TTB'lilere verilen hapis cezaları tepki çekti

“Savaş bir halk sağlığı sorunudur” dedikleri için hakkında hapis cezası verilen TTB yöneticilerine destek açıklamaları geldi.

04 Mayıs 2019 14:10
Son Güncellenme Tarihi: 04 Mayıs 2019 15:26
Paylaş

TTB'nin "Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur" açıklaması nedeniyle açılan davada 10 kişiye 1 yıl 8 ay, Hande Arpat'a ise 3 yıl 3 ay 22 gün hapis verilmesi kamuoyunda tepkilere neden oldu. Pek çok yerde açıklamalar yapılarak barış talebinin suç sayılamayacağı ifade edildi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” dedikleri için Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan verdiği hapis cezasını protesto etti.

TTB Merkez konsey üyelerine verilen hapis cezalarına ilişkin İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi.

“TTB Merkez Konseyi Onurumuzdur” pankartının açıldığı açıklamada, “TTB bu halkın onurudur”, “Halkın doktorları yalnız değildir”, “Barış isteyen TTB'ye dokunma” sloganları atıldı. CHP İzmir Milletvekili Kani Beko'nun da katıldığı açıklamayı Emek ve Demokrasi Güçleri adına İzmir Tabip Odası yönetim Kurulu üyesi ve SES İzmir Şube Eş Başkanı Fatih Sürenkök okudu.

“HEKİMLİK BİAT ETMEZ”

Türk Tabipleri Birliğinin tüm siyasal tutumlardan bağımsız olarak ülkede ve dünyada sağlığı tehdit eden bütün durumların ortadan kaldırılmasını talep ettiğini söyleyen Sürenkök, “Bu doğrultuda toplumu bilgilendirme sorumluluğunu da yerine getirmektedir. 'Savaş bir halk sağlığı sorunudur' açıklaması da bu sorumluluğun doğal bir gereğidir” dedi. Bir mahkemenin bu gerçeği ifade eden hekim örgütü yöneticilerini cezalandırması ile savaşın halk sağlığı sorunu olmaktan çıkarmayacağını belirten Sürenkök, “Bu ceza ile hekimlere 'mesleğimizin gereklerini tıbbi etik kurallarına uygun olarak yapmaktan vazgeçin siyasi iktidarın isteklerine uygun tavır alın' denmektedir. Hekimlik etik değerleri bu türden isteklere biat etmeyi değil, gerçeği anlatmakta direnmeyi gerektirir” diye konuştu.

“TTB YALNIZ DEĞİLDİR”

Verilen cezanın hukuka açık bir şekilde aykırı olduğunu vurgulayan Sürenkök, “TTB ve Tabip Odaları bugüne kadar idama da savaşa da karşı çıkmışlardır ve karşı çıkacaktır. İnsan olmak da bunu gerektirir. Savaşa karşı ifade edilen düşünce cezalandırılamaz. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak Savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu söylemekten vazgeçmeyeceğiz. TTB MK üyeleri yalnız değildir” dedi. (İzmir/EVRENSEL)


'ESAS SUÇ, SAVAŞ KARŞISINDA SESSİZ KALMAKTIR'

Sendika ve meslek odalarının Ankara şubeleri de barış açıklamaları nedeniyle ceza alan hekimlere destek verdi. DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu,TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, SES Ankara Şube, Ankara Serbest Mali Müşavirler Odası ve Ankara Tabip Odası (ATO), “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” açıklaması ile ceza alan TTB önceki dönem merkez komite üyelerine destek verdi. ATO'da düzenlenen basın toplantısında ortak açıklamayı okuyan ATO Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, “TTB Merkezi Konsey üyeleri suç işlememiş, hekimlik etik ilkeleri uyarınca davranmışlardır. Esas suç savaş karşısında sessiz kalmak, kıtlık, salgın, hastalık uyarıları yapmamak ranta teslim olmaktır” dedi. Cezayı verenlerin de savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu bildiklerini ifade eden Karakoç, kararı kabul etmediklerini, kendileri açısından yok hükmünde olduğunu söyledi. TTB tarihinde bu cezanın bir onur vesikası olarak adlandırılacağını belirten Karakoç, “Yaşamı ve halk sağlığını savunmaya devam edeceğiz” dedi.

SENDİKA VE MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN DESTEK

Açıklamada söz alan sendika ve meslek örgütlerinin temsilcileri de hekimlere verilen cezaya tepki gösterdi. DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, “Hekimler her zaman bilim, tıp ve bu ülkenin sağlık sistemi için gece gündüz çalışanlardır. Bu haksız uygulamayı tarih yazacak ve unutmayacağız” dedi.

SES Ankara Şube Eş Başkanı Rona Temelli, Türkiye'de barışı dillendirenlerin bedel ödediğine dikkat çekerek, “TTB bunun son örneği olarak karşımızda. Bugün de TTB'nin yanında olacağız” dedi.

ASMMO'dan Ali Şahin bu kararın hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu söyledi. Şahin, “Eğer tabipler 'Savaş bir halk sağlığı sorunudur' dedi diye cezalandırılıyorsa, buyrun bizi de cezalandırın” diye tepki gösterdi.

TMMOB Ankara İKK Temsilcisi Seyit Ali Kokmaz, TTB ile yan yana olmanın bir onur olduğunu söyleyerek, “Aynı cümleyi biz de tekrar ediyoruz. Savaş yakar, yıkar, geriye korku bırakır. Kral çıplak demeye devam edeceğiz” dedi.

TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Biz hekimler olarak bu dayanışmanın içinde olmaktan onur duyduk, güvenle mesleğimizi yaptık. Bugün Türkiye'de yargı iktidarın elinde oyuncak olmuştur. Savaş aletlerini eritip çocuklara oyuncak yapana kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Ceza alan hekimler arasında olan Ayfer Horasanlı ise, savaş karşıtlığının evrensel hekim değerleri arasında olduğunu ifade ederek bu tutumlarını sürdüreceklerini ve bundan sonra da dayanışma ile güçleneceklerini belirtti. (Ankara/EVRENSEL)


TİHV: CEZA KABUL EDİLEMEZ

Türkiye İnsan Hakları Vakfı da yaptığı yazılı açıklama ile TTB Merkez Konseyi üyelerine verilen cezayı kınadı.

Bugüne kadar mesleki değerler, insan hakları ve barıştan yana aldığı tutum ve yürüttüğü çalışmalar nedeniyle dünyada da çok özel ve saygın bir yeri olan TTB’nin yöneticilerine verilen cezanın kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada; “Savaşa karşı oldukları, toplumu savaşın yol açtığı yıkımlar konusunda uyardıkları için TTB MK üyelerinin cezalandırılması düşünce ve ifade özgürlüğünün, bilimsel düşüncenin ve en önemlisi de insan haklarına dayalı ortak bir yaşam idealinin yok edilmeye çalışılmasıdır” denildi.

Asıl suçun; hekimliğin binlerce yıllık değerlerini savunan, yaşamdan yana tutum alan TTB yöneticilerine tüm dünyanın gözleri önünde cezalar yağdırarak, iyi hekimliğe, düşünce ve ifade özgürlüğüne pervasızca saldırmak olduğu ifade edilen açıklamada şöyle denildi:

“Bizler yıllardır savaşların yaratığı tahribatlara en yakından tanıklık eden insan hakları savunucuları olarak TTB MK üyelerinin söz konusu basın açıklamasında ifade etmiş oldukları hakikate tümüyle katılıyoruz. Biz hekimler uyarıyoruz: Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir. Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz. Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi!”

TTB MK üyelerine verilen cezanın mesleğin etik ilkelerinin ve bilimsel gerçeklerin yok sayılmasının ötesinde düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik açık bir saldırı olarak değerlendirilen açıklamada “Bu kabul edilemez, hukuk dışı uygulamalara hep birlikte son vereceğimizden hiç kuşkumuz yoktur. Dünyadaki tüm sağlık ve insan hakları örgütlerini, Türkiye'nin başta sağlık ve örgütlenme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere tüm hak ve özgürlükler bakımından yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi için gerekli girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz” denildi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Cumartesi Anneleri: Sesimiz engelleniyorsa adaletten bahsedilemez

SONRAKİ HABER

Turhan Yalçın'ı son yolculuğuna uğurladık: Gözün arkada kalmasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa