22 Mayıs 2019 16:37

Fatih Yaşlı: S-400’ler konusunda son kozlar sahaya sürülüyor

Akademisyen Fatih Yaşlı: İktidarın ABD ve Rusya’yı aynı anda idare etme siyasetinin sonlarına gelindi.

Fotoğraf: Vitaly V. Kuzmin/Wikimedia Commons (CC-BY-SA 4.0)

Paylaş

ABD medyası Rusya’dan S-400 füze savunma sistemini satın almak için yaptığı anlaşmaya sadık kalması durumunda Trump yönetiminin Türkiye’ye yaptırım uygulamaya başlayacağını yazdı. Savunma Bakanı Hulusi Akar da bugün yaptığı açıklamalarda, ABD yaptırımlarına hazırlandıklarını söyledi. Rusya ise ABD’ye tepki gösterdi.

AYNI ANDA İDARE ETME POLİTİKASI SONA GELDİ

Gelişmeleri Evrensel’e yorumlayan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Fatih Yaşlı, AKP iktidarının bir süredir izlediği ABD’yi ve Rusya’yı aynı anda idare etme, birini diğerine karşı kullanmaya çalışma ve buradan pazarlıklardaki elini yükseltme siyasetinin sonlarına gelindiğine dikkat çekti. Yaşlı, “Bu ise S-400 hava savunma sistemlerinin teslim tarihinin yaklaşmış olmasıyla ilgili. S-400’lerin Türkiye’ye teslim tarihi yaklaştıkça, Rusya alımdan vazgeçilmemesi için, ABD ise vazgeçilmesi için baskısını daha da artıyor, pazarlıklar da buna göre sıklaşıyor, yoğunlaşıyor, taraflar son kozlarını sahaya sürüyor” dedi.

ABD MÜZAKERE KONUSU DAHİ ETMEK İSTEMİYOR

“ABD tarafından yapılan açıklamalara bakıldığında, Türkiye’nin S-400’lerin alımı meselesini konuşmak üzere ABD ile Türkiye arasında bir komisyon kurulması teklifine sıcak bakmadığı, alım seçeneğini müzakere konusu dahi etmek istemediği ve buna bağlı olarak Türkiye’yi parçası olduğu F-35 savaş uçağı projesinden çıkarmayı, F-35’leri teslim etmemeyi ve hem iktisadi hem askeri ambargo seçeneklerine başvurmayı düşündüğü görülebiliyor” diyen Yaşlı, “Çünkü ABD açısından Türkiye’ye S-400’lerin yerleştirilmesi hem NATO ittifakında ciddi bir çatlak hem de Rusya’nın bölgedeki hegemonyasının artışı anlamına gelecek ve bu da ABD’nin özellikle Ortadoğu politikası açısından son derece sıkıntı verici bir durum. Buna bir de S-400’ler gibi son teknoloji ürünü hava savunma sistemleriyle F-35 gibi son teknoloji ürünü hava saldırı unsurlarının, üstelik bir de bunlar birbirilerine rakip olarak üretiliyorken, aynı anda satın alınmak istenmesi gibi bir tuhaflığı ekleyince tablo netleşiyor” yorumunu yaptı.

RUSYA’NIN CEBİNDE B PLANI OLABİLİR

Bu iki haftanın sonunda S-400 alımından vazgeçilmesi söz konusu olmaz ise ABD’nin yaptırıma dönük adımları birer birer devreye gireceğine dikkat çeken Yaşlı, konuyu Rusya açısından ise şöyle değerlendirdi:

“Rusya bu konuda daha rahat. Elbette ki S-400’ler sahiden Türkiye’ye yerleştirilirse ABD ve NATO’ya karşı çok büyük bir askeri-siyasi başarı kazanılmış olacak ama Moskova’nın gayet yakından tanıdığı Ankara’nın son anda alımdan vazgeçmesini asla göz ardı edilmemesi gereken bir ihtimal olarak gördüğünü ve cebinde bir B planının olduğunu tahmin edebiliriz. Öte yandan onlar da son ana kadar S-400’leri Türkiye’ye yerleştirmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Bunun için de ellerindeki en güçlü silah, uluslararası arenada giderek yalnızlaşan Erdoğan’ın arkasında durmaya dair tutumları ile iktidarın Suriye’deki emperyal hevesleri olacaktır. Ve eğer S-400’lerden vazgeçilirse bu iki tutumda gözle görülür değişiklikler yaşanması son derece yüksek bir ihtimaldir.”

SERMAYE DÜZENİNİN BEKA MESELESİ DERİNLEŞİYOR

AKP iktidarının S-400 konusundaki tutumunun değişip değişmeyeceği konusunda da Yaşlı, “Türkiye ekonomisi çok büyük bir kriz içerisinde ve bu salt bir ekonomik kriz olmanın ötesinde Türkiye’nin sermaye düzeni açısından bir beka meselesine tekabül ediyor. TÜSİAD’la iktidar arasında yaşanan geriliminin gerisinde de bu var” diyerek şöyle devam etti:

“Sermaye birikim modelinde yaşanan krize, iktidarın rıza üretmekte zorlanma krizi, yani bir hegemonya krizi eşlik etmek üzere ve bu sermaye sınıfı açısından tehlike çanlarının çalması anlamına geliyor. Türkiye kapitalizmi, ihracatıyla, ithalatıyla, finansal sistemiyle, borçlanma mekanizmalarıyla göbekten batıya bağımlı. Dolayısıyla ABD’yle, Batıyla yaşanan her gerilim, Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırırken, sermaye düzeninin beka meselesini derinleştiriyor. İşte bu noktada Erdoğan’ın, AKP’nin nasıl bir tutum alacağı önem kazanıyor, acaba ABD’yle, Batı’yla yeni bir yakınlaşma sürecine girilecek ve bunun için de S-400’lerden vazgeçmek anlamına gelen bir tutum mu alınacak, yoksa Erdoğan ‘Beni götürürseniz, benle birlikte Türkiye de gider’ diye tarif edebileceğim bir tutumla, ekonomik ve siyasi krizin derinleşmesini ve bir çöküşü de göze alarak S-400’leri alacak mı?”

İKTİDAR BELLİ BİR RASYONALİTE EŞİĞİNİ GEÇTİ

“Şu an bu soruya kesin bir yanıt vermek çok zor görünüyor. Hem Erdoğan’ın hem Akar’ın açıklamalarına bakıldığında, anlaşmanın bittiği, iptal edilmeyeceği ve S-400’lerin Türkiye’ye geleceği kesin bir dille ifade ediliyor. Ben de şu an itibariyle ve iktidarın belli bir rasyonalite eşiğini geçmiş olduğu düşüncesinden hareketle bu seçeneği daha olası görüyorum, yani iktidar S-400’lerden vazgeçmeyecekmiş gibi görünüyor şu anki pozisyonlarına baktığımızda. Ancak ABD’nin atacağı adımlar ve bu adımların ekonomi üzerindeki yıkıcı, siyaset üzerindeki belirleyici sonuçları son anda iktidarın fikrini değiştirmesine neden olabilir ya da ortaya öyle bir konjonktür çıkar ki füzelerin Türkiye sınırından içeri girmesi dahi söz konusu olamaz. İhtimaller bunlar, ancak dediğim gibi hangisinin gerçekleşeceğine dair kesin bir şey söylemek şu an için imkansız, süreci iki-üç hafta daha izledikten sonra ise daha net şeyler söylememiz mümkün hale gelecek.” (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

‘Marketteki meyve resim gibi geliyor, tadını unuttuk’

SONRAKİ HABER

AA'dan 31 Mart seçimleri açıklaması: AA veri aktaran bir medya kuruluşudur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa