07 Nisan 2019 04:37

Baron Haussman ve yerel seçimden fazlası… Kayseri’de bir eşik aşıldı

Yakup Aslandoğan, Kayseri yerel seçim sürecini ve sonuçlarını yazdı: Bir eşik aşıldı Kayseri’de.

Baron Haussman ve yerel seçimden fazlası… Kayseri’de bir eşik aşıldı

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Yakup ASLANDOĞAN
Kayseri

Hemen her seçim dönemi, “Bu seçim diğerlerine benzemiyor çok kritik ve önemli bir seçim olacak” denilir. Genel siyasi gelişmeler ve ekonominin durumu da göz önüne alındığında bizlerin de katılmadan edemeyeceği bir tespittir bu. Belki bundan böyle de bu tespitler devam edecek. Aslında her seçimi bir diğerinden önemli ve farklı kılan, egemen sınıfların politik yaklaşımları/kararlarıyla, karşısında henüz örgütlülüğü zayıf olsa da ezilen toplumsal sınıfların konumudur.

Bu seçimlerde de böyle bir süreç yaşandı. Yerel yönetimlerin seçilmesi, merkezi iktidarın/egemenlerin bu seçimi bir var olma yok olma noktasına getirmesi de hiç kuşkusuz ki egemenliklerinin devamını sağlamak üzere planlarının bir parçası olmasıyla ilgiliydi. Alt yapı sorunları, projeler vs. hemen hepsi rantın bölüşümü, sermayeye yeni olanaklar açmak üzere propaganda edildi. Tabii cilalanarak ve tüm kent yaşayanlarının yararınaymış gibi gösterilerek. İkna edici olamadıklarını düşünmüş olacaklar ki; “Ülkenin beka sorunu var aman ha yerelleri kaptırırsak mahvoluruz” diyerek inandırıcılıklarını siyasal olarak perçinlemek istediler.

GEL KAYSERİ’YE…

Ama Kayseri de dahil tüm memlekette bu inandırıcılığın silikleşmeye başladığını gördük. Sadece ekonomik kriz vs. nedeniyle değil ama yıllardır mücadelesinden deneyim kazanarak ilerleyen, ağır aksak olsa da bilincini ilerleten bir emekçi sınıflar gerçeğiyle de yüz yüze kalan egemenlerin inandırıcılığı bu dolayımla da azalmaya devam etti. Yazımızı da esasta bu noktadan ilerletmek istiyoruz. Zira birçok ilimiz için de söylenebilecek ama özelde Kayseri için bazı saptamalar yapabiliriz diye düşünüyoruz. Birçok ilgili makalede kısmen yerel seçim süreci ve kısmen sonrasına dair yazılar yazıldı. Hepsi oldukça yerindeydi. Ama birçok sanayi kentinde olduğu gibi Kayseri’de de işçi sınıfının mücadele ettikçe biriktirdiklerinin, bu birikim çeşitli eksiklikler (kendiliğindenlik gibi) barındırsa da, kendisine kılavuzluk ettiğine tanıklık ediyoruz. Hakim siyaset anlayışından kopma eğilimleri bu birikimler yoluyla hızlanıyor diyebiliriz. Bunlara kısmen değinildi.

MÜCADELELERDE İLERİ ÇIKAN İŞÇİLER

Bu seçimde de örneğin; Kayseri’de Bağımsız Belediye Başkan Adayı Eylem Sarıoğlu etrafında sürdürülen çalışmanın belli aşamalarında yıllardır mücadele eden, sayıları henüz az da olsa fabrika işçileri ile sürmesi tesadüf değildi. 10-15 yıldır (öncesi bir tarafa) süren işçi mücadeleleri ve onun ileri çıkan kesimleri yerel seçimde kendilerini temsil ettiklerine inandıkları aday etrafında özgün bağımsız bir çalışma sürdürmekten geri durmadılar. En kalabalık ev toplantılarını organize edenler, çevrelerinden en çok oyu -sandıklarını da kontrol altında tutarak- alanlar bu arkadaşlarımız oldu. Yıllardır emek ve işçi mücadelesinin içinde yer alan bir adayla seçime girmenin verdiği rahatlık, bu ileri çıkan işçilerin işyerinde/mahallesinde kendisine olan güvenle de birleşince, işyerlerinde toplantılar evlerinde buluşmalar ayarlamaya kadar ilerledi.

Seçim çalışmaları sırasında Kayseri Bağımsız Belediye Başkan adayı Eylem Sarıoğlu işçilerle
bir araya geldi. | Fotoğraf: Evrensel

Yıllardır Kayseri’de de işçi mücadeleleri, kadın hakları ile ilgili mücadeleler çalışmaları yürüten kuşağı da az çok biriktirmiştir. Ceha işçilerinin sendikalaşma ve aylar süren direniş ve mücadelelerinden öne çıkmış az sayıda olsa da bir grup işçinin adayımıza oy toplamasından tutalım, ODS döküm işçilerinin DİSK’i örgütleyen “milliyetçi/muhafazakar” gelenekten gelen işçilerinin fabrika önünde adayı alkışlamaları ve bildirilerini dağıtmalarına kadar, Boytaş işçilerinin direnişini örgütleyenlerden; yıllardır politikaya uzak dursa da kadın hakları için mücadele eden bir adayın el ilanlarını dağıtan, kendisinin de söz sahibi olacağına inanarak adayla birlikte koşturan emekçi kadınlara kadar; ailesi Kayseri’nin yerlisi olan ama ikna olarak kendisi bağımsız adaya oy isteyen gencine kadar; saya direnişinde önderlik edenlerin atölye atölye dolaşarak oy istemesine kadar aslında bir eşik aşıldı Kayseri’de. Bu anlatılanlar elbette yapılan rutin çalışmaları ve işleri gölgede bırakmamalı, zira çalışmanın birçok aşamasında ve yerinde yer alan birçok emekçinin de bulunduğunu belirtmeliyiz.

Esasen burada ifade edilmeye çalışılan; yıllardır biriken sınıf çelişkilerinin ve onun sonucu ortaya çıkan mücadelelerin bir şekilde içinde yer tutmuş işçilerin, kadın hakları mücadelesinde yer almış kadın emekçilerin seçimlerde de kendilerini ifade eden adaylar etrafında bir çalışmanın içinde yer alabildiklerini anlatmaktı.

MİMAR HAUSSMAN VE KENTLER

İşçilerin ilk iktidar deneyimi sayılan Paris Komünü. | Fotoğraf: Bruno Braquehais/ Wikimedia Commons

Fransız devriminden burjuvazinin çeşitli sonuçlar çıkararak kentleri yeniden inşa ettiklerini biliyoruz. O dönemin egemenleri Mimar Baron Haussman’ı yardıma çağırmışlardı. Özellikle Paris için. İşçi ve emekçilerin isyanında barikat kuramayacakları geniş caddeler, işçilerin kentlerin dışına taşınması için alt yapı inşasına kadar bir dizi plan hayata geçirilmişti. Öyle ki; sanayi devrimiyle birleşen bu zaman diliminde, fabrika yerlerinin seçimi, işçilere konutların yapımı, kente su sağlanması ve çöplerin toplanmasının hepsi özel girişimlere devredilmelidir denilmişti. Baron Haussman hiç kuşkusuz egemenlere hizmet ederken o dönemi esas almıştır, ama bugünün baronları ve düzenleri işçi ve emekçilere verecek bir şey bulamadıkça, onların mücadelelerinden elbette korkarak sömürü çarkını döndürmek için birçok yola başvurmakta, kitlelerin yanlış yönelimi için ‘kutsal bilinen’ ne varsa üstünde tepinmekten geri durmamaktadırlar.

Georges-Eugéne Haussmann (Baron Haussmann ) | Fotoğraf: Wikimedia Commons

Baronları ve arkasındaki güçleri gören işçi emekçi sayısındaki artışın devam ettiğini bu seçimde daha iyi gördük desek yeridir. Kendi bağımsız çalışmasının da önünü açtığınızda işçi ve emekçilerin politik bir tutum alarak ilerlediği daha açık görüldü*. Elbette yerel seçim her şey değildir. Ama bazı şeylerin yansıtıcısı olmuştur. Sınıf çelişkilerinin görünmesinde rol üstlenmiştir. Bizlere düşen bu rolde onlara yardımı esirgememek ve yıllardır kendi mücadelesinden süzülerek birikenleri onların önüne sunabilmektir.

* Buradaki politik tutum kısmen seçimde alınan tutum ile oy vermekle sınırlı kalmaktadır elbette. Kendi sınıf partisinde örgütlenme, onun etrafında direkt bir çalışmadan bahsedemiyoruz. Bu tartışma yazının ana teması dışında kalmaktadır.

ÖNCEKİ HABER

Otomotiv ihracatı martta da düştü

SONRAKİ HABER

Sri Lanka Sağlık Bakanlığı ölü sayısını 253 olarak düzeltti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa