Kültürel yozlaşmaya karşı dostluk turnuvası

Kültürel yozlaşmaya karşı dostluk turnuvası

Kimi yıllar önce kimi ise kısa bir süre önce köyünü, evini, toprağını bırakıp gelmiş İstanbul’a. Kime sorsanız, hepsinin gönlünde Digor’a, köylerine geri dönmek var. Dostluğa, kardeşliğe gönül veren Digorlular, özlemlerini gidermek için futbolu araç edinerek yola koyulmuş. Bir süredir M

Tanfer Yeşiltepe / Özgür Göz

Digor Kültür Platformunun çağrısıyla bir araya gelen Digor’a bağlı köyler, düzenledikleri futbol turnuvasıyla kültürel yozlaşmaya karşı duruyor.

SANKİ YILLARDIR YAPILIYOR

Bu yıl birincisini düzenledikleri futbol turnuvası sanki yıllardır yapılıyor gibi. Yaklaşık üç hafta önce başlayan futbol turnuvasında, yıllardır birbirlerini görmeyen vatandaşlar hasret gideriyor, birbirini hiç tanımayan gençler ise bu etkinlikle tanışıp arkadaş oluyor.

Siyasal ve kültürel yozlaşmaya karşı kültür platformu oluşturan Digorlular, yaptıkları turnuvayla binlerce Digorluyu bir araya getiriyor. Digor kültür platformu önümüzdeki süreçte yeni çalışmalarla daha fazla Digorluyu bir araya getirmeyi de amaç edinmiş.

ŞÖLEN YAPILACAK

Maltepe’de sahile yakın bir spor kompleksinde yapılan turnuva, herhangi bir maddi destek almadan yapılıyor. Yapılan maçlar süresince herhangi bir sakatlanma durumuna karşı İstanbul’da yaşayan Digorlu doktorlar hazır bulunuyor. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı turnuva kasım ayında yapılacak büyük bir şölenle sona erecek. Turnuvaya katılan her Digorlu için tek temenni ise bu turnuvanın gelenekselleştirilmesi. (İstanbul/EVRENSEL)


KÜLTÜRÜMÜZÜ UNUTTURMAMAK İÇİN

İsmail Budak (Digor Kültür Platformu Sözcüsü): Ülkemizde sosyal, ekonomik, siyasal politikalar sonucu yerinden yurdundan edilen insanlarımızın bireyselliğe itilmesine karşı yapılan bir etkinliktir. Digorlular olarak metropollere itilmemize rağmen, kültürümüzden uzaklaşmamayı amaçlayan bir çalışma bu. Gençlerimizin kendi benliğinden, kültüründen uzaklaşmasını istemiyoruz. Uzun çalışmaların sonucunda bu etkinliği yapmayı kararlaştırdık. Bizim için futbol bir araç. Platform olarak sadece gençlerimize yönelik değil kadınlarımıza, çalışan arkadaşlarımıza ve öğrencilerimize yönelik de projelerimiz var. Yaptığımız turnuvayla yüzlerce genci bir araya getirdik. Birbirlerinden bihaber onlarca genç turnuva aracılığıyla birbirlerini tanımış oldu. Turnuva öncesinde Digor’a bağlı 40 köyün İstanbul ve civarında yaşayan temsilcileriyle bir araya geldik ve gönüllü olarak 10 kişiden oluşan bir tertip komitesi kurduk. Hedefimiz daha geniş kitleye ulaşmak. Olmaz, bunu becermek çok güç diyen anlayışa karşı bizler çok güzel şeyler yapacağız. Siyasal bir görev yüklemek istemedik. Ancak içinde bulunduğumuz sonuç siyasal bir anlayışın sonucudur. Eğer insanlarımız ülke siyaseti nedeniyle metropollere göç ettirilmeseydi, buralarda istihdam aramak zorunda kalmasaydı böyle bir organizasyona ihtiyaç kalmazdı. İnsanlarımız köylerinde barış içerisinde huzurlu bir yaşama sahiptiler zaten. Önemli olan tarihsel değerlerimizi bir araya getirmek ve bu değerlere sahip çıkmak. Göç ülkemizin politik durumunun bir sonucudur. Göçün getirdiği en büyük dezavantaj asimilasyondur. İnsanların dilleri, kültürleri, kimlikleri ile barışık olmamayı, onunla iç içe yaşamamayı hedef haline getirdiler. Digorlu kendi dilinden kültüründen kimliğinden ödün vermez.


ASİMİLASYONA KARŞI BİR ARADALAR

Yusuf Ada (Tertip Komitesi Üyesi): Bu turnuvanın en büyük önemi metropolde asimilasyona karşı insanların bir araya gelerek kendi kültürlerini yaşatması. Yıllardır birbirini görmeyen insanlarımız bir araya gelmiş oluyor. Yıllarca birbirine hasret olan insanların hasretini gidermiş olduk ve gençlerin birbirlerini tanımalarına vesile olduk. 17 milyon nüfuslu bir kentte hemşehrililerimizi bir araya getirmiş olduk.

Ayhan Özoğlu (Disiplin Kurulu Üyesi): Bu turnuvada katkısı olanlara teşekkür ediyorum. Bu turnuva ile kardeşlik ve dostluk nedir göstermiş olduk. Amacımız önümüzdeki senelerde bu etkinliği gelenekselleştirmek.

Oktay Agin (Tertip Komitesi Üyesi): Böyle bir turnuvanın düzenlenmesi benim için, hepimiz için mutluluk verici. Bu etkinlik bütün güzelliklere vesile oluyor. Kardeşlik, barış içinde turnuvamız devam ediyor.


FUTBOL DEMEK KARDEŞLİK DEMEK

Öztürk Güven (Bacalı Spor Takım Kaptanı): Böyle bir organizasyonda bir araya geldiğimiz için çok mutluyuz. Tanımadığımız insanlarla burada bir araya geliyoruz, görmediğimiz insanlarımızı bu vesileyle görmüş oluyoruz. Seneye daha büyük bir organizasyonun yapılmasını arzuluyoruz. Futbol demek kardeşlik demek, saha içerisindeki tüm oyuncular kardeş. Bunu böyle düşünerek futbolu takip etmek lazım sert oyunlar mutlaka oluyor ancak sonuç ne olursa olsun biz mutluyuz. Bugün biz takım olarak yenildik ancak mutluyuz. Çünkü amacımız sadece futbolda kazanmak değil.

FUTBOLU SEVDİRMEK İÇİN

Levent Karabudak (Hakem): Turnuva başlayalı 3 hafta oldu. İnsanların buraya sevinerek geldikleri yüzlerinden belli oluyor. Burada amaç sadece futbolda kazanmak değil dostluğun kazanması. Türkiye’de futbolun içinde bulunduğu durum çok da iyi değil. Bu tür turnuvalar insanları birbirleriyle kaynaştırır. Türkiye’de en çok bilinen spordur futbol. İnsanlara futbolu farklı bir boyutla sevdirmeliyiz. Bizler yılmadan usanmadan bu tür etkinlikler yapmalıyız. Kazanmanın değil mağlubiyetin de bir sonuç olduğunu kabul ettirmeliyiz. Burada spor yapanın insanların idrak etmesi gerekli.


MAÇLAR DOSTLUK İÇİNDE GEÇİYOR

Paşa Güneşyüz (Yemençayır Köyü Teknik Direktörü): Takım olarak durumumuz kötü, tek galibiyetle turnuvadan elendik. Turnuvadaki diğer arkadaşlara başarılar diliyoruz. Bu tür etkinliklerle Digorumuzun örf ve adetlerini tanıtmış oluyoruz. Turnuvanın çok güzel geçtiğini düşünüyorum. Birçok arkadaşımızın adını bile bilmediği köyleri tanımış oluyorlar. Daha farklı etkinliklerle insanların bir araya getirilmesine devam edilmeli. Takımı kurarken iyi oynamak bizim için esas değildi etkinlikte yer almak isteyen arkadaşlarımızın hepsine etkinlikte yer vermek istedik. Çoğumuz futbolla ilk defa bu kadar yakın olduk. Bu turnuva vesilesiyle birçok Yemençayır köylüsünü bir araya getirmiş olduk.

Mehmet Kaplan (Kocaköy Teknik Direktörü): İlk maçlar açısından iyi hazırlıklı değildik. Bu kadar insanın bir araya gelmesi çok önemli. Türkiye açısından da bir örnek teşkil edebiliriz.

Orhan Özyakışır (Alem Köyü Teknik Direktörü): Teknik komitede görev alıyorum, aynı zamanda Alem köyü takımının teknik direktörüyüm. Maçlar 3 haftadır devam ediyor. Yapılan maçlarda en ufak sakatlanma ve tatsızlık yaşamadık. Ne oyuncu arkadaşlarımız buna izin veriyor ne de biz teknik komite olarak buna izin veriyoruz. Maçlar tamamen dostluk havasında devam ediyor. En ufak bir tartışmanın dahi olmaması bizleri sevindiriyor. Gönül isterdi ki Digor’un 40 köyü bu turnuvada olsun ve isterim ki bu turnuva önümüzdeki yıllarda Kars genelini kapsasın.


AMAÇ KAZANMAK YA DA KAYBETMEK DEĞİL

Özgür Agini (Teknik Komite):  Yola çıkarken insanlara ulaşabilir miyiz, aynı çatı altında bir ruh oluşturabilir miyiz diye kaygılıydık. 40 köyün hepsine ulaştık. Ancak İstanbul ve Kocaeli bölgesinde yaşayan Digorlularla bu çalışma şu an için yürüyor. Ulaştığımız köylerden 20’si turnuvaya katılma kararı aldı. Yaklaşık iki buçuk aylık ön hazırlıktan sonra turnuva başladı. 3 haftadır turnuvamız devam ediyor. Turnuva süresince hiçbir tatsızlıkla karşılaşmadık. Sonuç ne olursa olsun arkadaşlarımız sahalardan mutlu ayrılıyorlar. Turnuvanın sonucunu büyük bir etkinlikle yapmak istiyoruz. Genç neslin özellikle birbirinden soyutlandığı bir süreci yaşıyoruz, bu süreçte birbirinden kopmaması için özellikle futbol tercih nedenimiz oldu. İki kuşak arasındaki çizgiyi yakalamak ve kuşakların birbirlerini tanımak amacıyla bu çalışmayı başlattık. Futbolda kazanmak muhakkak esas ancak bizim amacımız turnuvanın galibini konuşmak değil, maçların galibini konuşmak değil bu köyler ve gençler arasındaki diyalogu güçlendirmek. Ekonomik yaşamın getirdiği zorluklar nedeniyle uzak yerlere savrulan insanlarımız turnuva boyunca yaşadıkları küçük zamanlarda dahi hasret giderip tekrardan bir kaynaşma içerisine giriyorlar. Teknik olarak iyi bir kadroyla çalışıyoruz. Hakemlerimiz profesyonel liglerde maç yöneten hakemler. Ekonomik açıdan hiçbir kurum ve kuruluştan destek almamayı amaç edindik. Maddi değil manevi bir şemsiye altında bir araya gelmeyi amaç edindik. Her hafta 2 ayrı sahada 8 maç yapılıyor. Maçlar bir saat sürüyor. Turnuvamızı 4 Kasımda sonlandırmayı planlıyoruz.

www.evrensel.net