31 Mayıs 2019 15:49

Türkiye’de yüzey sularının yüzde 74’ü, havza sularının yüzde 99’u kirli

Çevre Mühendisleri Odası, Dünya Çevre Günü Raporu'nu açıkladı. "Böyle giderse dünyanın çöplüğü haline geleceğiz."

Çevre Mühendisleri Odası Odası Başkanı Baran Bozoğlu

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Dünya Çevre Günü Raporu'nu Raymar Hotelde yaptığı basın toplantısı ile açıkladı. Çevre kirliliği açısından Türkiye'nin birçok yönden dünya ortalamalarının gerisinde olduğuna dikkat çeken ve Bozoğlu, “Böyle giderse dünyanın çöplüğü haline geleceğiz” dedi. Yüzey sularının yüzde 74'ü havza sularının ise yüzde 99'unun kirlendiğini kaydeden Bozoğlu, ilgili bakanlıkların verileri paylaşmadığını ve sorumlulukları birbirine attığını ifade ederek, bu noktada belediyelere ve bakanlıklara acil önlem çağrısı yaptı.

“TÜRKİYE'NİN HAVASI AVRUPADAN YÜZDE 33,4 DAHA KİRLİ”

TMMOB'a bağlı Çevre Mühendisleri Odası, Birleşmiş Milletler tarafından 5 Haziran 1972 tarihinde kabul edilen Dünya Çevre Günü kapsamında Türkiye'de yaşanan çevre kirliliğine dikkat çekti. Raporu basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşan ÇMO Genel Başkanı Baran Bozoğlu, 2019'un temasının ise “Hava Kirliliği ile Mücadele” olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre her 10 kişiden 9'unun kirli hava soluduğunu belirten Bozoğlu, “Türkiye'nin havası AB ülkelerine göre en az yüzde 33,4 daha kirli” dedi. Çevre kirliliği ile birlikte orman dokusunun, havanın, suyun, derelerin kirlendiğini ifade eden Bozoğlu, “Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüz ölçümünün yüzde 56'sını oluşturan mera ve çayır alanları 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek yüzde 19'a gerilemiştir” diye konuştu.

"BAKANLIK, GÖREVİ DIŞINDA HER İŞİ YAPIYOR"

Bu süreçte ÇMO'nun çabasıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ÇED raporlarına erişimin 30 gün ile sınırlanmasını mahkeme kararıyla bozduklarına değinen Bozoğlu, “Yine 15 kat fazla kurşun barındıran tehlikeli atıklara, Bakanlık tarafından verilen 'tehlikesiz' yazısının iptaline karar verildi. Bu uygulamanın iptal edilmesi ve içtihat oluşması sağlandı. Öte yandan, yılda 5 milyon tona ulaşan tehlikeli atıkların Bakanlık tarafından 'beyan' üzerinden 1,4 milyon tonunun kayıt altına alınabildiği, geri kalanının ise kayıt altına alınmaması nedeniyle nerede olduğu bilinmemektedir” dedi.

“816 BELEDİYEDE ATIK SULAR ARITILMIYOR”

Akkuyu Nükleer Santral İnşaatı ve Iğdır sınırına 16 km uzaklıkta Ermenistan'da Metsamor nükleer santraline karşı oluşabilecek kazalara ilişkin hiçbir önlem alınmadığını söyleyen Bozoğlu, ayrıca Türkiye'de suların hızla tükendiğini ifade etti. Bozoğlu, “Ülkemiz yüzey sularının yüzde 74'ü kirlenmiştir. Termik santral kaynaklı atık su oluşumu 2014'de yüzde 50 iken 2016yılında yüzde 57'ye çıkmıştır. 2017 verilerine göre ise bin 397 belediyenin bin 338'inde kanalizasyon şebekesi var, 59'unda hiç yok ve 816 belediyede atık sular arıtılmadan doğaya verilmektedir” dedi.

ŞEBEKE SUYU KAYBI YÜZDE 82'YE KADAR ÇIKABİLİYOR

İçme suyu olarak evlere iletilen suların daha gelmeden iletim hatlarında kaybolduğuna dikkat çeken Bozoğlu, “Ankara'da yüzde 36, Antalya'da yüzde 35, İstanbul'da yüzde 24, İzmir'de yüzde 30, Adana'da yüzde 33, Balıkesir'de yüzde 49, Aydın'da yüzde 53, Kahramanmaraş'ta yüzde 59, Gaziantep'te yüzde 40, Diyarbakır'da yüzde 53,  Van'da yüzde 64, Şanlıurfa'da yüzde 67, Muğla'da yüzde 53, Kocaeli'de yüzde 32 su kaybı yaşanmaktadır. Hakkari yüzde 82 ve Mardin yüzde 77 ile en fazla su kaybının olduğu illerdir” bilgilerine yer verdi.

100 BİNDEN FAZLA OBRUK OLUŞTU

Bozoğlu, “sıfır atık” projesi ile plastik poşete sınırlama getirilmesinin ve atık su arıtma tesislerinde çalışacak teknik personele verimli işletilmesi için tebliğin yayınlanmasının olumlu olduğunu ancak İzmir Gaziemir'de 2007 yılında tespit edilen radyoaktif ve tehlikeli atıkların hala bölgede durduğunun da altını çizdi. Bu noktada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına ilettikleri soruların yanıtsız kaldığını çözüm üretilmediği gibi verilerin ve bilgilerin paylaşılmadığını belirten Bozoğlu, bakanlıkların sorumluluğu birbirine attığını söyledi. Bozoğlu, “Bu noktada bakanlıklar iş yapmıyorsa belediyeler çok iş düşüyor. Seçilen belediye başkanlarına sesleniyorum, biran önce harekete geçsinler” dedi.

Böyle devam ederse Türkiye'nin dünyanın çöplüğü haline geleceğini ifade eden Bozoğlu, “Dünya'nın bir yıldaki yenileme kapasitesinin dolduğu gün yani Dünya Limit Aşımı Günü, 2018 yılı için 2 Ağustos olmuştur ancak Türkiye'nin Limit Aşımı Günü, 11 Temmuz olmuştur. Dünya ortalamasında kirlenmekte 21 gün öncedir. Dolayısıyla ülkemizde Dünya Çevre Günü'nü kutlayamıyoruz. Bizim için kutlanacak bir gün değil çalışmaların ve çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi gereken bir gün” diye konuştu.

2020'YE KADAR ACİL ÖNLEMLER

Bozoğlu, 2030 yılında iç Anadolu Bölgesindeki kuraklığın geri dönülmez boyuta ulaşacağını ve Konya Karapınar'da 100 bini aşkın kaçak yeraltı su kuyusunun bulunduğunu vurgulayarak çözüm önerilerini sıraladı: “İzmir Gaziemir'deki radyoaktif ve tehlikeli atıkların temizlenip bölgenin rehabilite edilmesi.

  • "Hava kirliliğine yönelik sanayi tesislerinin, yakıtların ve araçların denetimlerinin arttırılması
  • Kömür yardımı yerine doğalgaz yardımına geçilmesi ve alternatif ısınma yöntemlerinin tercih edilmesi
  • Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesine yönelik mevzuatın ertelenmesi
  • İşlev bir su kanununun yasalaşması
  • Çevre Bakanlığı kurulması
  • Paris İklim Anlaşması'nın mecliste görüşülerek onaylanması
  • Çevresel denetimlerin arttırılması ve çevre mühendisi istihdamının arttırılması
  • Su kayıplarını engelleyici altyapının hazırlanması ve bu oranın en az yüzde 20'lere çekilmesi." (Ankara/EVRENSEL)
Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

TÜPRAŞ işçilerinden mektup: "O maddelerin hiçbirinden vazgeçmeyeceğiz"

SONRAKİ HABER

Balçova'da kadın hakları tartışıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa