoruz. Alım gücümüz yok. Şeker, kolonya ve çocuklara bir parça giysi ile alışverişi tamamladık. Fakirin, fukaranın bayram alışverişi bu kadar olur” dedi.

"SABAHTAN BERİ DOLAŞIYORUM"

Cebindeki 100 TL’yi gösteren inşaat işçisi Ahmet, “İşte bu parayla hem çocuklara bir parça üst baş alacağım hem de bayram için alışveriş yapacağım. Sabahtan beri dolaşıyorum. En uygun yerden alışveriş yapmak için. Çocuklar bekliyor, onlara yokluğu anlatamazsın” diye konuştu.

Ellerindeki poşeti gösteren bir kadın ise “Sadece bir kilo şeker aldım. Başka bir şey alamadım. Baktım ve çıkıyorum. Gözlerimi doyurdum. Karnımın doymasına da gerek yok. Bizi bu hallere düşürenler utansın” dedi.

İsmini vermek istemeyen başka bir kadın ise şunları söyledi: “Her şey ateş pahası. Almak istediklerimizi alamadan çıkıyoruz. İnsanlar bayramlarda çoluk çocuğunu sevindiremiyor. Bayram şekeri bile alamıyoruz siz düşünün. Ben bu bayram alışveriş yapamadım. Sırf bu yüzden evde durmayacağım. Akraba ziyaretine gideceğim, gitmesem bile evde değilim diyeceğim. Dolap boş çünkü. Misafirin gelmesinden korkar oldum” dedi.

"MÜLTECİYE BAYRAM MI VAR?"

Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan mültecilerden biri olan Cemil Hamza ile sohbet ediyoruz. Hamza, 24 yaşında. Yaklaşık 5-6 yıldır Türkiye’de yaşıyor. Biz ona sormadan Hamza yaşadıklarını anlatmaya başlıyor: “Çok işte çalıştım. Benzincide çalıştım, markette çalıştım, çalışmadığım iş kalmadı. Osmaniye’de bir inşaatta çalışıyordum. Mesela orada benim 5 bin lira param içeride kaldı. Babam da aynı durumda. Yani çalışıyorsun bir ay alabiliyorsan iki ay alamıyorsun. Sultan Ahmet Meydanında pardösü satan bir yerde de çalıştım. Her şey yolundaydı, çalışıyordum. Patronum abdestli, namazında niyazında bir adamdı. Sonra o da paramı vermemeye başladı. En sonda tercümanlık yapıyordum ve yine paramı alamıyordum. Bayramda aileme göndermek için biraz avans istedim fakat ‘Ne parasından bahsediyorsun sen?’ tepkisiyle karşılaştım. Benim hakkımı arayamayacağımı fark eden herkes bana hakkımı vermemeye başladı. Cebimde AKBİL param bile yok. Şu an gidip paramın sadece 200 lirasını isteyeceğim. Bayram yaklaşıyor aileme para göndermek zorundayım. Ben bayramları unuttum. Bize bayram mı var?”

ÖNCEKİ HABER

“Konuşmak istiyorum” diyerek eve çağırdığı eşini av tüfeğiyle yaraladı

SONRAKİ HABER

Sağlık emekçilerinin öncelikli TİS talebi güvenceli çalışma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa