Hak ihlallerinin adresi Şakran Cezaevi

Hak ihlallerinin adresi Şakran Cezaevi

Daha önce birçok hak ihlali ile gündeme gelen İzmir Aliağa Şakran Kadın Cezaevi şimdi de tutsakların sağlık sorunlarıyla gündeme geldi.Şakran Kadın Cezaevi’nde kalan kadın tutsaklar, cezaevinde yaşanan hak ihlalleri, keyfi uygulamalar ve hasta tutsakların durumuna ilişkin DİHA’ya mektup gönderdi. Tutsaklar gönderdikleri mektupta,

Şakran Kadın Cezaevi’nde kalan kadın tutsaklar, cezaevinde yaşanan hak ihlalleri, keyfi uygulamalar ve hasta tutsakların durumuna ilişkin DİHA’ya mektup gönderdi. Tutsaklar gönderdikleri mektupta, birçok kadın tutsağın ciddi hastalıkları olmasına rağmen cezaevi idaresi tarafından keyfi bir şekilde tedavi edilmediğini belirterek, bundan dolayı hasta tutsakların sağlık durumlarının gün geçtikçe kötüleştiğini ve ölüm ile karşı kaldıklarını vurguladı. Hastaneye gidiş gelişlerin hasta tutsaklar için işkenceye dönüştüğüne dikkat çeken kadın tutsaklar, kamuoyundan yaşadıkları sorunlarla ilgili duyarlı olmasını istedi.

DOKTOR YOK DENİLİYOR

Cezaevi koşullarından dolayı vücudunda iltihap oluşan ve bundan ötürü sürekli ağrılar çeken Ebru Güden’nin etkin bir şekilde tedavi edilmediğini kaydeden tutsaklar “Arkadaşımız vücudunda ortaya çıkan iltihabın tedavi edilmesi için revire gitti, ancak doktor ilaç verip gönderdi, ilaçlar fayda etmedi. Arkadaşımızın ağrılarının şiddetlenmesi üzerine acil olarak hastaneye götürülmesi için cezaevi idaresine başvurduk ancak bu talebimiz reddedildi” diye belirtti. Hasta tutsak Güden’in durumun ağırlaşması üzerine Bergama Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini aktaran tutsaklar, “Hastanedeki genel cerrahi bölümüne bakan doktor Güden’in vücudundaki yaraları görünce kendisine ‘Sen niye daha önce gelmedin, acile gelseydin hemen müdahale yapılırdı. İltihap kana karışmış, eğer bir gün daha böyle kalsaydın biz hiç bir şey yapamazdık. Ölümcül hastalıklar kapardın’ demiş” diye konuştu. Güden’in hastanede yapılan tedavisinin ardından cezaevine geri getirildiğini belirten tutsaklar, Güden’in temizlenen iltihaplı yaralarının her gün pansuman yapılması gerekirken, “Cezaevinde tedavi doktoru yok” denilerek, yapılmadığının kaydetti.

TEDAVİLERİ YAPILMIYOR

Aynı cezaevinde kalan Özgür Halk Dergisi Editörü Sevcan Atak’ın 2007 yılından bu yana göz rahatsızlığı olduğunu belirten tutsaklar, “Arkadaşımız dışarıda ameliyat olmayı beklerken tutuklanarak cezaevine gönderildi. Doktorların Sevcan’ın cezaevi koşullarından kaynaklı göz hastalığının daha da ilerlediğini söylemiş. Rahatsızlığı bu koşullarda böyle devam ederse 1 yıl içerisinde gözlerini kaybedebilir. Arkadaşımızın göz hastalığına ilişkin raporları da mevcut. Arkadaşımız basın çalışanıdır, 3 yıldır cezaevindedir. Dosyası Yargıtay’dadır. Bu konuda tüm basın kuruluşlarının ve kamuoyunun duyarlı olmasını istiyoruz” diye aktardı. Fatma Menekşe isimli kadın tutsağın kalbinde leke, kalp kapakçıklarında problem ve göğsünde zararlı kitle tespit edildiğini belirten tutsaklar, ciddi rahatsızlıkları olan Menekşe’nin tedavi edilmediğini kaydetti. Menekşe’nin bir yıldır cezaevinde ultrason yapmayı beklediğine dikkat çeken tutsaklar, Menekşe’nin tutuklanmadan önce her ay düzenli olarak yaptığı hepatit aşısı, cezaevine girdikten sonra yapılmadığını belirtti.

Tutsaklar Nisan ayında Sincan Kadın Cezaevi’nden Şakran’a sürgün edilen hasta kadın tutsakların dosyaları gelmediği için tedavilerinin yapılmadığını da aktardı.

YETERSİZ BESLENMEDEN DOLAYI VÜCUT DİRENÇLERİ DÜŞÜYOR

Cezaevinde keyfi uygulamalardan dolayı gardiyanlarla yaşanan en ufak bir tartışmada tutsaklar hakkında soruşturma açıldığını aktaran tutsaklar, Adalet Savur isimli arkadaşlarının depoda bulunan şalını istediği için hakkında soruşturma açıldığını hatırlattı. Tutsaklar, vejetaryen olan bir arkadaşlarına daha önce vejetaryen yemekler verilirken, daha sonra bu uygulamaya “Et yiyemez’” raporunun olmaması gerekçe gösterilerek son verildiğini belirtti. Eksik ve yetersiz beslenmeden kaynaklı tutsakların kilo kaybettiğini aktaran kadın tutsaklar, ailelerinin kendilerine gönderdiği kimi fotoğraflara ‘sakıncalı’ olduğu gerekçesiyle el konulduğunu belirtti. (İzmir/DİHA)

www.evrensel.net