11 Nisan 2019 16:56
Son Güncellenme Tarihi: 11 Nisan 2019 17:43

Leyla Güven’in açlık grevi 155. gününde

Açlık grevine destek olmak için Diyarbakır Barosunda açlık grevi yapan anneler: Tek bir tabuta bile tahammülümüz yok. Tecrit kalksın.

Leyla Güven’in açlık grevi 155. gününde

Leyla Güven | Fotoğraf: MA

Paylaş

Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi eylemini başlatan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, eyleminin 155’inci gününü geride bıraktı. 16 Aralık’tan bu yana cezaevlerinde başlayan açlık grevi eylemi ise 117’inci günü geride bıraktı. Açlık grevleri 1 Mart itibariyle tüm cezaevlerine yayıldı.

Tutuklu ailelerinin Diyarbakır Barosunda başlattığı 3 günlük açlık grevi ise bugün sonlandı.

Yaklaşık 50 annenin bulunduğu eylemde, herkese duyarlılık çağrısı yapıldı.

‘YETER ARTIK!’

MA’nın haberine göre; Seslerini kamuoyuna duyurabilmek için Diyarbakır Barosunda açlık grevine giren anne Behiye Sevim, “Çocuklarımızın durumu kritik. Yeter artık! Bu savaş son bulsun, kalıcı bir barış olsun. Eşit bir yaşam kurulsun. Artık insanların tabutları cezaevlerinden çıkmasın. Hiçbir annenin tek damla yaş akıtacak durumu yok. Herkes bunu böyle bilsin. Biz savaşa karşıyız. Yeter ki bu ülkede kan dursun. Tek bir tabuta dahi tahammülümüz kalmadı. Tecrit kaldırılsın” diye konuştu.

‘YAŞAMA SES VER’ EYLEMİ

Öte yandan İnsan Halkları Derneği (İHD) ise önceki gün şubelerinde bir günlük “Yaşama ses ver” nöbet eylemi gerçekleştirdi. İHD’den yapılan açıklamaya göre eylemin; hapishanelerde tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi talebiyle devam eden açlık grevleri ve yaşanan ölümler nedeniyle yapıldığı açıklandı.

İHD Diyarbakır şubesinde ‘Yaşama Ses Ver’ adıyla nöbet eylemine HDP’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı’na seçilen Selçuk Mızraklı, kitle örgütü temsilcileri ve Baro üyeleri katılırken gün boyu sürecek olan nöbet eyleminde, eyleme ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

“TECRİDİ KALDIRMAYA DAVET EDİYORUZ”

Açıklamada İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, Tecridin kaldırılması için cezaevlerinde binlerce hala cezaevlerinde açlık grevini sürdürdüklerini ve birçok insanın yaşamına son verdiğini belirterek, tecridin son bulması için hükümete çağrıda bulundu. Zeytun, açlık grevinde devam edenlerin kritik aşamada olduklarını ve sağlık sorunlarının takibi noktasında bağımsız heyet ve hekimlerin cezaevlerine giriş izni verilmesi gerektiğini söyleyerek, “Açlık grevcilerinin sağlık durumlarının izlenmesi, gerekse de taleplerin demokratik kamuoyu tarafından duyulduğunun ortaya konabilmesi için bağımsız heyetlerin ve bağımsız hekimlerinin cezaevlerine girmesine izin verilmelidir. Siyasi iktidar bu husustaki sorumluluğunu görmeli ve bir an önce bu talepleri karşılamalıdır. Tecrit gibi başta BM Mandela Kuraları olmak üzere Türkiye yasalarına bile aykırı uygulamaların son bulmasını, siyasi iktidarı bir an önce sorumlu davranarak hapishanelerdeki tecridi kaldırmaya davet ediyoruz” dedi.

“TECRİT KALDIRILSIN, CEZAEVLERİNDEKİ ÖLÜMLER DURDURULSUN”

İHD Gaziantep Şubesi de basın açıklamasıyla tecridin kaldırılması çağrısında bulundu. İHD Şube Başkanı Salman Yergin “Siyasi iktidar bu husustaki sorumluluğunu görmeli ve bir an önce bu talepleri karşılamalıdır” dedi. Yergin “Umuyoruz ki bu çağrımıza uyulur ve bir daha hiç kimse yaşamına son vermez, tecrit kaldırılır ve açlık grevleri sona erdirilir” ifadelerini kullandı.

"AÇLIK GREVİNDEKİ 2 TUTUKLU IŞİD’LİLERLE AYNI KOĞUŞA KONULDU"

Öte yandan Elazığ Cezaevinde, tecride karşı yaşamına son veren Mahsum Pamay ile aynı odada kalan açlık grevindeki 2 tutuklunun IŞİD üyelerinin bulunduğu koğuşa alındığı öğrenildi. Aileler, yakınlarının can güvenliği olmaması nedeniyle İnsan Hakları Derneğine (İHD) başvurdu.

Mezopotamya Ajansının haberine göre geçtiğimiz pazartesi günü telefonla eşini arayan tutuklu Talip Kalın, oda arkadaşları Pamay’ın yaşamına son vermesi ardından cezaevi yönetiminin kendisi ve diğer arkadaşını IŞİD’lilerin kaldığı koğuşa yerleştirdiğini aktardı. Koğuşa alınmaları sonrası IŞİD üyelerinin sözlü hakaret ve tehditlerine maruz kaldıklarını söyleyen Kalın, can güvenliklerinin olmadığını belirtti. Bu durum üzerine Talip Kalın’ın kardeşi Kıyas Kalın, hemen İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezine başvurdu. Ağabeyinin 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olduğunu söyleyen Kıyas Kalın, “Bu kadar hukuksuzluk olmaz. Bunu asla kabul etmiyoruz. Aile olarak uyuyamıyoruz. Ağabeyim ve oda arkadaşı derhal bu canilerin arasından çıkarılmalı. Tüm insan hakları kurumlarına sesleniyorum; Ağabeyimin başına bir şey gelmeden kimin elinden ne geliyorsa yapmalı” diyerek duyarlılık çağrısında bulundu.

MENEMEN’DE İŞKENCE İDDİALARI MECLİS GÜNDEMİNDE

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Menemen R Tipi Kapalı Cezaevine dair işkence iddiaları ve hak ihlalleriyle birlikte cezaevlerinde süren açlık grevleri ve yaşanan ölümleri Adalet Bakanına sordu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatların Menemen R Tipi Cezaevinde kalan tutuklularla yaptıkları görüşmeler sonucunda hazırladıkları raporda, tutukluların işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı yer almıştı. HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, raporda yer alan bilgileri Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu. Kemalbay, önergesinde ilgili raporda ve basın organlarında yer alan haberlerde; süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan mahpuslar ile hasta mahpusların cezaevlerinin olumsuz koşulları, idarenin tutum ve davranışlarından dolayı hak ihlallerine uğradığını ve yaşam haklarının tehdit edildiğini vurguladı.

‘BAKANLIK SORUŞTURMA YÜRÜTECEK Mİ?’

HDP’li Kemalbay’ın Bakan Gül’e yönelttiği bazı sorular şöyle: ”Cezaevlerinde 5 bine yakın mahkumun açlık grevinde ciddi yaşam riski ile karşı karşıya kalmasının ve 19 günde 7 mahkumun yaşamına son vermesinin sorumlusu kimdir? Yaşanan ölümlerin sebebi nedir? Bakanlığınız konuya dair bir açıklama yapacak mıdır? Başta yaşam hakkı ihlali, kötü muamele ve işkence iddiaları olmak üzere, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin etkin bir şekilde soruşturulması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması konusunda yasalara ve uluslararası sözleşmeler doğrultusunda bakanlığınız tarafından soruşturma başlatılmış mıdır? Menemen R Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu mahpuslardan hak ihlalleri, kötü muamele ve işkence konusunda tarafınıza ulaşan dilekçe var mıdır? Var ise cevap verilmeme veya herhangi bir işlem yapılmama sebebi nedir?” (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Metin-Ali-Feyyaz'ı ve Beşiktaş'ı anlatan "Kolej Havası" yolda

SONRAKİ HABER

Sri Lanka Sağlık Bakanlığı ölü sayısını 253 olarak düzeltti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa