25 Mart 2019 04:33

Krizi yaratan tekelci ittifaka karşı mücadele

İzmir'den bir metal işçisi yazdı: Fabrikada gerek zam gerekse de yaşam koşullarından memnun olmayan işçi çok fazla.

Krizi yaratan tekelci ittifaka karşı mücadele

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Metal İşçisi
İzmir

Şubat ayı enflasyon oranı yüzde 0.16 artmasıyla, metal işçileri ilgilendiren enflasyon zam oranı yüzde 8.45’te kaldı. Saat ücretlerine yapılan yüzde 8.45’lik zammın, zorunlu bireysel emeklilik sistemi ve yüzde 15’lik gelir vergisi ile yok olacağı ortada. Saat ücreti 12.55 lira olan bir işçinin yeni saat ücreti 13.55 lira oldu. Yani günlük 7.9 TL, aylık ise ortalama 236 TL’lik bir artış söz konusu olacak. Tabi bu rakamlar brüt saat ücreti üzerinden hesaplama. Yani net işçinin eline geçecek zam oranı yüzde 5’e kadar düşecek.

Binlerce metal işçisinin beklediği zam oranı, hayal kırıklığı yarattı. Fabrikada gerek zam gerekse de yaşam koşullarından memnun olmayan işçi çok fazla. Ekonomide yaşanan daralma ve küçülme ile iç pazarda üretimin neredeyse olmaması, dövizdeki artış ile yaşanan ithal mallardaki fiyat artışı ile üretimde düşüş yaşanıyor. Otomotiv sektöründe yaşanan yüzde 50’yi aşan daralma ile iç piyasada durgunluk gözle görülür halde.

İzmir’de binlerce işçinin çalıştığı fabrikada işçiler kaygı ve endişe duyuyor. Yaşanan ekonomik krizin seçimden sonra daha ağırlaşacağını ve krizin yükünü işçilere emekçilere kesileceğini işçiler çay ve yemek molaları ile servislerde tartışıyor. Gün geçtikçe alım gücü düşüyor, artık kilo ile değil tane ile alımlar başladı. Önümüzdeki süreçte kriz daha derinleşecek ve ekonomide küçülme, kitlesel işçi çıkarmalar, ücretsiz izin dayatmaları, TİS süreçlerinde yaşanacak grev yasaklamaları kaçınılmaz olacak.

Ücretleri enflasyon ve vergi kesintilerinde eriyen işçiler tüm sorunlara karşı çözümü Hükümeti 31 Mart seçimlerinde cezalandırma ile düşünüyor. Bu AKP’den kopuş olayı değil. Bu olay kısmi bir tepki. İki temelde çözüm üretiyorlar. Sandığa gidip ya geçersiz oy ya da muhalefete oy verecekler, ki muhalefete veririm diyen işçi oranı fazla. Diğeri ise sandığa gitmeme çözümü. Ekonomik kriz, EYT, çarşı pazardaki artışlar, akaryakıt dahil her kaleme yapılan zamlar, muhalefete oy vermiş seçmenleri terörist olarak gösterme vs tüm bu gelişmeler karşısında muhafazakar milliyetçi işçiler iki seçenek arasında kararsız. Liderlerin ya da adayların tartıştığı gibi ülkede beka sorunu ya da terör sorunundan ziyade ekonomik krizin varlığı daha çok tartışılıyor.

İşçiler emekçiler olarak; 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde ekonomik krizi yaratan tekellerin ve sermayenin ittifakı olan “Cumhur İttifakı’na” ve onun yerel yönetim anlayışına oy vermemek bugün zorunluluktur. Krizin faturasını bizlere kesmeye çalışanlara ve tek adam tek parti sistemine dur demek için “Cumhur İttifakı” denen tekellerin ve sermayenin ittifakına oy yok. Oy vermemek tüm sorunlara karşı çözüm mü? Hayır değil. Krizin faturasını ödememek ve yaklaşan TİS süreci için işyerlerinde örgütlenmemiz ve komiteler etrafında kümelenmemiz gerek. İşyerlerinde en ileri işçilerle bir araya gelmeli ve sorunlara karşı mücadele olanaklarını tartışmalıyız. Karamsarlığa ve umutsuzluğa düşmek bize bir şey kazandırmaz aksine var olan kazanımlarımızı da kaybederiz. Bugün birlikte kararlılıkla mücadeleye atılmalı ve mücadeleyi büyütmeliyiz.

ÖNCEKİ HABER

KESK: Ek gösterge talebimiz karşılansın ayrımsız uygulansın

SONRAKİ HABER

Soma Maden Katliamı davasında Can Gürkan'a ödül gibi tahliye kararı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa