17 Mayıs 2019 22:54

Kayıplar Haftası etkinlikleri Kaşıkçı'nın kaybedildiği yerde başladı

İHD, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası etkinliklerine Kaşıkçı’nın kaybedildiği konsolosluk önünde yaptığı açıklama ile başladı.

Fotoğraf: MA

Paylaş

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası etkinliklerine gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybedildiği Suudi Arabistan Konsolosluğu önünde yaptığı açıklamayla başladı. Hak savunucuları “Kayıplarımız nerede, Cemal Kaşıkçı nerede?” diye sordu. Açıklamada Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Şubesi Temsilcisi Ümit Efe ve CHP İStanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da birer konuşma yaptı.

"KAŞIKÇI BU BİNADAN ÇIKMADI"

Açıklamada konuşan İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan, Kayıplar Haftası vesilesiyle, bir kez daha Türkiye’de yüzlerce insanın gözaltında kaybedildiği ve kayıplarla ilgili tüm hukuki süreçlerin cezasızlıkla sonuçlandırıldığının altını çizmek için bir araya geldiklerini söyledi. Bu yılki Kayıplar Haftası’nı burada başlattıklarını  çünkü önünde bulundukları başkonsolosluk binasına giren Suudi vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı bir daha bu binadan çıkamadığını hatırlatan Arcan “Suudi yetkililerin inkarı sonucunda Kaşıkçı’nın tam olarak başına ne geldiği ve bedeninin nerede olduğu hâlâ bilinmiyor. Kaşıkçı’nın kaybedilmesinin üzerinden 197 gün geçti. İnsanlık dışı yöntemler uygulanarak öldürüldüğüne dair iddialar gündeme gelse de Suudi Devleti infazdaki sorumluluğunu üstlenmedi. Adaletin sağlanmasına dair ikna edici bir adım atmadı ve uluslararası hesap verebilirlik sağlanmadı. Bu suç karşısında devletler, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan ile ilişkilerini bozmamak için, düşük profilli tepkilerle yetindiler” dedi.

"BİNE YAKIN KAYIP VAR"

Açıklamada konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Türkiye'de kaybetme politikasının ilk örneğine 1936'da rastladıklarını anlatarak “Daha sonra Sabahattin Ali ve 1980'ler, 1990'larda yüzlerce kayıp verdik. O günden bugüne kayıp yakınlarının arayışı devam ediyor. Türkiye’de halen hem siyasetin hem yargının gerçeğin ortaya çıkmasındaki direnci devam ediyor” diye sordu.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Şubesi Temsilcisi Ümit Efe de, Türkiye’de gözaltında kaybedilmelere karşı mücadele edenlerin yanında olduklarını belirterek kayıpların hesabı sorulmadan bu topraklarda demokrasinin olmayacağının altını çizdi.

‘KAŞIKÇI’NIN ÖLDÜRÜLMESİ TESADÜFİ DEĞİL’

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da kayıpların akıbeti konusunda etkin soruşturmaların olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Fikri Özgen’in avukatıydım. Beyaz Toros ile gözaltına alındı. 22 yıldır kendisinden haber yok. Bu kayıptan dolayı AİHM, Türkiye’yi mahkum etti. Cemal Kaşıkçı ise yakın zamanda kaybedildi. Fikri Özgen için yargı hesap sorsaydı, Cemal Kaşıkçı kaybolmazdı. Suudi Arabistan’ın Türkiye’yi seçmesi hiç tesadüf değil. Türkiye’nin pratiği buna büyük cesaret vermiştir” diye konuştu.  

‘DEVLET SORUMLUDUR’

“Kim olursa olsun hiç kimse devletin gözetimi altındayken ortadan kaybedilemez” diye konuşan gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırkbayır ise başkaları kaybolmasın diye mücadele ettiklerini anlatarak “Cemal Kaşıkçı burada kaybedildi ve devlet bundan sorumludur” dedi.

TALEPLER

İHD'nin Kayıplar Haftası’na ilişkin taleplerini şöyle:

  • Gözaltında kaybetme suçunu gündemde tutmak, özel bir ilgiyle takip etmek, bu suçu işleyenlerin, suça azmettirenlerin hukuka uygun şekilde yargılanmalarını talep etmek insanlık görevidir.
  • Cemal Kaşıkçı için adalet istiyoruz. Kaşıkçının kaybedilmesi ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler soruşturması başlatılması için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.
  • Bu topraklarda yaşanan gözaltında kaybedilmeler için Türk devletini uluslararası taahhütlerine uyarak, hesap verme sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz.
  • Hükümeti derhal BM Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmeyi imzalamaya çağırıyoruz.
  • Gözaltında kaybetmeyi muhaliflere karşı bir yok etme yöntemi olarak kullanan devletleri, bu suçu işlemekten vazgeçmeye çağırıyoruz.

(İstanbul/MA)

ÖNCEKİ HABER

İbrahim Kaypakkaya katledilişinin 46. yılında anılıyor

SONRAKİ HABER

Manisa'da 3 işçi servisi çarpıştı: 23 kişi yaralandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa