16 Mayıs 2019 22:58

Erdoğan'dan TÜSİAD'a: Bunun hesabını sormasını bilirim

Erdoğan, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulundaki konuşmaya karşı, "Sizin 17 yıl önceki durumunuzu da biliyorum, yeri gelirse bunları teşhir ederim" dedi.

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Paylaş

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul’da İç Güvenlik Birimleri İftar Programı’na katıldı. Programda konuşan Erdoğan, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSAD) Yüksek İstişare Kurulu Tuncay Özilhan’ın açıklamasına tepki gösterdi. Özilhan'ın "istatistik cinliğine başvurduğunu" söyleyen Erdoğan, "Sizin 17 yıl önceki durumunuzu da biliyorum, bugünkü durumunuzu da biliyorum. Yeri gelirse bunları teşhir ederim. Türkiye'yi içeriden vuranlara bunun hesabını sormasını bilirim" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Dün, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın, bunu bu şekilde açıklamak istemezdim, buram buram demokrasi hazımsızlığı kokan, üstüne bir de Türkiye’yi karalamak için istatistik cinliğine başvuran konuşmasını üzüntüyle dinledim. Bu tür istatistikler çoğunlukla ülkemize karşı yaklaşımlarının asla adil olmadığını bildiğimiz çevrelerin ürünüdür” diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"17 YILDA SENİN ŞİRKETİN NE KADAR BÜYÜDÜ?"

"Buna rağmen benzer istatistiklerde, Türkiye’nin gerçekten çok iyi olduğu nice alanlar vardır. Mesela iş yapma kolaylığı bakımından 17 sıra birden yükselerek 190 ülke arasında 43’üncülüğe çıktık. Bunu görmez. Ekonomik özgürlükler endeksinde de 180 ülke içinde 68’inci sıradayız. Bunu görmez. Halbuki bu kişi bizi hep ülkemizi 110’lu, 120’li sıralarda gösteren istatistik eğrileri üzerinden vurmaya çalışır."

"Beyefendi 17 yıl önce Türkiye’nin kişi başına milli geliri neydi, bugün Türkiye’nin kişi başına milli geliri ne? Sen o gün neredeydin ekonomik olarak, bugün neredesin? O günden bugüne sadece firman ne kadar büyüdü? Arkadaşların ne kadar güçlendi, onu hiç masaya yatırmıyorsun."

"İÇERİDEN VURANLAR" OLARAK NİTELEDİ

"Ben sizin 17 yıl önceki durumunuzu da biliyorum, bugünkü durumunuzu da biliyorum. Yeri gelirse bunları teşhir ederim. Ama şunu bilin, Türkiye’yi dışarıdan vurmaya çalışanlar vurmaya çalışıyor ama içeriden vuranlara bunun hesabını sormasını bilirim."

"Zira biz TÜSİAD’ın kasıtlı olarak Türkiye’yi alt sırada gösteren istatistiklerin illüzyonuna sığınmak yerine mesela başlattığımız 2,5 milyonluk istihdam seferberliğine niçin destek vermiyor, bunu da kendilerine hatırlatırım. Size burada iş düşmüyor mu, dev fabrikalarınız var, holdingsiniz. Ne olur 5 tane, 10 tane yanına işsiz insanı alsan, neyini kaybedersin? Bunların dert edinmiyorsunuz."

"1 HAFTA ÖNCE NE KONUŞTUK?"

"Biz TÜSİAD’ın politik tarafgirlikten daha ziyade Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık mücadelesine yaptığı katkılarla gündeme gelmesini arzu ederdik. Daha 1 hafta önce ziyaretime geldiniz. Sizlerle neleri konuştuk? 1 hafta geçmeden yaptıkları açıklamalara bakın. Unutmayalım ki bu ülke hepimizin ortak vatanıdır. Bu dolarlar, bu avrolar sizleri kurtarmaz. Bu millet sizi kurtarırsa kurtarır. Bunu da böyle bilin."

"Bayrak, hepimizin ortak bayrağıdır. Anayasa devletimizi bir arada tutan kilit taşıdır. Demokrasi bedelini canla ödeyerek elde ettiğimiz en büyük kazanımdır. Hiç kimsenin siyasi hesaplarla Türk demokrasisinde gedik açmaya, 70 yıllık kazanımlarımızı dinamitlemeye hakkı yoktur."

TÜSİAD SEÇİM EKONOMİSİNİ ELEŞTİRMİŞ, TÜRKİYE İTTİFAKINI VE BAŞKANLIĞI DESTEKLEMİŞTİ

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, dün YİK açılış konuşmasında, ekonomideki gidişata ilişkin hükümete uyarılarda bulunmuş, ekonominin düze çıkabilmesi için hukuk ve adalet sisteminin düzelmesi gerektiğini savunmuştu. Erdoğan'ın önderdiği Türkiye İttifakına ve başkanlık sistemine destekler de içeren konuşmada seçim ekonomisi eleştirilmişti.

Seçim süreçlerinin ekonomiye yansımalarını değerlendiren Özilhan, “Ekonomik performans düştükçe ardı ardına yapılan seçimlerde seçim ekonomisi uygulanıyor. Yapısal sorunların çözümü erteleniyor. 2007'en bu yana tam 14 kez sandığa gittik. İptal edilen İstanbul seçimlerini dahil edersek 15'e geliyor. Güçler ayrılığının mükemmel işlediği, yürütmenin çalıştığı, ifade ve medya özgürlüğünün güvence altına alındığı, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığından kimsenin şüphesinin olmadığı bir sistem kurmak için bu seçimleri yaptık. Peki kurabildik mi? Bugün geldiğimiz noktaya bakarsak evet diyemiyoruz” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

KESK: 3600 ek gösterge talebimizde ısrarcıyız

SONRAKİ HABER

"Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu’nun gazeteciliğine tanığız"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa