08 Mayıs 2019 15:20

DBP Eş Genel Başkanı Arslan: Tecrit kalkmadı, açlık grevleri sürüyor

Öcalan’ın açıklamasını değerlendiren DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, "Tecrit ve açlık grevleri sürüyor, hükümet bu sorumluluktan kaçamaz" dedi.

DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Fırat TOPAL
Diyarbakır

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 8 yıl sonra görüştüğü avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamayı, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, Evrensel’e değerlendirdi. Arslan, hükümetin ülkedeki gergin atmosferin sonlandırılması için Öcalan’ın avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamayı dikkate alması gerektiğini ifade etti.

"KÜRT SİYASETİ DE TECRİDİ YETERİNCE ÖNEMSEMEDİ"

Arslan, tecridin sadece Öcalan’a değil tüm Türkiye halklarına uygulandığını belirtti. Öcalan üzerindeki tecride karşı iktidarın tutumu karşısında diğer partilerin sessizliğini korumasını yorumlayan Arslan, bunun arkasında “Öcalan'a tecrit uygulanabilir” anlayışının olduğunu ifade etti.

Arslan, "Tecritle ilgili özelde Kürt siyaseti, genelde de Türkiye siyaseti ‘Kanunlar, yasalar uygulanmasa da olur’ yaklaşımına göz yumdu. Evet, tecridi uygulayan AKP iktidarıydı ama AKP dışında kalan tüm siyasi partiler ve Kürt siyasetinin de tecridi yeteri kadar önemsemediğini, gündemine almadığını, tecride karşı politik bir mücadele hattı oluşturamadığını gördük. Böylece tecrit politikasının Öcalan üzerinden Türkiye halklarına ve Türkiye toplumuna dayatıldığını ifade edebiliriz” dedi.

"ÖCALAN’IN DEĞİL YASALARIN ARKASINDA DURSUNLAR"

Öcalan ile görüşmeler devam etmediği sürece son ziyarete çok büyük anlamlar yüklenmemesi gerektiğini ifade eden Arslan "Öcalan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu öğrenebildik. Birkaç cümle de olsa kamuoyuyla düşüncelerini paylaşmış olmasının getirdiği bir rahatlama var. Ama bu ne kadar sürecek, bunun devamı gelecek mi, gelmeyecek mi noktasında bir netlik yok. Öcalan’a ayrıcalık tanınmıyor, özel bir hak tanınmıyor. Sadece kanunların, yasaların gereği uygulanmalı. Öcalan’ın değil yasaların arkasında dursunlar. Umuyoruz hükümet sürdürmüş olduğu kör inadı bir kenara bırakıp kanunların her hükümlü ve tutukluya sağlanmış olduğu haklardan faydalanması için Öcalan’ın önünü açar” dedi.

"HÜKÜMET TOPU İMRALI’YA ATIYOR"

Arslan, Türkiye’deki kutuplaşan, ayrışan siyasi ortama bağlı olarak açlık grevlerinin ve ölüm oruçlarının çok riskli bir evreye gelmesinden dolayı hükümetin üzerine düşen sorumluluktan kurtulmak için bu görüşmeyi gerçekleştirmek zorunda kaldığını söyledi.

“Devlet bunun sorumluluğundan kaçamaz. Tecridi insanlar kabul etmediği için açlık grevleri başladı ve sürüyor. Anneler, faşizan uygulamalara maruz kalıyor. Buna rağmen anneler alanları bırakmıyor. Bu durum her geçen büyüyor. Bu defa hükümet 'Kucağımdaki topu İmralı’ya atayım artık orası halletsin' diyor. Bunun diğer yanı; zaten hükümetin Kürtlerle arasında bir şey kalmamış, açlık grevlerini baskı ile görmezden gelerek de çözemiyor. 'Öcalan ile bir görüşme yapsak, açlık grevindekilere çağrı yapıp bitirsin' diye düşünüyorlar. 4 milletvekili hâlâ açlık grevinde. Kürtler, politik bilinci yüksek bir halktır. Çünkü tecrit kalkmadı, açlık grevleri devam ediyor, hükümet bu sorumluluktan kaçamaz” dedi.

"HÜKÜMET BU GÖRÜŞMENİN ARKASINDA DURMALIDIR"

Arslan, Türkiye’nin siyasi açmazdan kurtulmasının yolunun, sorunların demokratik yöntemlerle çözülmesinden geçtiğini belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öcalan, Türkiye ve Ortadoğu’daki sorunun demokratik yöntemlerle çözülmesinden bahsediyor. Hükümet bu görüşmenin arkasında durmalıdır. Öcalan ile yapılan görüşmeden dolayı kıyamet kopmadı. Kimse görüşme yapıldı diye eleştirmiyor. Çözüm süreci diye değerlendiren var ama kimse neden görüşme oldu diye eleştirmiyor. Herkes Öcalan’ın Türkiye’deki barışçıl rolünü biliyor. Kurduğu tüm cümleler Türkiye’de gerilimin ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Türkiye’nin hassasiyetlerinden bahsediyor. Öcalan’ın rolü kendiliğinden ortaya çıkıyor burada. Bu yaklaşıma rağmen Öcalan’ı, havuz medyası terörist olarak yaftalıyor. Aslında bir bölücülük anlayışı varsa barış tutumu çabası olan bir kişiye, bir lidere terörist ya da bölücü yaftası takan anlayıştadır. Öcalan’ın barışla ilgili yaklaşımı samimidir. Hükümetin bunu dikkate alması lazım.”

ÖNCEKİ HABER

Zırhlı araçla ölüme neden olan askere ceza indirimi uygulandı

SONRAKİ HABER

Dünya Yazarlar Birliği: Halkın iradesinin yok sayılmasını kınıyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa