20 Mayıs 2019 15:39

Çocukları açlık grevinde olan anneler: Lokmalar boğazımızda kalıyor

Çocukları cezaevinde açlık grevi ve ölüm orucunda olan anneler "Yediğimiz lokma boğazımızda kalıyor" diyor.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Diyarbakır'da açlık grevindeki ve ölüm orucundaki çocukları için Koşu Yolu Parkı’nda oturma eylemi yapmak isteyen annelere yine izin verilmedi. Polis bariyerleriyle çevrili parkta eylemin yapılmasına izin verilmemesinin ardından eski un fabrikası önünde oturma eylemi yapıldı. Tutsak annelerinin eyleminden basın mensuplarının görüntü almasına izin verilmedi. Oturma eyleminin ardından Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) önüne yürüyen anneler adına açıklama yapan Zehra Şahin “Bizi zırhlı araçları ile korkutmak istiyorlar. Biz korkmuyoruz” dedi.

Cezaevlerinde açlık grevinde ve ölüm orucunda olan Diyarbakır’daki annelerin eylemleri 20 gündür devam ediyor. Koşu Yolu Parkı’nda açıklamaya izin verilmemesi üzerine eski un fabrikası önünde oturma eylemi yapan anneler, oturma eyleminin ardından polis çemberinde TUAY- DER önüne yürüdüler. Yürüyüşün ardından açıklama yapan Zehra Şahin “Ne zamana kadar bu zulüm sürecek? Ölene kadar çocuklarımızın arkasında olacağız. Bizi zırhlı araçları ile korkutmak istiyorlar, korkmuyoruz. Yediğimiz lokma boğazımızda kalıyor. Herkes ayağa kalksın. Ne zamana sokaklarda olacağız? Erdoğan, çocuklarını aç bırakabilir mi? Ama artık yeter, biz barış istiyoruz” dedi.

Tutuklu annelerinin eylemine HDP milletvekilleri Musa Farisoğulları, Semra Güzel ve HDP ve DBP il yöneticileri de katıldı.

"MESLEĞİN GEREKLİLİĞİ KORUNMALIDIR"

Evrensel'e konuşan basın mensupları, polislerin engellemesini “sansür” olarak nitelediler.

Polis engellemesini “haber alma hakkına, ve basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir engelleme” diye değerlendiren Jinnews muhabiri Şehriban Aslan, “Tutsak annelerinin eylemlerinden basın mensuplarının  çekim yapmasına izin verilmiyor, engelleniyor. Basın mensuplarının tutsakların ailelerini yalnızca üst geçitten çekebiliyor olması da Türkiye'de ki gazetecilik mesleğinin çok açık özeti" dedi.

Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Aydın Atay da “Herkesin kendini ifade etme hakkının yanında, toplumun haber alma hakkı var” dedi. Gazeteci olarak bu hakkı korumaya insanların seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirten Atay “Ne yazık ki her gün aynı engellemeyle karşılaşıyoruz. Polis görevini yapmakla birlikte bizi engellemeyi kendine hak buluyor. En temel haklardan olan ifade özgürlüğünü korumak zorundayız. Gazeteci örgütleri ve gazeteciler bu engellemeye karşı durmalı ve mesleğin gerekliliği korunmalıdır” dedi.

TGS: GEREKLİ GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIZ

“Gazetecilere yapılan engellemeler kabul edilemez.” diyen Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır temsilcisi Mahmut Oral “Yapılan engellemenin adı sansürdür. Eğer kanunsuz bir şey yapılmıyorsa gizleyecekleri bir şey  var ki basının görüntü alınması engelleniyor. Gazetecilere yapılan engellemeler kabul edilemez. Bunun için gerekli girişimlerde bulunacağız” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde hukuk ayaklar altında

SONRAKİ HABER

İmamoğlu'dan kendisini protesto eden İBB personelleri hakkında açıklama

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa