Petrol-İş'ten Turgut Düşova: Kale Kayış patronu adeta işçilerin ölümünü izliyor

Petrol-İş Mali Sekreteri Turgut Düşova, Kale Kayış patronunun işçi sağlığı, iş güvenliği önlemlerini almayarak adeta işçilerin ölümünü izlediğini ifade etti.

26 Mayıs 2019 04:20
Paylaş

Vedat YALVAÇ
İstanbul

İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı kölece koşullara karşı Petrol-İş Sendikasında örgütlenen Kale Kayış işçileri, patronun sendikayı tanımayan tutumuna karşı 82 gündür direnişte. İşçilerin fabrika içerisinde çektiği fotoğrafları hatırlatarak “Burası bir fabrika, kömür ocağı falan değil” diyen Petrol-İş Mali Sekreteri Turgut Düşova, patronun işçi sağlığı, iş güvenliği önlemlerini almayarak adeta işçilerin ölümünü izlediğini ifade etti.

Kale Kayış fabrikasında atık plastikten üretilen ve kanserojen madde içeren tozdan üretim yaptıklarına dikkat çeken Düşova, “Bu insanların bir çoğunda akciğer hastalıkları var. işçi sağlığı iş güvenliği önlemleri alınmadığı için havalandırma, olmadığı için bu kanserojen maddeyi sürekli içine çekiyorlar. Her yıl ortalama 8 ile 10 işçinin kolu ve parmakları kopuyor, kırılıyor, kesiliyor. Çalışma koşullarını arkadaşların çektiği fotoğraflarda görülüyor.

Burası bir fabrika, bir kömür ocağı falan değil. Bu çocuklar yıllardır bu fabrikayı küçücük atölyeden bu hale getirdiler. Fakat işveren kar hırsına büründüğü için işçi sağlığı, iş güvenliği önlemlerini almayarak adeta ölümünü izliyor” diye konuştu.

İşçilerin  bu kölece çalışma koşullarına karşı yasal ve Anayasal haklarını kullanarak Petrol-İş Sendikasına üye olduklarını belirten Düşova şöyle konuştu: “Fakat biz çoğunluğu almamıza rağmen ve patrona gelin buradaki çalışmayı işçi sağlığı, iş güvenliği tüzüğüne uygun hale getirelim dediğimiz halde ısrarla masadan kaçtılar, görüşmeye gelmediler, oyaladılar.”  İşveren temsilcilerinin de 300 işçinin önünde “buraya sendika asla girmeyecek” diyerek işçilere tehditler savurduğunu söyleyen Düşova, “Bu da yasalara göre suç. 6 ay ile 2 yıl arasında cezası var. Bu haksızlığa, bu hukuksuzluğa karşı durması gereken devlet görevlileriyle, kaymakamlıkla, İŞKUR müdürüyle bir çok defa basın yoluyla da çağrı yaparak buradaki hukuksuzluğun ortadan kalkmasını istedik. İşverene çağrı yaptık. Ancak karşılık alamadık.”

"DARP BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA OLDU"

İşçilerin, eşlerinin ve çocuklarının Kale Kayış Patronu Faruk Dağlı ve oğlu tarafından darp edilmesinin bardağı taşıran, bıçağın kemiğe dayandığı nokta olduğunu söyleyen Düşova şöyle devam etti: “İşverenin kimden güç aldığını bilemiyoruz. Ama biz hukuki, demokratik, meşru alanda bu mücadelemizi daha da kemikleştirdi. Her ne olursa olsun bu mücadele kazanılana kadar asla terk etmeyeceğiz direniş alanını. İçeride de üyelerimiz var. ‘bakın siz de bu koşullar da ölüme gidiyorsunuz. Bu koşullarda çalışılmaz. İşveren nereden güç alıyorsa buradaki koşulları düzeltmiyor, yatırım yapmıyor. Gelin, sendikalı olun arkadaşlarımızın yanında yer alın’ diyerek üretimde çalışan arkadaşlarımızı da ikna ediyoruz. Onlar da tek tek gelmeye başladılar. Hızlı bir şekilde içeride çalışan arkadaşları da örgütlüyoruz.” İşçilerin çalışmama hakkını kullanarak inançlı ve kararlı bir şekilde direnişlerini sürdürdüklerini belirten Düşova, “82 gündür tek yumruk 145 kişi burada duruyor. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.

“Bir kez daha işvereni uyarıyoruz” diyen Düşova işverene şu çağrıda bulundu: “İşçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarını sağlat, çalışma koşullarını düzelt, sendikayı tanı, masaya otur fabrikanı çalıştır. ‘kapatacağım’ hikayelerini biz çok duyduk. Her gün bu işçilerin sömürerek trilyonlar kazandığını hepimiz biliyoruz.  En ahlaksız olanı da şu; arkadaşlarımız üzerinden elde ettiği sermaye birikimini sizi bu sermayemle mahvedeceğim’ diyerek kullanması. Ben zannediyorum aklını kaybetti bu işveren. Biran önce tedavi olmasını da öneriyorum kendisine.”  

İMAMOĞLU VE YILDIRIM’A ÇAĞRI

İstanbul Büyükşehir belediye seçimini hatırlatan Düşova adaylara şu çağrıda bulundu: “Burada çalışan 300 arkadaşım mağdur. Bugün mağdurları temsil edeceklerini  söyleyen Sayın İmamoğlu ile Sayın Yıldırım gelecekler burada arkadaşlarımızın sorunlarına çare bulmak için yanlarında olacaklar. İstanbul’u gezip kimse atıp tutmayacak. Gelecekler asıl mağdur olmuş, burada ölümle tehdit edilmiş, 6 aylık bebeği tokatlayacak kadar canileşmiş işverene karşı durarak tüm Türkiye’ye duyuracaklar. Sayın Binali Yıldırım aynı zamanda Başbakanlık yaptı, Meclis başkanlığı yaptı. Şimdi İstanbul Büyükşehir belediyesi başkan adayı. Samimiyse, ben ‘İstanbul halkına çalışacağım’ diyorsa bu çocuklar İstanbullular. İstanbul’da yaşanan bu yüz karası olaya sahip çıkmıyorlarsa sokaklarda gezmeyi de adaylığı da bıraksınlar.

ÖNCEKİ HABER

Tarsus'ta ölüme terk edilen eşeği belediye sahiplendi

SONRAKİ HABER

Eğitim Sen İstanbul ve Samsun'da 23 Kasım Ankara mitingine çağrı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa