Duruşmaya iddianamedeki gariplikler damga vurdu

Duruşmaya iddianamedeki gariplikler damga vurdu

‘KCK’ İstanbul ana davasının ikinci duruşması, bugün Silivri Ceza İnfaz Kurumu 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Beşinci oturumu gerçekleşen duruşmaya, 122’si  tutuklu, 10’u  tutuksuz olmak üzere 132 sanık başta olmak üzere savunma avukatları ve çok sayıda izleyici de katıldı.Mahkemede,

Eda Yıldırım

Mahkemede, daha önce hiç duruşmaya katılmayan tutuksuz sanık Yusuf Çelik’in kimlik tespitinin ardından iddianamenin okunmasına geçildi. TRT spikerleri tarafından okunan iddianamede, birçok sanığın katıldığı eylem ve toplantıların, yaptıkları telefon görüşmelerinin yasa dışı örgütsel faaliyet sayılması dikkat çekti. Yine BDP ilçe örgütlerinde yapılan toplantılar, iddianamede ‘KCK’ toplantıları olarak nitelendi.

MAHKEME ‘EMPATİ’ KURMADI

Öğle arasının ardından Avukat Sinan Zincir, mahkeme heyetinden iddianamenin okunmasına son verilerek taleplere geçilmesini istedi. “Müvekkiller mağdur durumda. Doğal olarak  onlara tercüman olmak istiyoruz. Empati kurun” çağrısı yapan Zincir’e mahkeme heyeti, talebi reddederek yanıt verdi.

İddianame 672. sayfaya kadar okunduktan sonra ise mahkeme heyeti savunma avukatlarının sözlü taleplerine geçti. Tüm avukatlar adına sözü ilk olarak Avukat Hüseyin  Boğatekin aldı.

‘GİZLİ TANIKLAR DİKKATE ALINMAMALI’

İddianamede yer alan delillerin tamamen hukuksuz bir şekilde polis fezlekesine dayanılarak hazırlandığına dikkat çeken Boğatekin, yargılanan siyasetçilerin hayata dair her faaliyetinin kriminalize edildiğini vurguladı. İddianamedeki gizli tanık beyanlarına değinen Boğatekin, gizli tanıkların menfaat veya korkuyla hareket ederek yalan söyleyebileceğini bu yüzden gizli tanık beyanlarının esas alınarak ceza kararı verilemeyeceğini kaydetti.

AVUKATTAN DİKKAT ÇEKEN İŞARET

Gizli tanık Haydar’ın aslında Erkan Yanıt olduğunu açıklayan Boğatekin, Haydar’ın PKK/KCK’de faaliyet yürüttüğünü söylerken Erkan Yanıt’ın BDP’de faaliyet yürüttüğünü söylediğini belirtti.

Ayrıca yine gizli tanık Erkan’ın başka bir davada aynı şekilde mahkemedeki ifadesini değiştirdiğini, kovuşturma sürecinde verdiği isimleri, mahkeme sürecinde tanımadığını beyan ettiğini hatırlattı.

AKP’NİN DE AKADEMİSİ VAR

Talepler için söz alan Av. Cihan Özgüneş de, siyaset akademilerine değinerek,  siyaset akademilerinde ders vermek ve almanın yasa dışı örgüt faaliyeti olarak gösterilmesinin gerçekle bağdaşmadığını ifade etti. Siyaset Akademilerinin BDP’nin nitelikli parti aktivisti yetiştirmek için kurduğu okullar olduğunu söyleyen Özgüneş, iktidar ve muhalefet partisinin de aynı amaçla akademi kurduğunu hatırlattı. (İstanbul/EVRENSEL)


‘TAŞINABİLİR’ OLDU ‘TAŞLANABİLİR’

İddianamede yer alan telefon dinlemelerinin de çarpıtıldığını söyleyen Avukat Boğatekin, “Taşınabilir’ kelimesi iddianameye ‘taşlanabilir’ diye geçiyor” dedi.

Boğatekin, dört ana taleplerinin bulunduğunu söyleyerek bunları şöyle sıraladı: “Anadilde savunma hakkı ve tercüman talep ediyoruz. Deliller reddedilsin ya da dosyadan ayrılsın. Tutuklu Sevim Er Adli Tıp Kurumuna sevk edilsin ve bütün müvekkillerimiz tahliye edilsin.”


İLÇE BAŞKANINA GARİP SUÇLAMA

Taleplerin ardından savunmaya geçildi. Yargılananlar hakkında somut tek delil olmadığını ifade eden Avukat Hüseyin Boğatekin, “Tutuklu Hikmet Duman BDP Avcılar İlçe Başkanı. İlçe örgütünde yapılan iki yasa dışı toplantıya katıldığı iddiasıyla tutuklanıyor. İlçe Başkanı Duman’ın BDP binasına girmesi kadar doğal ne olabilir?” diye sordu. Emekli öğretmen Dursun Yıldız’ın da Demokratik Kent Konseyi’ne üye olmasının suç sayıldığını kaydeden Boğatekin, “Bu platform yasa dışı sayılmış. Ancak bu platform da birçok demokratik kurum, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Necati Abay gibi pek çok isim bulunuyor” dedi. Tutuklu İsmail Adanmış’ın flash belleğinden çıkan bir isim listesinin ‘KCK’ ile ilişkilendirildiğini söyleyen Boğatekin, “Bu kurul BDP’nin danışma kuruludur. Seçim için kurulmuş ve seçimden sonra dağılmıştır” dedi.

www.evrensel.net