24 Mart 2019 12:32
Son Güncellenme Tarihi: 24 Mart 2019 18:04

İstanbul'da Newroz kutlaması: "Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız"

İstanbul’da "Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız" şiarıyla Bakırköy pazar alanında Newroz mitingi yapıldı.

İstanbul'da Newroz kutlaması: "Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız"

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Paylaş

"Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız" şiarıyla düzenlenen İstanbul Newroz’u, onbinlerce kişinin katılımıyla Bakırköy pazar alanında yapıldı.  

İncirli Metrobüs durağından Newroz alanına kadar geniş güvenlik önlemleri alan polis, üç noktada arama yaptı. Arama noktalarında sarı, kırmızı, yeşil renkteki aksesuarlara, çakmak ve parfüm şişelerine polis tarafından el konuldu. Polis, dışarıda dağıtılan bildiri ve gazetelerle alana girişe de izin vermedi.

EN AZ 38 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre Newroz’da 5’i çocuk en az 38 kişi çeşitli gerekçelerle gözaltına alındı. 

Alanı dolduran kitle sık sık “Leyla Güven onurumuzdur” sloganı attı. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile HDP İstanbul Milletvekilleri Saruhan Oluç, Hüda Kaya, Oya Ersoy, TİP İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, ESP Genel Başkanvekili Özlem Gümüştaş, DİSK Genel İş Başkanı Arzu Çerkezoğlu Devrimci Parti, DBP Ali Rıza Bilgici, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, Barış Anneleri ve Değer Aileleri’nin de arasında olduğu çok sayıda siyasi parti ve kurum temsilcisi Newroz kutlamasına katıldı.  

"HİÇBİR KIŞ SONSUZA DEK SÜRMEZ"

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Newroz kutlaması sanatçı Ayşenur Kolivar’ın müzikleriyle başladı. Kolivar programını, “Hiçbir kış sonsuza dek sürmez. Barış içinde bir yaşam diliyoruz.” sözleriyle bitirdi. Kolivar’da sonra sanatçı Doğan Çelik’in sahne aldı.

Hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşunun ardından, tecriti kırmak için feda eylemi yapan Ayten Beçet’in ölmeden önce yazdığı not okundu. Daha sonra da Newroz ateşi yakıldı.

"BEKA SORUNU FAŞİZMİN BEKASIDIR"

İstanbul Newroz Tertip Koordinasyonu adına hazırlanan ortak metni Pınar Türk okudu. Türk, doğanın rant alanına açıldığı, krizin faturasının emekçilere ödetildiğini ifade etti. Türk, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

“Tecritin kalkması için kendilerini feda eden arkadaşlarımızın cenazelerini bizden kaçırıyorlar. Bütün saldırılarına rağmen ezilen halklarımız burada. Beka sorunundan bahsediyorlar gerçek olan beka sorunu faşizmin bekasıdır. Tecride karşı başlatılan mücadeleyi hep birlikte büyütüp faşizmin kara perdesini yıkacağız. Bizlere düşen bedenini açlığa yatıranların mesajını kitleselleştirmektir. Ya özgürlük, ya özgürlük.”

"AÇLIK GREVİNDEKİLERE SAHİP ÇIKALIM"

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Açlık grevindeki mahpuslara destek olmak için çağrı yapan Barış Annesi, “Kürt halkı bunca senedir Öcalan'a sahip çıktı. Ben şunu istiyorum: Öcalan'a, cezaevlerindeki tutsaklara, açlık grevindekilere sahip çıkalım. Bugün çocuklarımız açlık grevinde. Ancak bizi anneler anlar. Eğer bugün bizim yerimizde olsalardı Emine Erdoğan ne diyecekti? İmralı'dan ses gelene kadar çocuklarımız ölecek. Avukatları ve ailesi Öcalan'la görüşünceye kadar çocuklarımız açlık grevini bırakmayacak.” dedi.

Programa sanatçı Mizgin Tahir’in şarkılarıyla devam edildi.

"31 MART'TA GEREKEN CEVABI VERECEĞİZ"

Müzik dinletisinin ardından Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu konuşma yaptı. “Yenilmediğimizi her yerde gösterdik, Newroz’da bir kere daha gösteriyoruz. Mutlaka biz kazanacağız. İşkenceye, zindana, ölüme karşı alanlar doldu. Yaşamı, ölümü göze alacak kadar seviyorlar. Görevimizi yerine getirmezsek ölmeye devam edecekler. Meşru haklı hukuki talepleri diyor ki, 'tecrit kaldırılsın', barışın demokrasinin koşullarını olgunlaştıran bu fırsat tekrar tanınsın. 2013, 2014, 2015’te Öcalan Newroz meydanlarından halklara seslendi. Barışın demokrasinin çözümün çağrılarını yaptı. Bu çağrılar toplumun değişik kesimlerinden milyonlarca yurttaş tarafından sahiplenildi. Ama İmralı'dan yürütülen bu büyük mücadele tek taraflı olarak kesildi. O günden beri ülkemizin Ortadoğu’nun başından bela eksik olmuyor. Ama bunu durdurabiliriz, başarabiliriz. Leyla Güven öncülüğündeki açlık grevi etrafında birleşmeliyiz. Newroz yürüyüşünü sonuna kadar götürmeliyiz. Seçimler bu açıdan da çok önemlidir. 31 Mart'ta gereken cevabı vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

"ESARET DEĞİL, ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ"

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Programda son konuşmayı HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan yaptı. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere ilişkin konuşan Buldan, “Ayrışma değil dayanışma, nefret değil sevgi, esaret değil özgürlük istiyoruz. 31 Mart’ta sandıklara giderken özgür bir dünya ve Türkiye içinde yaşayabileceğimizi ispat edeceğiz bir kez daha. Zafer hep direnenlerin olmuştur tarih boyunca. Mazlumun ahı indirir şahı. Biz de tüm mazlumlar olarak özgürlük, eşitlik ve gelecek için 31 Mart’ta büyük bir ders vereceğiz.” dedi.

"DİNİ ERDOĞAN’DAN ÖĞRENMEDİK"

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Hapishanedeki feda eylemlerine ve açlık grevlerine de dikkat çeken Buldan, tecridin kaldırılmasını talep etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Leyla Güven 137 gündür açlık grevinde. Leyla Güven ile birlikte binlerce tutsak barışın, demokrasinin, adaletin ve hukukun, bir arada yaşamanın temel gerekçesi olan tecridin kaldırılması için bedenini açlık grevine yatırmış. Üç gündür iki ayrı cezaevinden kadın tutuklular bedenlerini açlığa yatırmak yerine ölüme teslim oldular. Bugün bize dinsiz imansız diyenler bu iki kadının cenazelerini ailelerin defnetmesine izin vermediler. Cenazeler kaçırılarak gece yarısı toprağa verildi. Şimdi çıkmışlar HDP’ye dinsiz, imansız, terörist diyorlar. Biz dini, imanı Erdoğan’dan öğrenmedik. Bin yıllardır bu topraklarda dinimizle, peygamberimizle Allahımızla, Kuranımızla ibadet ettik. Dini siyasete bulaştırmadık. Seçim meydanlarında ellerinde kalan tek malzeme HDP’ye iftira atmak, yalan söylemek. HDP’ye saldırmak, dini istismar etmekten başka ellerinde bir şey kalmayan zavallılar 31 martta hayatlarının dersiyle karşılaşacaklar.”

"SEÇİMİN KADERİNİ BELİRLEYECEK BİZLERİZ"

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Buldan konuşmasının devamında şunları söyledi:

“İstanbul demek Türkiye demek. İstanbul’da kazanan Türkiye’de kazanır, kaybeden Türkiye’de kaybeder. İstanbul’da büyük şehirde aday çıkarmayarak halkımızın talepleri doğrultusunda demokratik güç birliğinin kazanması için böyle bir taktik geliştirdik. Üçüncü havalimanında işçilerimizin tahta kurularıyla boğuştuğu ortamdan bile siyasi rant elde edenler, ormanları yok edip İstanbul’un ciğerini sökenler,  kentsel dönüşümle kente ihanet edenler 31 Mart’a HDP oylarıyla gereken cevabı alacak. Biz anahtar bir partiyiz, İstanbul’da da seçimin kaderini belirleyecek bizleriz. Size isim vermiyorum nereye oy vereceğinizi biliyorsunuz. ‘Memleket bizim için gönül işi’ diyorlar. Gönül işi dedikleri götürme, yürütme, çalma çırpma işidir. ‘Bu seçim ders verme zamanı değil’ diyorlar ya tam da öyledir. Faşizme, kayyıma adalet için ders verme zamanıdır. Buraya hangi coşkuyla geldiyseniz 31 Mart’ta da aynı ruhla sandığa gitmeniz önemlidir. Bir oy barışa, bir oy demokrasiye, bir oy adalete, bir oy Selahattin Demitaş’a, bir oy Figen Yüksekdağ’a gider. O bir oy açlık grevindeki yoldaşlara gider. Su uyur AKP uyumaz. Yalanları, talanları, hırsızlıklarıyla ülkeyi yönetenler 31 Mart’ta da aynı yola başvuracaktır. Her birinizin müşahit olma, sandıkları koruma ve insanları sandığa götürmek birinci vazifesidir. Bu sorumluluk tarihidir. Böyle fırsatı heba edersek faşizmin karanlığın daha kötüye gideceğine dair büyük şeyler olabilir. 31 Mart’ta bu duyguyla oylarımızı kullanıp büyük bir zaferin elde edilmesine katkı sunabiliriz. İstanbul halkına güveniyorum. 5 kilometre ötede o iki kanka miting yapıyor. Onlara 31 Mart’ta sandıklardan çıkacak sonuçlar sonucunda şu şarkıyı hatırlatalım, ‘bana her şey HDP’yi hatırlatıyor’ diyecekler. 31 Mart’tan sonra nereye gidersek gidelim her yerde HDP bayrakları dalgalanacak, sesi duyulacak. Yok sayanlar, inkar edenler, arkadaşlarımızı cezaevine gönderenlere, açlık grevlerine sessiz kalanlara mutlaka ders vereceğiz. Tecrit insanlık suçudur mutlaka kırılmalıdır. Tecriti kaldırmamak barıştan, özgürlükten demokrasiden mahrum olmak demektir. Barışa giden yol 31 Mart’tan geçecek.” (İstanbul/EVRENSEL)

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel


Fotoğraf: DHA

Fotoğraf: DHA


ANKARA’DA POLİS NEWROZ ATEŞİNE İZİN VERMEDİ

Ankara’da Newroz, Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla “Newroz coşkusuyla faşizme karşı birlikte mücadeleye” şiarıyla kutlandı. HDP Çankaya Belediye Başkan Adayı Filiz Kerestecioğlu, “Bu sesi duyun, tecride son verin” çağrısı yaptı. 
 
Kolej Meydanı’nda kutlanan Newroz alanında ateş yakılmasına izin verilmedi. Newroz ateşi için sabah saatlerinde getirilen odunlar alandan çıkarıldı. Polisler, 2017 yılında Diyarbakır Newroz’unda polislerce öldürülen Kemal Kurkut’un fotoğrafının alana girmesine de izin vermedi.
 
 Newroz kutlamasında ortak metni Emek ve Demokrasi Güçleri adına Tayfun Görgün okudu. Görgün,, açlık grevlerine değinerek, “İnsani açıdan da endişe verici bir noktaya varan bu durumun daha fazla can kaybı olmadan bir sonuca varılması beklentimizdir, dileğimizdir” şeklinde konuştu.
 
HDP’nin Çankaya Belediye Başkan Adayı Filiz Kerestecioğlu da, “Tecridin sonlanması için Leyla Güven, 137 gündür açlık grevinde. Çok güçlü bir kadın. Çok insani, barışçıl bir talepte bulunuyor. Bugün bir genç daha hayatını kaybetti. Gençler hayatını kaybetmesin artık. Bu sesi duyun, tecride son verin.  Türkiye kanunların uygulayın diyoruz. Bugün artık kamuoyunun artık sessiz kalmaması gerekiyor. Onlar ses verdikçe muktedirlerde ses verecek” ifadelerini kullandı. 
 
Yerel seçimlere ilişkin de konuşan Kerestecioğlu, “Yerele seçimlerde HDP’nin propagandasına izin vermiyorlar. AKP’nin bugün İstanbul’da mitingi var. Tüm ulaşım araçları ücretsiz. Tüm vapurlarda, kamu binalarında Tayyip Erdoğan’ın afişleri var. Direklerin birini de boş bırakın bari. Ama bu hakkaniyet yok. Erkek siyasete karşı kadın muhtar adaylarımız, kadın meclis üyelerimiz var. Meclis üyelikleri çok önemli, meclis üyesi olmak demek Ankara’yı ranta, imara kapatmak demektir. Bunu denetlemek meclis üyelikleriyle mümkün” dedi. (Ankara/MA)

ÖNCEKİ HABER

Londra'da 1 milyon kişi Brexit'e karşı yürüdü

SONRAKİ HABER

Koç Holding uzlaşmaya yaklaşmıyor, TÜPRAŞ işçileri direniyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa