Sayın medya şimdi bu başlıktan ne anlayalım?

Sayın medya şimdi bu başlıktan ne anlayalım?

“Tecavüzcüsünü öldürdü beraat etti.” Haber, gazete ve internet sayfalarında bu başlıkla verildi. Çoğunda aynı içerik, aynı fotoğrafla. Karar için bir ilk deniyor. Öyle midir doğrusu bilmiyoruz. Ama öznesi kadın olduğu ve içinde yeter sayıda taciz, tecavüz, şantaj kelimeleri geçtiği i&cc

Serpil İlgün

Sermaye basını içinde, kararın ne anlama geldiğini, nasıl değerlendirmek gerektiğini işin uzmanlarına soran Radikal gazetesinin hakkını teslim ederek, haberi özetleyelim.

Haber, en özetle şöyle: Tarım işçisi kadın, şehir değiştirmesine, gittiği şehirlerdeki savcılıklara defalarca suç duyurularında bulunmasına rağmen tecavüzcüsünden kurtulamadı. İki yıl boyunca süren tehditlere, tecavüzlere dayanamadı ve geçtiğimiz yıl tecavüzcüsünü öldürüldü. Bir yıldır devam eden mahkeme önceki gün beraatle sonuçlandı.

İki cümleye sıkıştırdığımızda bile soluğumuzu kesen hikaye, gazetelerde oldukça ayrıntılandırılmış. Lafa gelince, kadına yönelik şiddet haberlerinde nasıl duyarlı, nasıl hassas oldukları konusunda o biçim havalar basan sermaye basınının bu duyarlılıklarını gerçekten görmek istiyoruz. Ama, bizim iki cümleye sıkıştırmaya çalıştığımız, onların geniş geniş, üstelik okuru, özellikle de kadın okuru rahatsız eden, inciten pornografik bir dille ayrıntılı ayrıntılı verdiği haberin başlığı daha baştan, “duyarlılık ve hassasiyet yine başka bahara” dedirtiyor maalesef.

HERKESİN ETTİĞİ KENDİNE

Öncelikle, tecavüz gibi, yaşayanın ömür boyu izlerini taşıyacağı büyük bir travma, haberin içinde sıradanlaşıyor. Hadi onu da geçtik, duyarlı-hassas basınımız, işin içeriğinde değil ama duyarlılık-etik kısmında ayrışmış. Kadının ismi, kiminde açık açık, kiminde yalnızca harflerle, kiminde de yalnızca soyadının baş harfi kullanılarak verilmiş. Yine, kadının yüzü kiminde buzlanmış, kiminde buzlanma gereği duyulmamış.

“Tecavüzcüsünü öldürdü beraat etti”. Başlık ne söylüyor? Nasıl bir mesaj veriyor? İlk okuduğunuzda, cinayet işlemeyi teşvik edici bir söylem gibi gelmiyor mu? Sorsanız, “bu haberde biz kadının tarafındayız” diyeceklerdir büyük ihtimal. Kadının yanında duran, çaresizliğini anlayan-anlatan bir başlık mı şimdi bu? Çünkü “Tecavüzcüsünü öldürdü beraat etti” derseniz, “öldürün, nasılsa mahkeme beraat ettiriyor” demiş olursunuz. Ve bu her yanı sorunlu haberin daha başlığında, devletin şiddet gören kadını neden koruyamadığı, mekanizmaları neden işletmediği gibi meselenin esasını oluşturan soruları, (hadi ortadan kaldırmış demeyelim) etkisizleştirmiş olursunuz. Nitekim, mahkemenin kararını ağırlıkla olumlu bulan okuyucular cephesinde de (yeri gelmişken, günün en çok yorum yapılmış haberlerinden biri olduğunu söyleyelim) şu iki görüş ağır basıyor: “Kadınlar tecavüzcülerin cezalarını kendileri versinler, bu karar emsal olacaktır” ile “Ülkemizde kendi sorununu kendin çözmelisin, yoksa şikayetlerin dikkate alınmıyor.” Başlığın ve haberin içeriğinin, bu yorumların oluşmasında katkısı-etkisi olmamış mıdır? Ha, bu bir tek haberle oluşmaz, derseniz, haklısınız. Çünkü onca yıl, konu ister şiddet olsun, ister kadın katliamı, haberlerde kullanılan cinsiyetçi dil, sorunun esasını görmezden gelen bakış açısı, bugün “sorunun kendin çözmelisin” yargısını böyle kolaylıkla ifade edilmesini sağlıyor. Ne diyelim, sermaye basının, kadına yönelik şiddet mevzusundaki haberler için de yatacak yeri yok!

www.evrensel.net