Hükümetin sıfır vergili ithalatı patates üreticisini vuruyor

Adanalı patates üreticileri şikayetçi: İthalat üreticiye darbe vurdu.

27 Mayıs 2019 03:30
Son Güncellenme Tarihi: 27 Mayıs 2019 14:07
Paylaş

Volkan PEKAL
Adana

Adana’da 3 hafta önce başladığında 4 lira olan turfanda patatesin fiyatı 2 liraya geriledi. Hasat başlarken yapılan sıfır gümrük vergili patates ithalatının fiyatları düşürdüğünü söyleyen üretici Fahrettin Ateş, ithalatın üreticiye darbe vurduğunu söyledi. Bir yıl içerisinde tohum, gübre, ilaç, mazot gibi girdi fiyatlarının dövize bağlı olduğu için en az yüzde yüz oranında arttığını dile getiren Ateş, patatesi 2 liraya satan üreticinin bu yıl zarar ettiğini belirterek borç yükü altındaki üreticinin önümüzdeki yıl ekim yapamayacağını, halkın ithal de edilse pahalı patates yiyeceğini dile getirdi.

"ÜRETİM MALİYETİ YÜZDE YÜZ ARTTI"

Bu sene aşırı yağışlar, dolu gibi afetlerden dolayı rekoltenin çok düştüğünü anlatan patates üreticisi Fahrettin Ateş, “Bunun üzerine bir de ithal gelen patatesler fiyatı çok düşürdü. Bundan dolayı çok zarar ediyoruz. Zirai ilaç, gübre yurt dışından geliyor. Yüzde 50 ila yüzde 100 arasında maliyet artışı oldu” dedi. Geçen yıl patatesi 50 avro sente satarken bu yıl Türk Lirası olarak daha yüksek görünse de 30 avro sente sattıklarını söyleyen Ateş, “Biz girdileri avro ve dolar üzerinden alıyoruz. Zararın anlaşılması için fiyatları da avro üzerinden söylüyorum” diye konuştu.

"ÇİFTÇİ HACİZLİK, POLİTİKA YOK"

Bir sene patates fiyatı iyi gerçekleştiği zaman herkesin patates ektiğini ve arkasından çiftçiler ekim alanını arttırdığı için fiyatların düştüğünü ifade eden Ateş, “Ciddi bir tarım politikası yok. Ciddi bir kayıt sistemi olmadığı için kendi halinde kendi çarkında bir ekonomi oluşuyor” dedi. 3 yıl önce fiyatı 30 kuruşa gerçekleşen patatesin tarlada kaldığını ve üreticinin hasat masrafını bile karşılayamadığını hatırlatan Ateş, “Çiftçi 3 yıl öncesinden hâlâ borçlu. Patates, soğan eken çiftçinin yüzde 90’nının Ziraat Bankasına, gübrecilere, ilaççılara ciddi miktarda borcu var. Hepsi hacizlik. Bu seneyi bir umut olarak görmüşlerdi. Borçlarını kapatacaklarını zannederken ithal patates gelmesi ile bu umutlar da yok oldu. Bu böyle sürdükçe Adana’da patates ekimi düşecektir. Ve avro bu seviyede olduğu müddetçe vatandaş ithal patatesi yüksek fiyatlarla yiyecek” dedi.

Bu koşullarda ekim alanının azalacağını ifade eden Ateş, “Yurt dışından pahalı gelen patatesi devlet zararına marketlere sattırdığı için Türk çiftçisine darbe vurmuştur. Türkiye’de nisanın 25’inde patates hasadı başlar, 10’uncu ayın 10’na kadar, sırasıyla Adana, Ödemiş, Reyhanlı, Nevşehir, Kayseri, Konya, Sivas diye 6-7 ay hasat olur. Ama ithalatla çiftçinin önü kesilirse önümüzdeki yılarda patates ekimi düşecektir. Avronun yüksek olmasından dolayı yurt dışından daha pahalıya getirecektir. Fiyat dengesini hiçbir zaman oluşturamayacak devlet. Bunun çözümü için devletin çiftçilere destek vermesi gerekiyor. Devletimiz yurt dışından patates ithal edene kadar, ‘Adana çiftçisinin patatesini ben alıyorum’ deseydi belki de bugün bu böyle olmazdı” diye konuştu.

"MARKETLER KAZANIYOR"

“Tarladan 2 liraya çıkan patates markete gidene kadar nasıl 5-6 lira oluyor?” sorusunu sorduğumuz Tüccar Suat Turan, tüccarların tarladan satılan fiyatın yüzde 10’unu kendilerine aldığını söylüyor. Kilo başına 30 kuruş da nakliye ücreti biniyor. Halden 2.8 liraya çıkan patatesin marketlerde yüzde 70’lere varan kârla satıldığı Turan’ın iddiası. Turan, “Halden patatesi alan pazarcı üstüne bir de işgaliye parası verecek, yanında çalışan varsa ücretini verecek. Çok bir şey kazanmıyor. Patatesin yüzde 70-80’i marketlere gidiyor. İthal edilen patatesi hükümetimiz oraya sıfır maliyetle alıp gönderiyor. Hamallık stopajı vermiyor. Bizimle onun arasında 70-80 kuruş ekstra maliyet farkı oluyor” dedi.

TARIM İŞÇİSİNİN KOŞULLARI AĞIRLAŞTI

Tarımsal üretimin kahramanı tarım işçileri açısından durum geçtiğimiz yıllara göre daha da ağırlaşmış durumda. Geçtiğimiz yıl günlük 55 lira ücret alan tarım işçileri bu yıl 60 lira ücret alıyor. Suriyeli mülteci 23 yaşındaki Osman Sinaf, aldıkları ücret için “Neye yetecek? Bir elektrik, su parası etmez. 3 yaşında çocuğum var, sütü, bezi, ücret hiçbir şeyi kurtarmaz. 5 lira zam bir simit etmez. Kira parasını bile borç aldım. 600 kira 100’er lira fatura, bir şey yemezsen bin lira gider. Kalan yok zaten” dedi.

Sinaf, “50 kilo torba kaldırıyoruz. 5’te geliyoruz akşama kadar. Sigortamız olsun. Ücretimiz artsın. Aldığımız yevmiyeye 4 kilo soğan patates alamıyoruz. Hastaneye gidersen ilaç ödemesi oluyor. Yevmiye 100 lira olsun. 3 bin lira da yetmez ama borç almayız en azından” dedi. Suriye’de lisede okurken savaş nedeniyle Türkiye’ye gelen Sinaf burada tarım işçiliğine başlamış. Evlenmiş, bir çocuğu var. Okul ile ilgili “Maaş yetmeden hiçbir yere gidemem” diyen şöyle devam ediyor: “Eve ayda iki gün gidiyorum. Eşim çocuğum, kardeşimi göremiyorum. Yevmiyem neredeyse ben oraya giderim.”

Elcilik yapan Yakup Kargal, burada 2 liraya çıkardıkları patatesin İstanbul’da 6 liraya satılmasını anlamadığını söylüyor. Ne işinin, ne çiftçinin kazandığını, ne de halkın ucuza patates yediğini ifade ediyor. Patatesi toplayan, çuvallayan, yükleyen işçinin kazanamadığını söyleyen Kargal, “İşçiye faydası yok. İsterse markette 10 lira olsun işçiye faydası olmaz. Tarladan 4 liradan gitse, 3 lira tarlaya verilse, 1 lira kâr kalsa ücret de artabilir ama böyle halk da faydalanmıyor, işçi de faydalanmıyor” dedi. Ücretlerin düşük olmasının bir başka sebebine ilişkin ise şunu söylüyor: “İşçi sayısı az olsa mecburen 100, 150 liraya da çalıştırabilir.”

KİLOSU 1 LİRAYA KURU SOĞAN!

Kilosu 10 liraya ulaşan kuru soğan, dün Ankara’da bir markette “Kilo 1 TL” etiketiyle tezgahtaki yerini aldı. Bu düşük fiyatın sırrı ise soğanların çürük olması... Ancak kilosu 1 TL’ye satılan soğan, çürük olmasına rağmen ilgi gördü.

ÖNCEKİ HABER

Afrika sıcakları geliyor

SONRAKİ HABER

Tutuklu Şair İlhan Sami Çomak’ın kitabını Diyarbakırlı yazarlar imzaladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa