12 Mayıs 2019 16:00

Mahpusların tedavi ve sohbet haklarına engel

Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde kalan mahpuslar yaşadıkları kötü muameleyi Evrensel'e mektup göndererek anlattı.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde kalan mahpuslar Evrensel'e mektup göndererek yaşadıkları kötü muameleyi anlattı. Mahpuslar tedavi, savunma, sohbet haklarının engellendiğini dikkat çekti. Başka bir hapishaneye nakledildiklerinde kendilerine, ailelerine ve avukatlarına haber verilmediğini söyleyen mahpuslar, bu süreçte ağır işkenceye uğradıklarını söylüyor. 

"İDARE KEYFİ BİR ŞEKİLDE ENGELLİYOR"

Bolu F Tipi Cezaevinden Latif Molloahmetoğlu gönderdiği mektupta, sohbet haklarının gasbedildiğine dikkat çekerek, “Adalet Bakanlığı'nın 2007’de yayımladığı 45/1 No’lu genelgesiyle 10 kişinin haftada 10 saat sohbete çıkma hakkı vardır. Bu hakkımız hukuksuz bir biçimde gasbedilmektedir. Ayrıca sohbet listeleri taleplerimiz yok sayılarak idare tarafından keyfi şekilde değiştirilmekte, istediğimiz arkadaşlarla sohbete çıkmamız engellemektedir” dedi. 

"AYLARDIR HASTANEYE GİDEMEYENLER VAR"

İzmir 1 No’lu F Tipi Cezaevinden mektup gönderen Rıza Özçolak da beş aydır jandarma tarafından hastaneye ve adliyeye götürülmediklerine dikkat çekti. Özçolak, “Tedavi ve savunma hakkımız gasbediliyor. En temel haklarımız elimizden alınıyor. Normal şartlarda jandarma, hastane ve adliye girişlerinde bizi arayarak ring aracına bindiriyor. Ancak biz daha ring aracına binemedik. Çünkü jandarma her defasında onursuz, keyfi aramayı kabul etmemizi istiyor. Bizi götürmemek için her yolu deniyor. Yaşadıklarımız sadece bu değil. Hastane ve adliyeye tek tek hücrelere bölünmüş ring aracı ile götürmek istiyorlar. Bir kişinin bile sığmadığı, kamera ile izlenen sağlıksız ve tecridi ağırlaştıran bu ring araçları kabul edilemez. Hapishane idaresi hastane sevklerimizi geciktiriyor. Beş aydır hastaneye gitmeyi bekleyen arkadaşlarımız var” ifadelerini kullandı. 

"SEVKİN HER AŞAMASINDA İŞKENCE GÖRDÜK"

Tekirdağ F Tipi Cezaevinden Rezzan Şengül ve Vedat Doğan ise yaşadıklarını özetle şu sözlerle aktardı: “23 Mart 2019 tarihinde İstanbul-Silivri 9 No’lu Kapalı Hapishanesi'nde bir sürgün saldırısı yaşandı. Orada yaşayan birçok arkadaşımız farklı illerdeki farklı hapishanelere sürgün edildi. Bizler de Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishanesine getirildik. Sürgün sevkin her aşamasında saldırıya uğradık, işkence gördük. Kaldığımız hücrelere onlarca gardiyan aniden girerek, bir baskınla sürgün sevk sürecini başlattılar. Saldırdılar, zorla yerlerde sürükleyerek, kaba dayak işkencesiyle kelepçelediler ve bizleri ring aracına bindirdiler. Sürgün sevklerde ailenize, avukatlarınıza, ziyaretçilerinize haber verilmiyor. Hatta nereye, hangi hapishaneye götürüldüğümüz ya yolda belli bir mesafe katettikten sonra ya da gideceğimiz hapishaneye vardığımızda öğreniyoruz. Yanınıza eşya ve benzeri şeyler almanıza izin verilmiyor. Getirildiğiniz hapishane yargılandığınız mahkemenin bulunduğu ilden çok uzakta bir ilde oluyor. Çoğu zaman ailenizi, avukatlarınızı, ziyaretçilerinizi göremiyorsunuz. Mahkeme heyeti durumu fırsat bilip mahkemeye doğrudan katılmanız yerine SEGBİS dayatmasında bulunuyor. Her sürgün-sevk savunma hakkının ve adil yargılanmanın ihlali anlamına geliyor. Bizler bulunduğumuz hapishaneye geldiğimizde çıplak onur kırıcı arama saldırısına maruz kaldık.”

ÖNCEKİ HABER

Venezuela'da sağcı lider Guaido, ABD ordusu ile ‘iş birliği’ istiyor

SONRAKİ HABER

Yalvaç’ta Aile Sağlığı Merkezinde rapor almak isteyen iki kişi doktoru darbetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa