09 Nisan 2019 03:21

DBP Eş Genel Başkanı: Halklar demokratikleşme ihtiyacını gösterdi

Demokratik Bölgeler Partisi ( DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, 31 Mart yerel seçim sonuçlarını Evrensel'e değerlendirdi.

DBP Eş Genel Başkanı: Halklar demokratikleşme ihtiyacını gösterdi

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Fırat TOPAL 
Orhan KURUL
Diyarbakır

Demokratik Bölgeler Partisi ( DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, 31 Mart yerel seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Evrensel’e konuşan Arslan, CHP’nin bu seçimlerden sonra sorumluluğunun arttığını belirterek “CHP eskisi gibi davranmamalıdır” dedi. Seçimlerin en fazla konuşulan yerlerinden Şırnak için ise “AKP kaybettiği seçimi, şaibeli bir şekilde aldığı Şırnak üzerinden tanımlamaya çalışıyor. Bunun üzerinden de kayyım politikasını meşrulaştırmaya çalışıyor” diye ifadelerde bulundu. 

KİTLELERİMİZLE BİR ARAYA GELMEMİZ ENGELLENDİ

Arslan, demokratik olmayan gergin bir seçim süreci geçirdiklerini belirterek, hem Türkiye hem de bölgede muhalif kesimlerin seçim çalışmalarını engellemek için iktidarın,  kutuplaştırıcı ve çatışma dilini kullanmasının yanı sıra hakaret ve tehditlere varan bir siyaset yürüttüğünü söyledi. Arslan, “Devletin tüm maddi ve manevi gücünü, bütün imkanlarını arkasına alan bir ittifak var. Diğer tarafta ise AKP’nin tüm kirli politikalarına maruz kalan muhalefet durumu söz konusuydu. Eşit şartlarda demokratik bir seçim olduğunu düşünmüyorum. Özellikle bu coğrafyada seçim sonuçları; meşruluğu olmayan, birçok kirli yöntemin kullanılarak sonuca varıldığı bir sonucu açığa çıkarttı. Bundan dolayı, birçok yerin şaibeli olduğunu düşünüyorum” dedi. 

İktidarın, muhalefete karşı bu tutumunun, kendi seçmenleriyle bir araya gelmesini zorlaştırdığını ifade eden Arslan “Kürtler, demokratik anlamda eylem ve etkinlikler ile kendilerini ifade edemiyordu. Siyaseten kendini ifade edebileceği alanların ne yazık ki Kürtlere kapatılmış olmasından kaynaklı Kürtler, kendi projelerini, politikalarını halka taşıma halkla yan yana gelebilme gibi imkanlara da sahip değildi. Böyle bir süreç yaşandı ve ben bu sürecin yaratmış olduğu korku ikliminin toplumda bir parça etkili olduğunu düşünüyorum. Kendi kitlelerimizle bir araya gelmemizi devletin imkanlarıyla engellemeye çalıştılar” dedi.

TÜRKİYE AKP’NİN POLİTİKALARINA ONAY VERMEMİŞTİR

Şırnak’ın şaibe ve hileler sonucu kaybedildiğine dikkat çeken Arslan, “AKP’nin özellikle başta Şırnak ve Şırnak’taki bazı alt kademe belediyeler olmak üzere bir nüfus mühendisliğiyle belediyeleri kazandığı çok açık. Biliyorsunuz, Şırnak’ta merkezin seçmen sayısı çok az. Beytüşşebap’ın toplam 5 bin nüfusu var, 5 binden fazla seçmeni var. İşte Uludere’de nüfustan fazla seçmen vardı. Mesela, Cizre, Silopi, Diyarbakır ile uğraşmadı. Buraları kazanamayacağını biliyor çünkü seçmen sayısı çok fazla ama 2-3 bin seçmeni olan bir ilçeye 3-4 bin seçmen dışarıdan götürerek orada seçim sonuçlarını değiştirebildi. Ama AKP Türkiye’de ciddi anlamda oy kaybı yaşadı. Artık Türkiye’de AKP’nin meşruiyeti tartışılacak bir noktaya geldi. Neden derseniz Türkiye İstanbul, Antalya, Adana, Mersin, İzmir Ankara ile Türkiye’dir. Sen Türkiye’nin sanayisini, turizmini temsil eden büyük kentleri AKP iktidarının elinden alabilmişsen Türkiye aslında AKP politikalarına onay vermemiş demektir. Türkiye halkları görmesin diye 31 Mart seçimlerini Şırnak ile Bitlis ile Ağrı ile tanımlamaya çalışıyor. Ben şunu söyleyeyim Şırnak’ta AKP’nin toplam oyu 42 bindir. HDP’nin ise 268 bin’dir. Yani HDP’nin dörtte bir oyunu almamış bir partiden bahsediyoruz. O kenti şu an AKP yönetecek. Türkiye halklarına sormak lazım. Bir parti bir kentin oylarının 5’te 4’ünü alır ama o kentte belediyeyi nasıl yönetemez?” diye sordu. 

YSK İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE BAZI YERLER ELE GEÇİRİLDİ

AKP’nin seçim sonuçları karşısında şoka girdiğini ve YSK ile işbirliği içerisinde kaybedilen bazı yerlerin alınması çabası içinde olduğunu ifade ederek, “Bölgede birçok yerde çok az oy farklarıyla biz seçimleri kaybediyoruz. Örneğin 3 oyla kaybettiğimiz yerler, Muş’ta 538 oyla kaybettiğimiz iddia ediliyor. Bunun gerçeği yansıttığını düşünmüyorum. Yine birçok alt kademe belediyelerde çok az farklarla. YSK’nin tutumu da oldukça anti-demokratik. Muhalefetin bütün itirazları reddediliyorken iktidar partisinin tüm itirazları kabul ediliyor. Kime sen bunun meşru olduğunu hukuki olduğunu kanıtlayabilirsin ki. Bu aslında YSK’nin AKP ile yaptığı işbirliğinin fotoğrafıdır. Ne yazık ki AKP bazı yerleri hukuksuz yöntemlerle ve YSK’nin işbirliğiyle ele geçirdi. Şırnak, Siirt, Halfeti’ye kaydırılan seçmenler örneğin. Bunlar YSK vesilesiyle olmuştur. Bir dairede bir ilçe nüfusunu barındıran seçmen kaydı vardı. Bunun mümkün olmadığını herkes bilir. Ama YSK bunlara göz yumdu. Neden? Kayyım politikasını onunla temize çıkarmak için” dedi. 

BU SÜREÇ ÖZELEŞTİRİ SÜRECİ OLACAK

Arslan, bölgede yeni belediyecilik modeli oluşturarak halka açık bir belediyecilik yaptıklarını  fakat çatışma ve gergin atmosferin belediyecilik yapmalarını engellediğini ve bundan dolayı eksiklerinin olduğunu söyleyerek, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu coğrafyada belediyeler halka açıldı. Halkın; sorunlarına, dertlerine çare olmaya çalıştı. Bu konuda yetersizlikler, eksiklikler yok mudur? Kuşkusuz, bizimde kendi politikalarımızı, kendi belediyeciliğimizi gözden geçirmemiz gerektiğini bizlere gösterdi. Özeleştiriyi gerektiren bir süreç, bu bizim açımızdan nettir. Bu coğrafyada ki seçmenin, ideolojik, politik yaklaşımlarından kaynaklı bize oy verdiğinin farkındayız. Evet toplumun hizmet beklentisi de var ama insanların toprağa düştüğü, çatışmaların, gerilimin savaşın olduğu bir süreçte insanlar ilk önce iyi bir hizmet değil, bu savaşın, bu çatışmanın sonlandırılmasını bekliyor. Kürt sorunun demokratik çözümünü bekliyor. Çünkü bir tarafımızda çatışmalar, ölümler, tutuklamalar, tecrit devam ederken bir taraftan toplumun güncel sorunları karşılanmaya çalışılıyor. Bu halkın sadece hizmet sorunu yok. Özgürlük sorunu, kimlik sorunu var. Demokrasi sorunu var. Türkiye’nin bir barış sorunu var. Hukuksuz bir tecrit sorunu var. Bunun ortadan kalkması gerekiyor. Ben bu seçimi, bizim açımızdan da belediyecilik politikalarımız açısından da bazı şeylerin tekrardan ele alınması, değerlendirilmesi gereken bir süreç olarak görüyorum. Bu süreç özeleştiri süreci olacaktır” dedi. 

CHP SORUMLULUK ÜSTLENMELİDİR

Türkiye halklarının demokratikleşmeye ihtiyacının olduğunu sandıkta gösterdiğini söyleyen Arslan, CHP’nin bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Arslan, “Türkiye’de bir demokratikleşmenin ve normalleşmenin yaşanması için AKP’nin gerilemesi gerektiğine inanan herkes CHP’ye oy verdi. CHP bunun sorumluluğunu üstlenmelidir. Bundan sonra CHP eskisi gibi atıl, kendini Türkiye’nin sorunları karşısında pasif bir pozisyonda tutmamalıdır. Örneğin Öcalan üzerinden bir tecrit politikası yürütülüyor. Bu politika Türkiye’nin yasa ve kanunlarına karşı aykırı bir çerçevede yürütülüyor. Yasa ve kanunlar kişiye göre mi uygulanır? CHP bu konuda neden bir cümle kullanmıyor? Türkiye’nin bugün ana muhalefet partisi hükümetin, iktidarın uygulamış olduğu politikalara göz yumuyorsa Türkiye’yi yönetemez. Türkiye halklarının eğer ki oyunu aldıysan onların duygularına, düşüncelerine tercüman olmak zorundasın. Devletin, hukukuna uyması için binlerce tutsak bedenini açlık grevine yatırmış. Şimdi bunlara ses çıkarmak için illa insanların yaşamlarını yitirmesi gerekmiyor. CHP bu toplumun oylarını alıyorsa eğer Kürtlerin çocuklarının cezaevlerinde ölmesini bekleyemez, beklememeli.  CHP Türkiye’yi yönetebilme iradesini kendisinde görüyorsa eğer buna göre de muhalefet rolünü oynamalıdır. Bu seçim sonuçları sadece AKP’ye değil, CHP’ye de sorumluluk yüklüyor. CHP’yle resmi bir ittifakımız yok ama bunu bütün Türkiye’de biliyor, dünya alemde biliyor en fazla da Erdoğan biliyor eğer ki AKP kaybettiyse bu Kürt seçmeninden kaynaklıdır. O zaman herkes bunun sorumluluklarına göre adım atmalıdır. Biz, Türkiye’nin batısında Türkiye’nin demokratikleşmesi için oy verdik. Türkiye halkları artık, siyasetin normalleşmesi için CHP adaylarına oy verdi.  Ben demiyorum o belediyeleri biz kazandık. Türkiye halkları kazandı. HDP, CHP kazanmadı halklar kazandı. Türkiye halkları bu sonuçla ‘bizim yan yana gelme sorunumuz yok sizin yan yana gelme sorununuz var’ dedi” şeklinde konuştu.

ÖNCEKİ HABER

Açlık grevlerinin bitirilmesi için aydın ve yazarlar bir araya geliyor

SONRAKİ HABER

Sri Lanka Sağlık Bakanlığı ölü sayısını 253 olarak düzeltti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa