EMEP Van

EMEP Van'da anayasa forumu düzenledi

Van’da Emek Partisi, “Halk İçin Demokratik Anayasa Forumu” düzenledi. Van Belediyesi Kültür Müdürlüğü Tiyatro Salonu'nda yapılan forumun ilk bölümüne konuşmacı olarak EMEP Anayasa Çalışma Grubu Üyesi Av. Yıldız İmrek Koluaçık, BDP Van İl Başkanlığını fiili olarak yürüten&

Çok sayıda dinleyicinin katıldığı forumda ilk olarak söz alan Av. Cemal Demir mevcut anayasada ırkçılığı çağrıştıran tanımlamaların bulunduğunu belirterek,  “Kürtlerin Yeni Anayasa'da Demokratik Özerklik talepleri var. Bunları 8 başlık altında somut bir şekilde dile getirdiler. Ama maalesef bazı talepleri yanlış anlaşıldı. Örneğin 'öz savunma hakkı' gibi. Bazıları, ellerine silah alıp güvenliklerini kendileri sağlayacak sandılar.”dedi.

1921 ANAYASASINDA ÖZERKLİK TANINMIŞTI

1921 anayasasında özellikle yerel yönetimlerde özerklik tanınacağına dair maddelerin olduğunu belirten Demir, 12 Eylül referandumuyla yapılan değişikliklerde gördülen şeyin, bu tarz anayasa değişiklikleri, yamalarının demokratik ve gerçek bir anayasada olamayacağını belirtti.

“DEMOKRATİK ANAYASANIN TEMİNATI BİRLEŞİK MÜCADELE HATTIDIR"

İkinci olarak söz alan EMEP Anayasa Çalışma Grubu Üyesi Av. Yıldız İmrek Koluaçık, demokratik anayasanın 12 Eylül darbesinden bu yana işçi, emekçiler ve tüm ezilenler  tarafından daima gündemde olduğunu belirten Koluaçık, demokratik bir anayasa için bugün birleşik bir mücadele hattının örülmesi gerektiğini vurguladı.

Koluaçık Türkiye’nin dört temel sorunlarınına değinerek bunlardan önem taşıyan Kürt sorununun binlerce insanın canına mal olduğunu, bugün ise AKP iktidarının Kürt siyasetçilerine baskı yaparak, tekçi bir zihniyet anlayışı ile toplumun çeşitli odaklarını kendine bağlamayı amaç edindiğini söyledi. Türkiye’de etnik sorunların yanında birde, inanç ayrışmasının ortaya çıkmasına neden olan ‘sünni devlet’ anlayışın hâkim olduğunu vurgulayan Koluaçık, “ülkede her etnik unsurun her dini inancın kendini özgürce ifade edebileceği demokratik bir anayasa gerçek bir anayasa olacaktır” dedi.  Siyasal demokrasi sorununda olduğunu belirten Koluaçık, düşünce özgürlüğünün tam olarak sağlanarak halkın kendi iradesinin eşit bir biçimde siyasi iktidarı ele geçirme önündeki engelin kaldırılması gerektiğine dikkat çekti. İşçi ve emekçi hakları sorununda olduğunu belirten Koluaçık, İşçi ve emekçilerin örgütlenmesi önündeki engellerin tamamen kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, “AKP iktidarı demek, işçi ve emekçinin üzerine daha fazla baskı, daha fazla sömürü demektir” şeklinde konuştu.

Emek Partisi olarak özerkliği Bölgesel özerklik olarak tarif ettiklerini dile getiren koluaçık, bölgesel özerkliğin sağlanması ile bölgedeki tüm yerel işleyiş mekanizmasının o bölgede yaşayan insanlar tarafından belirleneceği ve ancak Kürt sorununun bu şekilde büyük ölçüde çözüleceğini ifade eden Koluaçık, bugün Kürt halkınında dile getirdiği taleplerin bu yönde olduğunun altını çizdi. AKP zihniyeti ile dine siyaset karıştırıldığını belirten Koluaçık, “aile imamlığı uygulaması, tekçi zihniyet sahibi insanların dini inançlarına da yasaklama getirmektedir. Din devletin devlette dinin hizmetine girmemelidir. Herkes inancında özgür olmalıdır. Kendini ifade edebilmelidir” dedi.

Son olarak söz alan BDP Van İl Başkanlığını fiili olarak yürüten Av. Cüneyt Caniş ise kendi açılarından bakıldığında mevcut anayasanın çöpe atılması gerektiğini dile getirerek, Kürt sorunun çözümüne yönelik atılan hiçbir adımın elle tutulur bir yanının olmadığını belirtti. 12 Eylül anayasasından bu yana Kürt halkı ve işçi sınıfı açısından değişen hiç bir şeyin olmadığını belirten Caniş, AKP hükümetinin yaptıklarıyla kendi iktidarını sağlamlaştırmak istediğinin ortaya çıktığının altını çizdi. AKP iktidarının daha öncede kapalı kapılar ardında anayasa değişiklikleri yapmayı planladığını ama bu planlarının hiçbir zaman halkın ihtiyacını karşılamadığını belirterek, “ Bizler etnik tanımlamaların olmadığı bir anayasa istiyoruz. Kürtler bölgenin en kadim halkı olmasına rağmen hiçbir zaman buralar sadece bizimdir dememiştir. Her zaman ortak yaşamı istemişlerdir. Ama bu taleplerine karşılık hep zulüm gördüler. Sivil itaatsizlik eylemleriyle Kürtler bir kez daha demokratik hakları için meydanlardalar” şeklinde konuştu.

Barış ve Demokrasi Partisi ve Emek Partisi olarak bir çok siyasi hareket ile birlikte iktidara karşı, ‘Demokrasi ve Özgürlük Bloğu”nu oluşturduklarını belirten Caniş, “ezilen ve zulme uğrayan her kesimden görüşün, kendini mecliste ifade ederek temsiliyet kazanmasını istiyoruz. Bu Yeni anayasada söz sahibi olacak, farklı görüşlerinde taleplerine kulak verilmesini sağlayarak, daha güçlü bir şekilde geliyoruz. Bu durum birçok kesimin uykularını kaçırıyor. Artık genel başkanımız Selahattin Demirtaş ve EMEP genel başkanı Levent Tüzel’in mecliste yanyana olması önem taşımakdır” şeklinde konuştu.

Panelin ikinci bölümünde katılımcılara söz hakkı verilirken TUYAD-DER  adına da bir sunum yapılarak yeni anayasaya dair görüşler belirtildi. Daha sonra katılımcılardan biri sivil itaatsizliğin neden kamuda yer almadığı konusundaki sorusu üzerine Caniş; sivil itaatsizliğin yalnızca kürtlerin eyleminin olmadığını ve öncülük edenlerin eğitim sürecinden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca Caniş, avukatlar olarak zaten itaatsizliğin içerisinde yer aldıklarını söyledi.

Daha sonra söz alan Koluçık, işçi ve emekçilerden itaatsizlik eylemi olarak beklenmesi gerekenin genel grev olduğunu vurguladı. Buradan hareketle iş bırakma eylemlerinin genel greve çevrilmesi ile birlikte mücadele söz konusu olacağına dikkat çekti.

Av. Cemal Demir ise itaatsizliği şiddet içermeyen, kanuna aykırı eylemler olarak tanımlayarak, bu eylemlerin zaten sürekli yapıldığını vurguladı.

Forumun devamında katılımcılar söz hakkı alarak anayasaya dair görüşlerini ve konuşmacılara sorularını yönelttiler. (Van/EVRENSEL)

                                                                                                          

www.evrensel.net