Selma Gürkan'a Afrin konuşması nedeniyle ceza verildi

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan'a Afrin operasyonuna ilişkin konuşması nedeniyle “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla ceza verildi.

24 Nisan 2019 15:59
Son Güncellenme Tarihi: 25 Nisan 2019 22:56
Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan’a, "Savaşa hayır" bildirileri dağıttıkları için tutuklanan EMEP üyelerinin duruşmasında adliye önünde yaptığı konuşma nedeniyle açılan davada 10 ay hapis cezası verildi, ceza 6 bin TL adli para cezasına çevrildi. Gürkan "Bu ceza barış talebine verilmiş bir cezadır, siyaset yapma hakkına verilmiş bir cezadır, düşünce ifade özgürlüğüne verilmiş bir cezadır" dedi ve düşündüklerini söylemekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı. 

Gürkan, İstanbul’da "Savaşa hayır" başlıklı EMEP bildirilerini dağıttıkları için tutuklanan Neslihan Karyemez ve Bilal Karaman’ın yargılandıkları davanın ilk duruşmasında adliye önünde Afrin operasyonuna ilişkin bir konuşma yapmıştı. Gürkan hakkında bu konuşma nedeniyle “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla açılan davanın karar duruşması Çağlayan’daki İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Gürkan’ın katıldığı duruşmada avukatları Devrim Avcı, Yıldız İmrek, Songül Beydilli, Kamil Tekin Sürek, Leyla Han Tüzel, Gamze Gökoğlu, Semir Karataş, Mustafa Söğütlü, Hüseyin Boğatekin ve İlknur Alcan hazır bulundu.

Duruşmayı izleyenler arasında Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, EMEP Genel Başkan Yardımcıları Levent Tüzel ve Nuray Sancar, SODEV'den Yavuz Okçuoğlu ve İHD Yönetim Kurulu Üyesi Begali Kurnaz yer aldı.

Duruşma, iddia makamının esas hakkında mütelaasına tekrarlamasıyla başladı.

"BU DAVA İLE SİYASET YAPMA HAKKIMIZ ENGELLENMEKTEDİR"

Mütalaaya karşı beyanda bulunan Selma Gürkan, "Öncelikle partimizin görüşleri kapsamında Afrin operasyonuna yönelik eleştiri açıklamamız siyaset yapma hakkının kullanımıdır. Esasında bu dava ile siyaset yapma hakkı yargılanmaktadır. Anayasa'da siyaset yapma hakkı güvence altına alınmışken açılan ve devam eden bu dava bir Anayasa ihlalidir, bunu belirtmek istiyorum. Ayrıca düşünce ve ifade özgürlüğü de hâlâ Anayasa ve yasalar güvencesindedir" diye konuştu.

Suç örgütü lideri Sedat Peker'in, barış bildirisi imzacısı akademisyene yönelik "Oluk oluk kanlatını akıtacağız, kanlarıyla duş yapacağız" açıklamasını hatırlatan Gürkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Açık bir tehdit ve şiddet çağrısı olmasına ve akademisyenleri hedef haline getirmesine rağmen ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilecek kadar güvencededir. Bir örnek daha; Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kemal Kılıçdaroğlu'ya Çubuk'ta linç girişiminde yumruk atılması eylemini bile 'Ülkemizde protesto hakkı Anayasal güvence altındadır' diyerek savunmuş ve demokratik bir zeminde değerlendirmiştir. Yine Kürt yurttaşlara yönelik linç girişimleri, 'duyarlı vatandaş protestoları' kapsamına alınmıştır. Benzer değerlendirmelerin iktidar partisi mensupları tarafından defalarca yapıldığına tanıklık ettik. Şimdi biz hükümetin bir dış politika kararını yanlış bulduk ve eleştirdik diye yargılanıyoruz. Sanırım hiçbir demokratik teammülde siyaset hakkının ve düşünce, ifade özgürlüğünün uygulanmasında çifte standart kabul edilemezdir. Bir siyasi parti olarak görüşlerimizi açıklayamayacaksak, iktidarın politikalarını eleştiremeyeceksek demokrasiden ve özgürlükten bahsedemeyiz herhalde" dedi.

Gürkan son olarak "Avukatlarımın sunacağı gerekçelerin de dikkate alınarak zaten açılmaması gereken bu davanın bir an önce beraatle sonuçlandırılarak bitirilmesini talep ediyorum" dedim.

ANAYASAYA AYKIRILIK İTİRAZI REDDEDİLDİ

Daha sonra avukatlar mütalaaya karşı beyanda bulundular. 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesinin, özetle Anayasa'nın 2,10, 25, 26, 28, 38 maddelerine aykırı olduğunu söyleyen Avukat Yıldız İmrek, "Anayasa aykırılık itirazımız var. Dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep ediyoruz" dedi.

Talep, şartlar oluşmadığın gerekçesiyle reddedildi.

"MÜTALAA SAVCININ NİYET OKUMASINDAN İBARETTİR"

Avukat Devrim Avcı da mütalaaya ilişkin "Ezberden hukuka ve kanuna aykırı cezalandırma talebinde bulunulmuştur. Soyut ifadeler kullanmanız ceza yargılanmasına aykırıdır. Savcının niyet okunmasından ibarettir. Müvekkilimin siyaset yapma hakkı engellemektedir bu davayla. Müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesi istiyoruz" dedi.

Avukat Mustafa Söğütlü ise şunları söyledi:

"Savcının mütalaasına katılmak mümkün değil, ben mütalaayı eleştirmek başlayacağım. Mütalaa siyasi iktidarın bülteni olmuş. Mütalaa bağımsız olmalıdır. Savcılık makamı, hakimler, Anayasa Mahkemesine bağlısınız. Müvekkilimin ifade hürriyeti engellemektedir. Siyasi partilerin faaliyetleri güvence altına alınmıştır. Parti faaliyetlerinin engellenmesi suç teşkil ediyor. Siyasi partinin genel başkanın açıklama yapması doğaldır. Müvekkilim Afrin operasyonuna karşı barış diliyle bir konuşma gerçekleştirmiştir. Barışı savunmak hiçbir modern kanunda suç sayılmamaktadır."

HAPİS CEZASI PARA CEZASINA ÇEVRİLDİ

Verilen ara sonrası açıklanan hükümde, 1 yıl hapis cezasına karar verildi. Ceza, Gürkan'ın sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alınarak 10 aya düşürüldü ve 6 bin TL adli para cezasına çevrildi.

GÜRKAN: BU CEZA BARIŞ TALEBİNE VE SİYASET YAPMA HAKKINA VERİLMİŞTİR

Karar sonrası Evrensel'e konuşan Gürkan "Bu ceza barış talebine verilmiş bir cezadır, siyaset yapma hakkına verilmiş bir cezadır, düşünce ifade özgürlüğüne verilmiş bir cezadır. Ülkede adım adım gerileyen demokrasinin açık bir göstergesidir. Bu karar asla bizi ne siyaset yapma hakkından ne de düşünce ve ifadelerimizi söylemekten geri çeviremeyecektir" dedi.

EMEP: BARIŞ TALEBİ CEZALANDIRILMIŞTIR

Emek Partisi (EMEP) tarafından Genel Başkan Selma Gürkan’a verilen cezaya ile ilgili yapılan açıklamada “Siyasi bir partinin siyaset yapma hakkı engellenmek istenmiş, barış talebi cezalandırılmıştır” denildi.

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan’ın, 27.02.2018 tarihinde İstanbul Adliyesi önünde parti üyelerinin “Afrin Operasyonuna Hayır Savaş Değil Barış İstiyoruz” denilen bildiri dağıttığı gerekçesi ile yargılandığı dava öncesi, yargılamaya ilişkin kısa bir konuşma yaptığı ve siyasi iktidarın savaş politikalarını eleştirerek, barış talebini dile getirdiği belirtilen açıklamada; “Selma Gürkan’a bu konuşması nedeniyle terör örgütü propagandası yapmak suçlaması ile dava açılmış, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sonucunda 24.04.2019 tarihli duruşmada, 10 ay hapis cezası verilmiş, söz konusu hapis cezası para cezasına çevrilmiştir. Verilen cezaya ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde itirazımızı yapacak, istinafa götüreceğiz” denildi.

‘SİYASİ BİR PARTİNİN SİYASET YAPMA HAKKI ENGELLENMEK İSTENMİŞTİR’

Davanın hukuki hiçbir dayanağı olmadan açıldığı, Savcılık iddianamesinin tamamen politik argümanlarla, bir hükümet demeci gibi hazırlandığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Genel Başkan Gürkan’ın konuşması ‘savaş politikalarını baltalamaya çalışmak’ gibi ifadelerle değerlendirilmiş, niyet okumalarla bir suçlama yaratılmaya çalışılmıştır. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi ise bu iddianame ile hazırlanmış dosyada ceza vererek bir hukuk garabetine imza atmıştır. Genel Başkanımıza verilmiş olan bu ceza ile esasen siyasi bir partinin siyaset yapma hakkı engellenmek istenmiş, barış talebi cezalandırılmıştır. Bir siyasi parti genel Başkanının şiddet içermeyen konuşması cezalandırılırken, insan öldürmekten açıkça söz eden, akademisyenlerin kanı ile banyo yapacağını söyleyen ve bu söylemden sonra da tehdit içeren sözlerini sürdüren mafya babaları toplum içinde gezmeye devam etmektedir.”

‘TOPLUMDA KUTUPLAŞMA HAD SEVİYEYE ÇIKARILMAK İSTENİLMEKTEDİR’

31 Mart Seçimlerinden bu yana nefret sözlerinin durmaksızın devam ettiği, kin ve düşmanlık tohumlarının bizzat siyasal iktidar tarafından atıldığı belirtilen açıklamada; “Yine bir siyasi parti genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da linç girişimine maruz kalmış, failleri ise adeta bir kahraman gibi serbest bırakılmıştır. Yaşadığımız şu günlerde bu cezalandırmalar da yetmemekte, hedef göstererek toplumda kutuplaşma had seviyeye çıkarılmak istenilmektedir” denildi.

‘ADALET, BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Savaş politikalarına karşı olmanın dahi başlı başına “terörist” olmakla eş tutulmasının, ülkenin geldiği nokta açısından çarpıcı olduğu ifade edilen açıklamada şöyle denildi; “Türkiye halklarının, bu ülkenin işçi ve emekçilerinin ihtiyacı olan barış, özgürlük ve demokrasidir. Barış talebini cezalandırmak konusundaki ısrarda yargının tuttuğu pozisyon ise tarihte kara bir leke olarak yer alacaktır. Bu nedenle, partimiz Genel Başkanı Selma Gürkan’a verilen cezayı kabul etmediğimizi, hukuken bir anlam ve değer biçmediğimizi ifade ederiz. Adalet, barış ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”

ÖNCEKİ HABER

CHP’den Sarıgün tepkisi: Yumruk attıranlar serbest bıraktı

SONRAKİ HABER

Balıkesir'de 4.6, 4.3 ve 4.0 büyüklüğünde peş peşe üç deprem

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa