25 Mayıs 2019 15:22

Çeyrek asra yaklaşan adalet arayışı: Cumartesi Anneleri

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerinin yargılanması isteyen Cumartesi Anneleri, İHD önünde bir araya geldi.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerinin yargılanması için 24 yıldır mücadele yürüten Cumartesi Anneleri, bu hafta 1997'de Diyarbakır'da gözaltında alınarak kaybedilen Mehmet Özdemir’in akıbetini sordu. Mücadelelerinde çeyrek asrı geride bırakacak olan Cumartesi Anneleri, “Bu süreçte çok şey gördük ama adaleti göremedik” dedi.

Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Mücadele Haftası’nda İHD İstanbul Şubesi önünde bir araya gelen annelere CHP ve HDP milletvekilleri de destek verdi.

Bu haftaki açıklamayı okuyan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak “Kayıplarımızı istiyoruz!” diyerek başlattıkları mücadelenin iki gün sonra 24’üncü yılına gireceğini söyleyerek “24 yıl önce 27 Mayıs 1995 tarihinde gözaltında kaybetme suçuyla yüzleşilmesi, hesaplaşılması ve adaletin sağlanması talebiyle Galatasaray'a çıktık” dedi. Galatasaray Meydanı’nı bir hafıza mekanına dönüştürdüklerini söyleyen Ocak, “İnkar edilen, unutturulmak istenen kayıplar gerçeğini Galatasaray'da canlı tuttuk” dedi. Ancak 40 haftadır kayıplarıyla buluşma mekanı olan Galatasaray Meydanı’nın hukuksuz bir şekilde kendilerine yasaklandığını ifade eden Ocak “Bunu da aşacağız. Çünkü Antigone'den bu yana mezarsız sevdikleri için adalet isteyenlerin seslerini engellemeye hiçbir güç yetmedi, yetmeyecek” diye konuştu.

"ÖZDEMİR’İN OĞLU YAŞAMINI YİTİRDİ"

26 Aralık 1997'de Diyarbakır'da gözaltında alınarak kaybedilen Mehmet Özdemir’in oğlu Mehmet Özdemir’i kaybettikleri bilgisini de paylaşan Maside Ocak, “Mehmet Özdemir gözaltında kaybedildiğinde oğlu henüz doğmamıştı. Mehmet Özdemir’in ismi oğluna verildi. Mehmet Özdemir’in oğlu Mehmet Özdemir’i kaybettik. Ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyoruz” dedi.

"BEYAZ TOROSLARA BİNENLER GERİ DÖNMEDİ"

12 Eylül 1980 darbesinde gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in ablası İkbal Eren, de 24 yıldır kayıpları için mücadele ettiklerini anlatarak “Siz yasaklasanız da biz unutmayacağız, unutturmayacağız. Bir gün Galatasaray Meydanı’nda oturacağız” dedi.

1996 yılında Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Abdullah Canan’ın oğlu Tayyup Canan ise, yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “1990’lı yıllar deyince akıllara beyaz Toroslar gelir. O beyaz Toroslara binenler bir daha geri dönmedi” diyerek mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirtti. 

1993’te Urfa Siverek’te gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın oğlu Şerif Taşkaya, hakim ve savcılara seslenerek  “O beyaz Toroslarla annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimi götüren neyse siz de onlarsınız. Adalet diye bir şey kalmamış insanlar karamsar bu sizin eseriniz” dedi.

"KAYBETTİKLERİMİZE SÖZ VERDİK"

1980’de gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır ise, mücadelelerinin çeyrek asırı geride bırakmak üzere olduğunu belirterek, “Bu süreçte her şeyi gördüm ama adaleti göremedim. 24 yıldır hukukun üstünlüğü için Galatasaray Meydanı’nı kendimize mekan ettik. Aramızdan ayrışanlara söz vermiştik. Bu alanda mücadele edeceğiz diye. Bizi buraya iki duvar arasına sığdırmanın ne anlamı var” dedi. (İstanbul/MA)

ÖNCEKİ HABER

Yönetmen Nedim Saban: Gençler kamera önünde olmayı hedeflemesin

SONRAKİ HABER

Aşırı yağış Düzce'de sele neden oldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa