25 Mart 2019 10:14
Son Güncellenme Tarihi: 25 Mart 2019 22:23

2018'de işsizlik yüzde 11'e yükseldi: 3,5 milyon kişi işsiz

Türkiye'de işsizlik oranı, 2018'de 0,1 puan artarak yüzde 11 oldu.

2018'de işsizlik yüzde 11'e yükseldi: 3,5 milyon kişi işsiz

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Türkiye'de işsizlik oranı, geçen yıl bir önceki yıla göre 0,1 puan artarak yüzde 11 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "İşgücü İstatistikleri 2018" verilerine göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı 2018'de 2017'ye göre 83 bin kişi artarak 3 milyon 537 bin kişi oldu. İşsizlik oranı, geçen yıl bir önceki yıla kıyasla 0,1 puan artarak yüzde 11'e yükseldi. 

2017'de işsizlik oranı yüzde 10,9, işsiz sayısı ise 3 milyon 454 bin olarak açıklanmıştı. 

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılında bir önceki yıla göre 83 bin kişi artarak 3 milyon 537 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artışla %11 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde 0,1 puanlık artışla %9,5 kadınlarda ise 0,2 puanlık azalışla %13,9 oldu.

Aynı yılda; tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,1 puanlık azalışla %12,9 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 0,5 puanlık azalış ile %20,3 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 0,1 puanlık artışla %11,2 olarak gerçekleşti.  

İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılında, geçen yıla göre 549 bin kişi artarak 28 milyon 738 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile %47,4 oldu. Erkeklerde istihdam oranı 0,1 puanlık artışla %65,7 kadınlarda ise 0,5 puanlık artışla %29,4 olarak gerçekleşti.

TARIMDA İSTİHDAM AZALDI

Bu yıl, tarım sektöründe çalışan sayısı 167 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 717 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin %18,4'ü tarım, %19,7'si sanayi, %6,9'u inşaat, %54,9'u ise hizmetler sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,8 puan, sanayi sektörünün payı 0,6 puan artarken, tarım sektörünün payı 1 puan, inşaat sektörünün payı 0,5 puan azaldı.

İşgücü, 2018 yılında bir önceki yıla göre 631 bin kişi artarak 32 milyon 274 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak %53,2 olarak gerçekleşti. Erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,2 puanlık artışla %72,7, kadınlarda ise 0,6 puanlık artışla %34,2 olarak gerçekleşti.

EN YÜKSEK İŞSİZLİK MARDİN, BATMAN, ŞIRNAK VE SİİRT'TE

TÜİK verilerine göre, işsizlik oranı en yüksek bölge %25 ile Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt olurken işsizlik oranı en düşük bölge %5,1 ile Kastamonu, Çankırı ve Sinop oldu. En yüksek istihdam oranı ise Tekirdağ, Edirne, Kırklareli'de gerçekleşti.

"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM DAHA DA DERİN BİR İŞSİZLİK YAŞANACAK"

İhraç edilen Akademisyen Özgür Müftüoğlu açıklanan rakamları Evrensel'e şöyle değerlendirdi:

"Genç işsizliği ciddi bir problem. Yüzde 20’leri geçmiş durumda. Ancak bu rakam gerçek değil, çünkü açık lise ve açık üniversite gibi ileride istihdam yaratmayacak eğitim uygulamalarıyla gerçek işsizlik görünmez hale getiriliyor. Bu gençler sorulduğunda öğrenciyim diyor ve işsiz sayılmıyor. İşsizlik rakamlarına girmeleri daha ileri yaşlara öteleniyor.

Türkiye ’80’lerden bu yana, özellikle de 2001’den sonra AB tarım politikaları çerçevesinde hızla tarımdan uzaklaşmaya başladı. Tarıma dayalı KİT’ler yani şeker fabrikaları TEKEL, Sümerbank... Bunlar özelleştirildi, satıldı ya da kapatıldı. Anadolu’da bu fabrikalarda çalışan işçiler işsiz kaldığı gibi buralara hammadde üreten (pamuk, tütün, pancar...) üreticileri de yok etti. Bu kesim kentlere göç etmek zorunda kaldı. Bunlara istihdam sağlayacak sanayi de geliştirmedikleri için bu kesim kentlerde işsiz olarak yığıldı. Sonuçta Türkiye böyle bir tıkanıklık içine girdi. Bu kalıcıdır ve işsizliğin yüzde 13’lere kadar çıkıp yapısal olarak kalacağını düşünüyorum. Artık Türkiye’de işsizlik açısından döndürülebilir bir durum yok. Daha önce inşaata yüklenilmişti, inşaatta da durgunluk olunca istihdam yaratılamaz hale geldi. Bu durum önümüzdeki dönem daha da derin bir işsizliği getirecek.

Evet işsizlik artıyor ama öte yandan var olan istihdam da son derece niteliksiz. Yani güvencesiz, örgütsüz, sendikasız ve düşük ücretle çalışıyor işçiler. Onlar da her an işsizlikle karşı karşıya. Hükümet 2008 krizinden sonra İşsizlik Sigortası Fonu’nu da kullanarak aktif istihdam politikası uyguladığını iddia etti. Bu aslında Dünya Bankasının da önerdiği politikalardı. Ve bunların hiçbiri tutmadı. Çünkü istihdam politikası patronları teşvik etmeye yönelikti. Bugün istihdam edilenlerin büyük çoğunluğu İŞKUR tarafından gönderilen, ücreti dahi devlet, yani emekçiler tarafından karşılanan çalışanlar. Bu çalışanlar gelirlerini emekçilerin gelecek için oluşturduğu kaynaklardan alıyor. Patronlar tarafından karşılanmıyor.

Bütün bu tablo karşısında maalesef mevcut sendikal örgütlülük karşı politika geliştirmiyor, mücadeleci tutum takınmıyor. Bunca yıl mücadeleden uzak durmaları bu sorunu daha da derinleştirdi. Muhalefet partilerinin de alternatif bir istihdam politikaları geliştirdiğini maalesef kimse görmedi." (EKONOMİ SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze'yi vurmayı sürdürdü

SONRAKİ HABER

Gazetelerde 'Ne Var Ne Yok?' - 24 Nisan 2019 Çarşamba

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa