Sağlık emekçileri bu yıl da 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayamıyor

İstanbul ve Ankara'da sağlık emekçileri, 14 Mart Tıp Bayramı Haftası'nda basın açıklaması yaparak sorun ve taleplerine dikkat çekti.

14 Mart 2019 17:06
Son Güncellenme Tarihi: 15 Mart 2019 16:46
Paylaş

14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında İstanbul ve Ankara'da basın açıklaması düzenleyen sağlık emekçileri, sorun ve taleplerine dikkat çekti. İstanbul'da Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İstanbul Tabip Odası (İTO) üyeleri yaşadıkları şiddet ve taciz hatırlatılırken, Ankara'da Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) basın açıklamasında 2019 yılı Ağustos ayında gerçekleşecek olan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerine değinerek, "Vaat dinlemeyi, oyalanmayı kabul etmiyor, çözüm istiyoruz" dedi.


TTB ve İTO: SAĞLIK ÇALIŞANLARI ŞİDDETE VE TACİZE MARUZ KALIYOR

Fotoğraf: Evrensel

İstanbul'da TTB ve İTO üyeleri, 14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında Beyoğlu’daki Taksim Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama için anıt etrafında bir araya gelen hekimler, polis bariyerleri ile karşılaştı. Bariyerlerin içine alınan hekimler anıtın önüne çelenk bıraktı.

Daha sonra Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi Samet Mengüç açıklama yaptı. Sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlardan bahseden Mengüç, "Ne yazık ki son yıllarda bayram havasında kutlayamıyoruz. Çünkü sağlık çalışanları ciddi bir iş yükü altında, ciddi bir baskı altında. Günde ortamla 40 sağlık çalışanı şiddete, tacize maruz kalıyor. Hatta öldürülme tehditi ile karşıya karşıya kalmaktadır. Her şeye rağmen yarında yapacağız bu mesleği." dedi.

"HER ZAMAN İNSAN HAKLARINDAN YANA OLDUK"

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip ise ortak açıklamayı okudu. Saip, “Bu topraklarda hekimler her zaman ülke sorunlarına duyarlı; her zaman bilimden, aydınlanmadan, laiklikten, her zaman bağımsızlıktan, barıştan yana oldular. Hiçbir şeye sessiz kalmadılar. Doğanın talanına, nükleer belasına karşı durdular. Her zaman iyi hekimlik ve insan haklarından yana oldular" ifadelerini kullandı.

14 Mart Tıp Haftası finalinde 100. yıla özel görkem bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini söyleyen Saip, "Pazar günü saat 13:00'te Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin bahçesinde toplanıyor ve ilk olarak emperyalist işgale karşı bayrak açan tıbbiyelilerin anısına Haydarpaşa Tıbbiyesinin önüne saygı duruşunda bulunuyoruz. 'İyi hekimlik, sağlık hakkı, demokrasi, barış ve özgürlük' talebi ile mitingler yaptığımız Kadıköy'e yürüyoruz, Kadıköy İskele Meydanı'nda hekimlerin yüzüncü yıl bildirgesini kamuoyuna açıklıyoruz" diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)


SES: VAAT DEĞİL, ÇÖZÜM İSTİYORUZ

Fotoğraf: Evrensel

SES, 14 Mart Sağlık Haftası'nda Ankara'da yaptığı basın açıklamasında, sağlık emekçilerinin sorun ve taleplerine dikkat çekti. SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, 2019 yılı Ağustos ayında gerçekleşecek olan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerine değinerek, "Vaat dinlemeyi, oyalanmayı kabul etmiyor, çözüm istiyoruz" dedi.

Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin 14 Mart'ı birçok sorunla karşıladıklarını belirten Erden, sağlık ve sosyal hizmet alanına yönelik sürdürülen dönüşüm programlarının toplum sağlığını ve sosyal hizmet sunumunu olumsuz etkilediğini, mesleki itibarsızlaştırmayla beraber şiddet ve intiharların artmasına sebep olduğunu ifade etti. Sorunlar sürekli birikirken iktidarın çözüme yönelik adım atmadığını kaydeden Erden, “İş güvencesinden yoksun, esnek ve kuralsız çalıştırma biçimi yaygınlaşıyor. Emekçiler olarak yaşamımızı hem çalışırken hem de emeklilikte açlık sınırının altında kalan ücretlerle sürdürüyoruz. KHK ve YDK’lar aracılığıyla gerçekleştirilen ihraçlar iş güvencemize yönelik saldırıları artırırken öte yandan da güvenlik soruşturmaları ile çalışma ve eğitim hakkımız gasbediliyor.” diye konuştu.

3600 EK GÖSTERGE

Her seçimde siyasi iktidarın, yanına Memur Sen'i alarak emekçileri boş vaatlerle oyalamaya çalıştığını anlatan Erden, "Sonra da o vaatleri yeniden kullanılmak üzere bir kenara kaldırıyorlar. Bu 14 Mart’ta vaat dinlemeyi, oyalanmayı kabul etmiyor, çözüm istiyoruz" dedi. Erden, taleplerini şu şekilde sıraladı;

  • Haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin işine iade edilmesi ve güvenlik soruşturmalarının iptal edilsin,
  • Performansa dayalı ücretlendirmeden vazgeçilerek temel ücretin yükseltilmesi ve yapılan/yapılacak olan tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılsın,
  • Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ek göstergelerinin 3600’den başlayarak kademeli olarak arttırılsın,
  • Fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı) sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan bütün emekçilere geçmiş çalışma sürelerini de kapsayacak şekilde ve fiili çalışma süresi şartı kaldırılarak yeniden düzenlensin.

"TİS KÜRSÜLERİ KURACAĞIZ"

Ağustos ayında gerçekleşecek ve 2020-2021 yıllarında geçerli olacak toplu sözleşmeye de değinen Erden, “Toplu sözleşme masasında yandaş sendikanın sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini görmezden gelen talepleri yerine iş yerlerinde birlikte hazırladığımız talepler ile olacağız. Sürece gerçek sendika ile gerçek toplu sözleşme şiarıyla dahil olacağız” diye konuştu. TİS görüşmelerinin krizin faturasının emekçilere kesilmek istendiği bir dönemde yapılacağına dikkat çeken Erden, emekçileri bilgilendirmek için kitapçıklar dağıtacaklarını, 15 Mayıs - 15 Haziran tarihlerinde işyerlerinde sandıklar kurarak emekçilerin taleplerini belirleyeceklerini ve belirlenen taleplerin işyerleri ile illerde yapılacak olan basın açıklamaları ile kamuoyuyla paylaşılacağını aç.ıkladı. Erden, “İllerde toplanan bu talepleri taşıyan TİS otobüsleri ile TİS görüşmelerinin başladığı gün ve saatte Ankara’da Çalışma Bakanlığı önünde olacak şekilde farklı bölgelerden hareket ederek ve uğradığımız her ilde TİS kürsüleri kurarak taleplerimizin kamuoyu ile paylaşılmasını sağlayacağız” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)


İZMİR'DE SAĞLIK EMEKÇİLERİ MESLEKTAŞLARINI ANDI

Fotoğraf: Evrensel

14 Mart Tıp Bayramı Haftası dolayısıyla İzmir'de de Türk Tabipler Birliği, SES ve Birlik ve Dayanışma Sendikası İzmir Şubeleri ortak açıklama yaptı.

Konak Cumhuriyet Meydanı’nda Tıp Bayramı dolayısıyla bir araya gelen sağlık emekçileri katledilen ve kaybettikleri sağlık ve sosyal hizmet emekçisi arkadaşlarını da anarak denize karanfil bıraktı.

Açıklamayı okuyan SES İzmir Şube Eş Başkanı Hülya Ulşaoğlu sözlerine, “Dr. Mehmet Emin Ayhan Nezdinde sendikal mücadele tarihimizde  görevi sırasında katledilen ve kaybettiğimiz her yıl olduğu gibi 20. Kez denize karanfiller bırakarak saygıyla anıyoruz. Sivas’ta yakılarak  katledilen sağlık emekçisi Dr. Behçet AYSAN’ ı saygıyla anarken insan vicdanında derin yaralar açan bu ve benzeri, insanlığa karşı işlenen suçların zaman aşımı olmayacağını anımsatmak isteriz. Necati Aydın, Ayşenur Şimşek, Abdülaziz Yural, Şehmuz Dursun, Eyüp Ergen  nezdinde tüm katledilen, kaybettiğimiz sağlık emekçilerini saygıyla anıyoruz” diyerek başladı.

“KAYDA GEÇEN GÜNLÜK 30 ŞİDDET VAKASI VAR”

16 yıldır uygulanan sağlıkta dönüşüm programının çalışanların işyükünü artırdığını, esnek güvencesiz çalışma, tükenmişlik getirdiğini aynı zamanda şiddeti körüklediğini söyleyen Ulaşoğlu, “Kayda geçen günlük 30 şiddet vakası vardır. Kayıtlara geçmeyen daha da fazla olduğu bilinmektedir. Artan şiddet sonucu Ersin Arslan, Melike Erdem, Kamil Furtun, Aynur Erdem, Hasan Orhan Çetin yaşamlarını yitirmişlerdir. Maalesef bir daha olmasın diyoruz ve hep yeni acılar yaşıyoruz. Dr. Fikret Hacıosman da bunlardan biri. Bütün arkadaşlarımızı saygıyla anıyor, unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı, tüm sağlık emekçilerinin yaşadığı haksız hukuksuz uygulamaların takipçisi olacağımızı bir kez daha yineliyoruz” dedi.

“İNSANCA YAŞANACAK ÜCRET İSTİYORUZ”

Birçok sağlık emekçisinin ihraçlarına da değinen Ulaşoğlu, “Bu hukuksuz uygulamalar kişilerin çalışma hakkını elinden alırken halkın sağlık hakkını olumsuz etkilemektedir. İhraç edilen ve güvenlik gerekçesiyle ataması yapılmayan sağlık emekçileri işsizler ordusunun artmasına ve özel sağlık sektöründe ucuz işgücüne yenileri eklenerek emek sömürüsünün koşullarını artırmıştır” diyerek taleplerini şöyle sıraladı:

“Çalışırken ölmek ve öldürülmek  istemiyoruz, yaptırımı olan bir şiddet yasası acilen çıkarılmalıdır. İhraç sağlık emekçileri görevine iade edilmelidir. Güvenlik soruşturması kaldırılsın, hekimler görevine başlatılsın. Çalışırken ve emeklilikte insanca yaşayacak ücret istiyoruz” (İzmir/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

4 metre yüksekten düşen işçi yaralandı

SONRAKİ HABER

Alman-Fransız Parlamentosu ilk kez toplandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa