26 Mart 2019 04:30
Son Güncellenme Tarihi: 26 Mart 2019 14:57

Ankara’da işçilerin vereceği "ders" sonucu belirleyecek

Ankara'da fabrikaların söylediği, seçim sonuçlarına ilişkin önemli işaretler sunuyor. İşçiler Ankara’da AKP’ye bir ders vermeyi konuşuyor.

Ankara’da işçilerin vereceği  "ders" sonucu belirleyecek

Ankara | Fotoğraf: Burgert Behr/Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

Paylaş

Birkan BULUT
Ankara

Türkiye bu hafta sonu sandık başına gidiyor. Seçimlerin en çekişmeli şehirlerinin başında ise Ankara geliyor. Öyle ki başkentte ilçe ilçe gezen Cumhurbaşkanı Erdoğan işi “Mansur Yavaş seçime girebilse bile bunun bedelini öder” tehditlerine kadar götürdü. Peki Ankara’da seçmen ne diyor? 2014 seçimlerinde şaibelerle Melih Gökçek’in kazandığı, referandumda yüzde 51 ile “hayır” diyen Ankara’nın Büyükşehir Belediyesi 25 yıl sonra el değiştirecek mi?

Her ne kadar memur kenti olarak anılsa da yüz binlerce işçiye de ev sahipliği yapan bir kent Ankara. İşçiler arasında MHP ve AKP’nin önemli bir oyu olduğunu da düşünürsek aslında fabrikaların söylediği, seçim sonuçlarına ilişkin önemli işaretler sunuyor. Erdoğan’a son seçimlerde yüzde 78 oy veren Çubuk’ta oturan YDS işçileri, AKP’nin kalesi denilen Sincan’da Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işçiler, 2015 yılındaki metal grevlerine 12 gün süren fabrika işgaliyle katılan Türk Traktör işçileri arasında krizle birlikte iktidarın politikaları daha çok sorgulanıyor. Fabrikalarda vardiyaların düşmesi, hayat pahalılığı, işten atmalar nedeniyle zaten var olan işsizlik korkusu krizin seçimden sonra daha fazla derinleşeceği beklentisiyle birleşince endişeler artıyor. Ancak bu tümüyle AKP’den bir kopuş anlamına gelmemekle birlikte “Ders verme”, “Kulak çekme”, “Kendimizi hatırlatalım” sözlerinde ifadesini buluyor. Mansur Yavaş’ın milliyetçi karakteri de “İlçede AKP-MHP, büyükşehirde Mansur Yavaş” eğilimini güçlendiriyor. Bir başka eğilim ise herhangi bir alternatif olmadığı düşüncesiyle sandığa gitmeme.

"ONLAR SADECE KENDİ BEKASINI DÜŞÜNÜYOR"

Arçelik fabrikasında bir işçi ayın 20’sinde avansın yattığı gibi icraya kesildiğini söylüyor. İktidarın beka söylemlerine ise “Cebimde para yok ne bekası? Her ay borçlanıyorum birilerine. Onlar sadece kendi bekasını düşünüyor” diyor. Daha önce MHP’ye veya ittifak nedeniyle AKP’ye oy veren işçiler arasında kriz nedeniyle Büyükşehirde Yavaş’a oy vereceğini söyleyenlerin sayısı az değil. Birkaç kez tercihini değiştiren bir işçinin söyledikleri ise dikkat çekici. MHP’li olduğunu ama referandumda “hayır”, son seçimlerde AKP’ye oy verdiğini söyleyen işçi, bu seçimlerde   Büyükşehirde Mansur Yavaş’a Sincan’da AKP’ye vereceğini belirtiyor. Tanzim satışta bile biberin 8 lira olduğunu belirterek, devletin bile pahalıya verdiğini söylüyor.

Yeni Zelanda’da bir camide yapılan katliamın seçim malzemesi yapılmasının işçiler arasında güçlü bir karşılık bulmadığı belirtiliyor. Emeklilikte yaşa takılan işçiler için ise bu seçim oldukça önemli. Ankara ve İstanbul’da kitlesel gösteriler düzenleyen işçiler bu seçimde “Ders vermeyi düşünenlerden”. EYT’li işçiler arasında bu seçimde AKP’ye oy vermeyeceğini belirtenler var.

"65 YAŞINA KADAR NASIL ÇALIŞACAĞIM?"

Man fabrikasında işçiler yoğun çalışma temposundan şikayet ediyor. EYT’liler konusu açılınca genç işçiler kendi geleceklerinden daha kaygılı olduğunu anlatıyor. Emeklilik yaşının 65 olması sebebiyle “Biz o güne kadar nasıl çalışacağız” diye soruyorlar. Bir başka tepki de MESS ile imzalanan sözleşmedeki ikinci yıl zammının kriz altında kalması.

Kara yollarında çalışan taşeron işçiler ve belediyelerde sürekli işçi kadrosuna geçen işçiler arasında da seçim konusunda benzer tablo var. Ancak yıllardır AKP’ye oy veren işçiler yorum yapmaktan kaçınırken az sayıda işçi bu seçimde kararını değiştirdiğini söylüyor. AKP’ye oy vermeyeceğini söyleyen işçiler Özhaseki’nin Ankaralı olmaması ve krizi gerekçe gösteriyor.

İŞSİZLİK SOKAKTA GÖRÜLÜYOR

Fabrikalardaki tartışmaların Sincan’da sokağa çeşitli biçimlerde yansıdığını görmek mümkün. Gündüz saatlerinde dolaştığımız parklarda işsizlere rastlayabiliyoruz. CHP’ye oy verdiğini söyleyen bir işçi Polatlı tarafında bir fabrikada çalıştığını ve 3 aydır ücretsiz izinde olduğunu anlatıyor. Elindeki kredi borcu makbuzunu göstererek “6 bin 500 lira ödemem var. Sadece ben değil çoğu kişinin kredisi var. Binlerce kişi işten çıkarıldı. Seçimden sonra doların fırlayacağı, işsizliğin artacağı söyleniyor” diyor.

Ülkücü olduğunu söyleyen gençler seçimlerde MHP’nin dediğini yapacaklarını söylüyorlar. Ancak işsizlik, gelecek kaygısı onların da gündeminde. Sohbetimiz boyunca iktidarın yaptıklarından memnun olduğunu anlatıyor. Ancak ayrılacağımız esnada son söyledikleri tüm anlattıklarını önemsizleştiriyor: “Abi aklıma geldi de... şunu da yazabilir misin? Sadece kızların canı çikolata çekmiyor. Akşam eve giderken bazen abur cubur alayım diyorum ama çikolata olmuş iki buçuk lira!”

Kısacası, 24 Haziran’da ekonomi daha fazla kötüye gitmeden baskın seçim yapan iktidar, şimdi krizin göbeğinde seçime gitmek durumunda kaldı. Pazar günü seçime gidecek milyonlarca kişiye daha fazla işsiz eklendi. Zamlar arttı ve geçim sıkıntısı ağırlaştı. “Varlık kuyruğu” denilen tanzim satış noktaları ve poşetin paralı olması en çok tepki toplayan uygulamalar olarak dikkat çekiyor. Beka söyleminin tutmadığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Buna en büyük etken ise ekonomik kriz. Ancak AKP’den tam olarak koptuğunu söyleyemeyeceğimiz birçok işçi çeşitli biçimlerde Cumhur İttifakının Ankara Adayı Mehmet Özhaseki’ye oy vermeyerek bir “Ders vermeyi” düşünse de bu eğilimin ne kadar etkili olacağı pazar günü belli olacak.


ETİMESGUT’TA DEĞİŞİM ARZUSU İLÇEDE DEĞİL, BÜYÜKŞEHİRDE

Sinan GÜLER
Ankara

Ankara’nın en büyük ilçelerinden olan Etimesgut’ta 31 Mart yerel seçimleri öncesinde seçmenlerle konuştuk. Etimesgut, ittifakların yarışacağı bir ilçe. Cumhur İttifakının adayı 2 dönemdir belediye başkanı olan MHP’li Enver Demirel, Millet İttifakı ise Etimesgut’ta Kemal Kılıçdaroğlu’nun Avukatı CHP’li Celal Çelik’i aday gösterdi. Etimesgut’ta seçmenler ilçe seçimlerden çok büyükşehir belediye seçimlerine odaklanmış durumda. Hem MHP’li Enver Demirel’den büyük oranda memnun olunması hem de CHP’nin Adayı Celal Çelik’in ilçede pek tanınmaması bu durumu besleyen faktörler. Konuştuğumuz çoğu kişi ilçede oyunu Enver Demirel’e vereceğini söylerken, çok az seçmen Etimesgut’ta değişime ihtiyaç olduğunu söylüyor. Etimesgut Garı’nın çevresinde ikamet edenler, ilçeye yapılan yatırımların giderek Eryaman ve Elvankent gibi yeni yerleşimlere kayması ve Etimesgut’un ticari merkezi olarak görülen İstasyon ve Kazım Karabekir Mahalleleri’nin ilgisizliğe terk edilmesinden şikâyetçi olsa da bunun çözümü için Büyükşehir Belediyesinin bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyor. Bu sebeple de değişim arzusunu ilçe seçimlerinde değil Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde gösterecek.

Seçmenlerin, oy tercihlerini sadece adayların projeleri değil, ülkedeki ekonomik kriz de etkiliyor. Etimesgut İstasyon Mahallesi’nde köfteci dükkanı olan Güven Usta, bugüne kadar 2002 seçimleri hariç her seçimde AKP’ye oy verdiğini ama bu seçimde Ankara’da Yavaş’a oy vereceğini söylüyor. Bu tercihin altında yatan nedeni sorduğumuzda Güven Usta “Kaliteli etin fiyatı almış başını gitmiş, kiram yüzde yirmi arttı, elemanıma maaşımı zor veriyorum. Şimdi bir ders vermek istesem, haksız mıyım” diyor.

"7 AYDIR İŞSİZİM"

İsmini vermek istemeyen bir genç de yedi aydır işsiz olduğunu belirtip seçimlerde Mansur Yavaş’a oy vereceğini söylüyor. Yavaş’ın kazanması durumunda iktidarın vatandaşa yönelik daha çok politika üretmek zorunda kalacağını ifade eden genç, “Abi bak seçim olmasa bu tanzim satışlar olur muydu? Yavaş kazanırsa belki yeni işler de açmak zorunda kalırlar” diyor. Daha önce hep AKP’ye oy verdiğini ifade eden işçi emeklisi olmasına rağmen geçimini sağlamak için taksicilik yapan Osman isimli bir vatandaş da bu seçimde Mansur Yavaş’a oy vereceğini söylüyor, Yavaş’a hem Yavaş Ankaralı olduğu için hem de ekonominin kötü gidişine karşı AKP’ye bir uyarı yapmak için oy vereceğini söylüyor.

Öte yandan, AKP’nin Adayı Mehmet Özhaseki’ye oy verecek seçmenler ise AKP’nin seçimlerde oy kaybetmesinin ülkeyi istikrarsızlığa sürükleyeceğini düşünüyor. Memur emeklisi olduğunu söyleyen Salih Dursun, ekonomik sıkıntıları aşmak için birlik olmak gerektiğini ifade ederken Özhaseki’nin seçilmesi durumunda Ankara’nın çehresinin değişeceğini ifade ediyor. İstasyon Mahallesi’nde teknik servis dükkanı olan Süleyman ise Özhaseki’nin Kayserili olması nedeniyle adaylığından memnun olmasa da oyunu AKP’ye vereceğini ifade ediyor. “Keşke Mustafa Tuna aday olsaydı ama Erdoğan’ın bir bildiği var ki Özhaseki’yi buraya istedi” diyen Süleyman, Özhaseki’nin projelerinin Ankara’yı kalkındıracağını düşündüğü için oyunu Özhaseki’ye vereceğini söylüyor.


"ÇÖP KONTEYNERİNİ BİLE YENİ GETİRTTİK"

Burcu YILDIRIM
Ankara

Mamak’ta yerel seçimleri konuştuğumuz vatandaşların en çok dile getirdiği sorun kriz, ulaşım ve güvenlik. Diğer ilçelere nazaran Mamak’ta yerel sorunlar daha çok öne çıkabiliyor. Boğaziçi’de oturduğunu belirten bir kadın, birçok hizmete ulaşamadıklarını anlatıyor. Yaşadıkları yerde bir sağlık ocağının olmadığını aktararak, “Bir ilkokul var ama sınıfta 60 öğrenci okuyor. Mahalleye çöp konteynerini bile yeni getirdik” diyor. Ancak seçimlerde AKP’ye oy vereceğini belirterek “Ama çok sinirlenirsem CHP’ye veriririm. Çünkü AKP söylediği birçok şeyi yapmadı” diyor.

Oto lastik işinde çalıştığını söyleyen bir işçi ise oyunu AKP’ye vereceğini, güzel çalıştığını, park ve bahçeler yaptığını söylüyor. Mesele geçim derdine geldiğinde ise “İşler berbat” diyor. Neden olduğunu sorduğumuzda önce işsizliğin ucuza çalışan Suriyeliler yüzünden arttığını söylüyor ama konu üretime, satılan fabrikalara geldiğinde “Yeterli üretim yapmamaktan dolayı da oluyor tabii. Şeker fabrikasının satılmasını ben de istemiyorum” diyor.

YARDIMLAR FAKİRE ULAŞMIYOR

Savaş nedeniyle Irak’tan kaçmak zorunda kalan bir kadın ise “Her şeyi bıraktık canımızı alıp geldik. 6 çocuğum var. Biri 5 ay çalıştı ama parasını vermediler” diyor. Yanındaki arkadaşı ise yoksul ailelere yapılan yardımların fakirlere yeterince ulaşmadığını anlatarak, “Yardım yapıyorlar ama hiç araştırmıyorlar. Birkaç tanıdığım var evi arabası olmasına rağmen yardım alıyor. Ben yeri geliyor bir tane ekmek alamıyorum. 10 tane market dolanıyorum nereden ucuz bulabilirsem” diyor.

"MÜSLÜMANLIK ELDEN GİDER"

AKP seçmeni arasında orta yaşın üzerinde konuştuklarımızın çoğunun fikrinde bir değişiklik yok. Bir teyze ile ne sorunlar yaşadığını sorduğumuzda, “Işık koysunlar şuraya ödüm yarılıyor akşam geçerken” diyor. Mamak’ın birçok semtinde sokaklarda yeterli ışıklandırma olmaması, kalabalık otobüsler nedeniyle tacizlerin sıkça yaşanması, kadın cinayetleri ve uyuşturucunun gençler arasında yaygınlaşması en sık dile getirilen sorunlardan. Bunları konuşurken araya giren yine yaşlı bir adam da “Tayyip Erdoğan olmasa Müslümanlık elden gider” diyor. Yanındaki kadın “CHP olsa başörtümüzü alacaklar” deyince başka bir kadın bizi göstererek “Bu kızımızın başörtüsünü kim almış o zaman” diye takılıyor. Ardından “Hangi parti gelirse gelsin bu ekonomiyi düzeltsin” diyor.  

"BAŞKA İŞ BULSAM DÜKKANI KAPATACAĞIM"

Esnaf İlhan Dağlar ise hem kriz hem de marketlerin açılmasıyla işlerin bittiğini söylüyor: “Başka yapacak bir iş bulsam dükkanı kapatacağım. İnşaatta çalışayım desem orada da iş yok.” Krizi konuştuğumuzda Suriyelilerin kendilerinden daha iyi koşullarda yaşadığını düşünüyor. Konu yerel seçimlere geldiğinde ise “Ben bu seçimde Mansur Yavaş’ın kazanacağını düşünüyorum. Daha önce AKP’ye veriyordum ama şimdi Mansur Yavaş’a vereceğim” diyor. Eşi ise bütün partilerin seçimlerde bol keseden salladığını ama koltuğa oturunca halkı unuttuklarını söylüyor.


"İNSANLAR HÜKÜMETİN ADAYI DİYE DESTEK VERİYOR"

Cemal YİĞİTSOY
Eren YILMAZ
Ankara

Keçiören, AKP’nin yıllardır seçimi en rahat kazandığı ilçelerden birisi. Yerel seçimlerde AKP-MHP’nin Adayı Turgut Altınok’un kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yurttaşların görüşü, hükümetin desteğini alacağı için Mehmet Özhaseki’nin şanslı olduğu ancak ekonomik kriz nedeniyle AKP’ye yönelik tepki oylarının Mansur Yavaş’ın kazanma ihtimalini arttırdığı yönünde.

İncirli semtindeki Yunus Emre Parkı’ındaki kirlilikten şikayet eden 35 yaşındaki ev kadını Gülbeyaz, en büyük talebini “Parkların ve çevrenin temiz olması” diye açıklıyor. Gülbeyaz’a göre mevcut AKP’li Başkan Mustafa Ak her yere eşit hizmet götürmüyor ve oturduğu semtteki parklar temiz değil. Turgut Altınok’a destek vereceğini belirten Gülbeyaz, “Onun döneminde Keçiören çok iyiydi. Haklıya hakkını vermek gerek. Altınok ve Mustafa Ak’ı karşılaştıramayız bile. Benim semtim pis, parklara tuhaf plastik şeyler döşediler. Park dediğinde çakıl taşları olur” diye konuştu.

"69 SENEDİR KEMER SIKA SIKA HALİMİZ KALMADI"

69 yaşındaki Ali amca belediye seçimleriyle ilgilenmedi ancak torunlarının işsizliği ve ekonominin kötü gidişatından dert yandı: “Bizden geldi, geçti. En fazla olacağı bir çukur. Belediye sonuçlarından bize ne? Çocuklar ekmeğini, aşını bulsun” Emekli maaşıyla geçinmeye çalıştığını anlatan Ali amca, “Ayağımız yorganımıza göre uzatıyoruz. 69 senedir kemer sıka sıka halimiz kalmadı. Şimdi de domates olmuş 8 lira, patlıcan olmuş 12 lira, soğan olmuş 5-6 lira”

"İŞE GİDİP, GELİRKEN SIKINTI YAŞIYORUZ"

İncirli’den Etlik semtinde bulunan Yavuz Sultan Selim Parkı’na geçtiğinizde buradakilerin de hakim görüşü Turgut Altınok’un kazanacağı yönünde. Parkta sohbet eden Fatma, Edanur ve Meral’in en büyük derdi ulaşım. “İşe giderken ve gelirken sıkıntı yaşıyoruz” diyen Meral, yaşlılara yönelik yeni bir düzenleme yapılmasını istedi: “Yaşlılara bedava binmeleri için hak tanınıyor. Biz çalışıyoruz ama öğrenci de olduk. Bedava kartlar öğrencilere de verilmeli.” Üç kadın da büyükşehir belediye başkanlığı için Mehmet Özhaseki’yi destekleyeceklerini söylüyor. İktidardaki parti ile belediye başkanının zıt düşmemesini istediklerini belirten kadınlar, “Mesela Yenimahalle’de CHP’nin kazanacağı belli olduğu için zaten zıt düşecek bir durum yok. Ancak büyükşehir başa baş ve başkası seçilirse zıt düşme ihtimali var.” diyor

"EŞİT HİZMET YOK"

Parka tek başına oturduğu bankta yeni alacağı işi inceleyen 42 yaşındaki Abdullah, “İlçede AK Parti’ye oy çıkan bölgelerle ilgileniyorlar ancak az oy çıkan bölgelerle ilgilenmiyorlar.  Bu bırakın Müslümanlığı, Hristiyanlığı, insanlığa sığmaz. Sen insanlara ‘Başkanınız olacağım’ diyorsun, başkanlık yapmıyorsun.” diyor. İnsanların “hükümetin adamına oy verirsen, hükümeti arkasına alır. Daha güçlü olur” diyerek oy verdiğini söyleyen Abdullah, ekonominin durumu hakkında ise “Kimse söylemiyor ama berbat. Kriz yok diyorlar ama insanlar 2001 krizinde bile bu kadar etkilenmemişti. AK Parti belki bu nedenle kaybedebilir.”

ÖNCEKİ HABER

Türkiye Moldova'yı 4-0 mağlup etti

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu’ya saldırıda rol oynayan nefret söylemine tam gaz devam!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa