13 Mayıs 2019 13:19

Oluç: "Öcalan avukatlarıyla görüşebilmeli" demek çok mu zor?

HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç, CHP ve İYİ Parti'yi eleştirerek "Öcalan avukatlarıyla görüşebilmeli' demek çok mu zor?" dedi.

HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç | Fotoğraf: HDP Basın Bürosu

Paylaş

HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç, muhalefet partilerini Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüşememesi konusunda açıklama yapmamakla eleştirdi, “Öcalan avukatlarıyla görüşebilmeli, hukuk uygulanmalı’ cümlesini kurmak sizin açınızdan bu kadar zor mu?” ifadelerini kullandı. Oluç, HDP'nin yenilenen İstanbul seçimleri ile ilgili kararını 1 hafta içerisinde açıklayacaklarını dile getirdi.

HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Soma'da yaşanan maden katliamının, 5. yıldönümü olduğunu hatırlatan Oluç “Aradan 5 yıl geçti, peki bu konuda adalet sağlandı mı? sorusunun yanıtı tek kelime: Hayır. Ödül gibi bir ceza verildi maden sahibine. Bu yetmedi, ocağın işletilmesini yasaklayan yargı kararı kaldırıldı. Bütün bunların hepsi aslında Türkiye’deki çalışma yaşamına ve hukuka ilişkin eksikliklerin, yanlışların çok açık ifadesi” dedi.

“İŞ CİNAYETLERİNİN MÜSEBBİBİ İKTİDAR VE SERMAYE SAHİPLERİDİR”

Siyasi iktidarın ve sermaye sahiplerinin iş cinayetlerinin birinci dereceden sorumlusu olduğunun altını çizen Oluç şöyle konuştu: “Bu sorunların çözümü çok açık. Bir; denetimin ciddi olması, yaptırımların ciddi olması ve uygulanması. İki; çalışma yaşamında insanca çalışmayı sağlayacak yasal reformların ve yapısal düzenlemelerin gerçekleşmesi. Her ikisi de savsaklanıyor. Hem siyasi iktidar hem sermaye sahipleri iş cinayetlerinin birinci dereceden müsebbibi olmaya devam ediyor.”

“BU ÜLKEYİ YÖNETENLERE SORUYORUZ, NE BEKLİYORSUNUZ?”

Yetkililere, Adalet Bakanlığı’na ve iktidara “Ne bekliyorsunuz?” diye soran Oluç “Adaletin, hukukun uygulanması için, var olan yasaların, Anayasa'nın ve uluslararası demokratik sözleşmelerin uygulanması için ne bekliyorsunuz? Bir kez 2 Mayıs’ta avukatların İmralı’ya gitmesinin sorunu çözemediğini görüyorsunuz. Sorunun çözülmesi, gayri hukuki durumun sona ermesi için niye adım atmıyorsunuz? İnsan hakları hukukuna aykırı bu durumu düzeltmek için niye adım atmıyorsunuz? Bu keyfi tutum gerçekten kabul edilemez. Bir kez daha Adalet Bakanlığı başta olmak üzere yetkililere sesleniyoruz. Bir an evvel hukukun uygulanmasını sağlayın, bir an evvel hükümlü haklarını İmralı’da bulunan hükümlüler için de kullanılabilir hale getirin” dedi.

“CHP VE İYİ PARTİ, MHP’NİN SÖYLEDİĞİNİ SÖYLEYEMEYECEK Mİ?”

Açlık grevleriyle ilgili muhalefet partilerine de soru yönelten Oluç şu ifadeleri kullandı: “Meclis'te grubu bulunan İYİ Parti'ye, CHP’ye sormak istiyoruz: ‘Öcalan avukatlarıyla ve ailesi ile görüşebilmeli, hukuk uygulanmalı’ cümlesini kurmak sizin açınızdan bu kadar zor mu? İnsani ve hukuki bir talebin yerine getirilmesini söylemek sizin için bu kadar zor mu? MHP Genel Başkanı Bahçeli bile, ki pozisyonu bellidir, o bile avukat görüşünün yapılabilmesi konusundaki görüşünü beyan etti. Sizler muhalefet partisisiniz. Bu hukuk dışılığa itiraz etmeyecekseniz, neye itiraz edeceksiniz? Hukuk ve demokrasi konusundaki çifte standardınıza ne zaman son vereceksiniz? Bir kez daha insani ve hukuki açıdan bir an evvel adım atılması ve bu duruma son verilmesi gerekmektedir.”

“İÇİŞLERİ BAKANI HUKUK DIŞI KARARLAR VERİYOR VE UYGULATIYOR”

Çocukları açlık grevinde olan annelere yönelik müdahaleyle ilgili konuşan Oluç, “Bu davranışın kararını veren İçişleri Bakanlığı aslında hukuksuz bir adım atmaktadır. O kararı valiler ve kaymakamlara iletmektedir ve onlar da hukuksuz bir kararı yerine getirmektedirler. Annelere yönelik saldırılar ve şiddet hukuksuzdur. Annelerin vicdani hakkıdır ses çıkarmak, çocuklarıyla dayanışma göstermek. Bu ayrı. Ama aynı zamanda anayasal haklarıdır. Gösteri hakkı anayasal haktır. Şiddet kullanmadan gösteri yapmak anayasal bir haktır. Bunun karşısında kullanılan şiddet ise hukuksuzluktur” dedi.

“YSK YILLARDIR ANAYASA'YI ÇİĞNİYOR”

YSK ile ilgili tartışmalara değinen Oluç, “Anayasa ve yasaya aykırı bir şekilde çalışıyor. Asil üyelerle, yedek üyeler birlikte toplanıyor. 2014’ten bu yana da, 5 senedir de yedek üyelere oy kullandırarak çalışıyor. Yani mesele sadece İstanbul kararı ile ilgili değil, yıllardır Anayasa çiğneniyor. 2014’ten bu yana verdiği tüm kararlarda; Cumhurbaşkanlığı seçimi, referandum, bütün kararlarda meşruiyeti sorgulanan bir kurum haline gelmiştir. YSK'nin Anayasa'yı ve yasaları çiğneme hakkı yoktur” ifadelerini kullandı.

“1 HAFTA İÇERİSİNDE SÜREÇ TAMAMLANACAK”

Oluç, MYK ve PM toplantılarını gerçekleştirdiklerini, İstanbul seçimi için henüz sürecin tamamlanmadığını söyleyerek HDP’nin 1 hafta içersinde kararını açıklayacağını ifade etti:

“HDP’nin kurulları var ve bu kurullar demokratik tartışma geleneğine sahip kurullardır. Bu kurullar toplanır, tartışır ve karar alır. Bunlardan biri MYK’dir. MYK toplanmış ve tartışmıştır. Belli bir yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmıştır. MYK tek kurul değildir, diğer taraftan PM var. PM de toplandı ve tartıştı. MYK ve Meclis Grubu birlikte toplantı halinde şu anda. Orada da tartışılacak. Son olarak da İstanbul’da il ve ilçe örgütü yöneticilerimizle ve seçim çalışması yürüten komisyonlarla birlikte bir toplantı olacaktır. Bütün bu tartışmalar bittikten sonra da HDP yetkili ağızlarından açık bir şekilde deklare edilecektir. Olağan bir süreç işlemektedir. Çok yavaş işliyor diyebilirsiniz ama 1 hafta içinde hepsi tamamlanmış olacaktır. Bugün gene dijital medyada gördüm. ‘Türk vekillerle Kürt vekiller anlaşamadı’ diye bir haber vardı. Gülüp geçiyoruz bu haberlere. Türk ya da Kürt vekiller ayrımı yok kendi içimizde. Hepimiz HDP vekilleriyiz. Bu hafta sonunda net bir şekilde kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

“DOLAR YÜKSELMİYOR, TL’NİN DEĞERİ DÜŞÜYOR”

Geçtiğimiz hafta doların 6,25 seviyelerine kadar yükseldiğini vurgulayan Oluç, güvensizliğin arttığı için TL’nin değerinin düştüğünü belirterek “Doların düşüş nedenleri neydi? Bir tanesi, Merkez Bankası'nın örtülü faiz artırımıdır. Yani gecelik faiz oranı örtülü olarak yüzde 1,5 artırıldı. Birinci nedeni buydu, palyatif bir tedbir. İkincisi; kamu bankaları 4 buçuk milyar dolar satım yaptılar. Bu da palyatif bir tedbirdir. Nitekim bu adımların sonuçları görüldü ve tekrar ibre tersine döndü. Palyatif adımlarla doların yükselmesini engelleyemezsiniz. Bunu defalarca söyledik bir kez daha söylüyoruz. Bu palyatif adımların ekonomik maliyeti son derece ağır olacaktır. Başarısız bir ekonomi yönetimi ve başarısız bir Hazine ve Maliye Bakanı vardır. Pembe tablolar çizerek ekonomiyi toplamanız mümkün olmayacaktır” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

EMEP'ten Soma açıklaması: İşçi cinayetleri karşısında örgütlenmeye

SONRAKİ HABER

Ömer Çelik'ten asgari ücret açıklaması: Hiç kimsenin dediği tam olarak olmuyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa