Temelli: Samsun'a 19 Mayıs'ın ruhuna vakıf olmayanlar gitti

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

21 Mayıs 2019 12:52
Son Güncellenme Tarihi: 21 Mayıs 2019 17:48
Paylaş

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Sezai Temelli'nin konuşmasından satır başları şöyle:

Bundan 3 yıl önce, 20 Mayıs günü bu Meclis en karanlık günlerinden birini yaşadı. Milletvekillerinin fezlekelerle dokunulmazlıkları kaldırıldı. Arkadaşlarımızı 3 yıl önce rehin aldılar ancak içeride ve dışarıda direniş sürüyor. Adaletli bir yaşamı ve onurlu bir barışı var edene kadar da hep birlikte direnmeye devam edeceğiz.

İşkenceciler yine hortladı. Urfa'dan gelen haberlerle bu ülke '90'lardaki tabloyu bir kez daha yaşıyor. Güvenlik güçleri halka zulmediyor. İşe giden insanların servis aracı taranıyor, 4 tane işçi yaralanıyor. Kürde zulüm bitmiyor. Kürtlere 'defol git' diyen zihniyet hâlâ iş başında.

Hakikatin sesi kısılmak isteniyor. 2 hafta önce grup çalışmamızı veren Tele1 televizyonuna RTÜK ceza veriyor. Meclis TV konuşmamızı canlı yayınlıyor. RTÜK yarın Meclis TV'ye de ceza verebilir. Acz içine düşmüş bir iktidar görüyoruz.

TRT'nin yolsuzlukları ayyuka çıkmış durumda. Bu TRT'nin kaynaklarını biz vergilerimizle sağlıyorken iktidarın borazanı olmuş durumda. Personeli işinden uzaklarştırıyor ya da yapamayacağı işlere görevlendiriliyor, 169 çalışan işinden uzaklaştırılıyor.

Mardin Büyükşehir Belediyesinde kayyum yüzünden elektrik kesilmiş. Biliyoruz ki bu kayyumların ne tür yolsuzluklar yaptıklarını. Biz defalarca 31 Mart'tan ders çıkartın dedik, onlar ise bunun acısını halkımızdan çıkarma peşinde.

Kadına yönelik şiddet hız kesmiyor. Bu şiddet kadına yönelik her türlü alanda ortaya çıkıyor. En adaletsiz koşullarda çalışanlar kadınlar. Sosyal yaşamda sürekli şiddete maruz kalan kadınlar. İşte bakın nafaka yasasına. Kadınların boşanma durumunda mağduriyetini ortadan kaldıracak nafaka uyfgulaması kaldırılmak isteniyor.

Bu şiddetin ve zulmün sürmesi için barış isteyenlerin sesinin kısılması isteniyor. Füsun Üstel hocamız, barış istedi diye 11 ay cezaevinde kalacak. Haluk Savaş hocamız, KHK ile ihraç edildi, tutuklandı, beraat etti. Nihayet dün pasaport alacağı söylenmiş. Pasaportu verirken de  'zaruri haller durumunda veriliyor' denmiş. Kendisinin hiçbir suçu yok halbuki. Gazeteci Ayşe Düzkan cezaevinde. Onun ötesinde yüzlerce gazeteci cezaevinde. Çok yakında hepsiyle buluşacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Özgürlük mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çünkü bu özgürlük mücadelmizin en ön safında annelerimiz var.  Açlık grevleri, ölüm oruöları son bulsun diye, ölüm olmasın diye, her türlü şiddete rağmen asla vazgeçmiyorlar. Zulüm son bulsun, savaş son bulsun, ölümler olmasın diye sesimizi yükselteceğiz.

Tam 195 gündür Hakkari Milletvekilimiz Leyla Güven açlık grevinde. 21 Kasım'da Nasır Yağız açlık grevine başladı. Cezaevlerinde 300'den fazla tutsak açlık grevlerinin 158'inci gününde... Bütün bu arkadaşlarımın şahsında bir kez daha sesleniyorum; bugün 3000 tutsak açlık grevinde, ölüm orucunda olanlar var. Tüm bu insanların yardımına koşmak yerine cezaevi yönetimi bu insanları darbediyor, baskı uyguluyor. Böyle bir faşist anlayışla karşı karşıyayız. Gelin hep birlikte bu sessizliği yırtalım, ses olalım ki bu tecrit sonlansın. Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecride son verelim. Hükümete ve Adalet Bakanı'na da sesleniyorum: Bir adım attınız ve sonrasında gereken düzenlemeyi de yaparak üzerinize düşeni gerçekleştirin.

SAMSUN'DAKİ 19 MAYIS KUTLAMASI

Tüm ülkede bir hukuksuzluk hüküm sürüyor. Karşımızda bir cumhurbaşkanı mı yoksa partinin genel başkanı mı var, ayırt edemiyoruz. Kendisi de ayırt edemiyor. 19 Mayıs günü de gördük. 19 Mayıs 1919'un yüzüncü yılı Samsun'da kutlandı. Kutlandı mı? 19 Mayıs'ın ruhuna vakıf olmayanlar, Samsun'a kutlamaya gittiler. Bir de fotoğraf çektirmişler, sanki emeklilik fotoğrafı. Evet, sizi emekli edeceğiz. O fotoğrafta Kürtler yok, kadınlar yok, gençler yok. Türkiye ittifakıymış, yaratmak istedikleri şey tekçiliktir. Ama vazgeçmek yok, karamsarlığa düşmek yok, bizim de fotoğrafımız var. Öyle on kişi, onbeş kişi değil, milyonların fotoğrafı var.

MEB'İN "YENİ EĞİTİM MODELİ"

17 yıldır neredeyse her sömestr model değiştirenler, şimdi kalkmış yeni bir model uygulayacakmış. Kariyer ofisleri kurulacakmış, zihniyete bakar mısınız! Belli dersler zorunlu olacak, ders sayısı azalacak, kariyer ofisleri öğrenciyi yönlendirecek, sonra da 2023 eğitim vizyonu oluşturulacak. Bir felaketi izlemeye devam ediyoruz. Parası olan, neoliberal eğitim sisteminin koşullarında okuyor. Paran yoksa kız çocuklarını evlendiriyorlar, erkek çocuklarını da çırak yapıyorlar.

EKONOMİK KRİZ

Geçen gün Eyüp Dal isimli bir genç kendisini yaktı, yaşamını yitirdi. Seçim öncesinde oy için umutlandırmışlar, seçimden sonra Antep Şahinbey Belediyesi kapıyı yüzüne kapamış. Ekonomiden anlamayan ekonomi özürlü bakan diyor ki 'En kötüsü geride kaldı, tünelin ucunda ışık göründü...'. Trendir o tren!

Suriye'de halklar çözümü beklerken silahlanma adı altında bu halkların kaynakları çarçur ediliyor. Bu iktidar, Suriye'deki çözümsüzlükten beslenerek kendisini sürdürmeye çalışıyor.

23 HAZİRAN SEÇİMLERİ

Bütün bu karamsar tabloyu değiştirecek yegane güç Türkiye halklarıdır, işçilerin emekçilerin, kadınların gücüdür. 31 Mart'a giderken Türkiye'nin umudunu büyüten bir seçenek var ettik Bu cumhur ittifakını gerileteceğiz dedik, başardık ama türlü marifetlerle 6 arkadaşımız KHK'ler bahane edilerek, 56 meclis üyemiz mazbatalarından mahrum edildi. Kayyumcu zihniyet devam ediyor. Şimdi artık savcılar müdahil olmaya başladı, Tatvan'da olduğu gibi meclis üyesi arkadaşlarımıza soruşturma başlattılar. İstanbul'da da halkın iradesini yok saydılar. Şimdi YSK 200 sayfalık gerekçe yazmış, bu haksızlıkarı hukuksuzlukları 200 sayfaya sığdıramazsınız. Bu sahtekarlığa asla kılıf uyduramazsınız.

23 Haziran seçimlerinde de daha önce yendiğimiz ama yenildikçe doymayan iktidarı bir kez daha yeneceğiz. Demokrasi ittifakı ile bu ceberrut iktidarı durduracağız.

Bir an önce yeni anayasa çalışmalarına başlayın, hep birlikte demokratik bir anayasa yapalım. Çoğulcu, demokratik bir cumhuriyeti hep birlikte kuralım. Ama çok daha önce toplumsal barış için adım atmalıyız. 'Terörle Mücadele Kanunu'ndan bir an önce kurtulmamız lazım. Savcıların talimatla yazdığı fezlekelerle bu ülkede demokrasi gelmez. Her alanda özgürlüğü tesis etmemiz lazım.

İmralı'da başlayan tecrit, bütün ülkeyi sardı. Şimdi bunlara son verme zamanıdır. Bu krizden çıkışın adresi demokrasi ittifakıdır. Nerede bir adaletsizlik varsa orada olacağız. Hep birlikte direneceğiz, geleceğimize sahip çıkacağız." (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Gazetecilere saldırılar sürüyor: Antalya'da Ergin Çevik darbedildi

SONRAKİ HABER

Servis minibüsünün altında kalan 4 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa