09 Mart 2019 23:42

Açlık Grevleri İzleme Heyeti: İradeye karşı müdahale işkence suçudur

Açlık Grevleri ve Türkiye panelinde konuşan Prof. Dr. Ümit Biçer, "Bir kişiye iradesine karşın yapılan her müdahale işkence suçudur." dedi.

Açlık Grevleri İzleme Heyeti: İradeye karşı müdahale işkence suçudur

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İstanbul Tabip Odası (İTO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri üyesi hekimler, hukukçular ve hak savunucularından oluşan Açlık Grevleri İzleme Heyeti, "Açlık Grevleri ve Türkiye" başlıklı forum düzenledi.

Taksim Hill Otel’de yapılan "Açlık Grevleri ve Türkiye" adlı forum, “Açlık Grevlerinde Tıp Etiği ve Sağlık Yaklaşımı” ve “Açlık Grevlerinde Hukuk, İnsan Hakları ve Tarihsel Deneyimler” başlıklarında iki oturumda gerçekleşti. “Açlık Grevlerinde Tıp Etiği ve Sağlık Yaklaşımı” başlıklı ilk oturumun moderatörlüğünü Dr. Osman Öztürk üstlenirken, Prof.  Dr. Ümit Biçer, Dr. Zeki Gül ve Dr. Hakan Gürvit konuşmacı oldu.

"SAĞLIK ÖDEV DEĞİL HAKTIR"

Dr. Zeki Gül, Ceza İnfaz Yasasının taslağında, "sağlık bir ödevdir ödevini yapmayan kişi cezalandırılır" ifadesinin devlet aklını gösterdiğini belirterek, “Oysa sağlık bir haktır, ödev değildir. Sağlığın ödevleştirildiği ortamda açlık grevcisi olmak nasıl bir şey bunu görmek gerek. Açlık grevleri doğası gereği travmatize bir süreçtir.” dedi.

"İRADEYE KARŞI HER MÜDAHALE İŞKENCE SUÇUDUR"

Prof. Dr. Ümit Biçer, açlık grevlerinin hekimler açısından koruyucu hekimlikle açıklanması gereken bir husus olduğunu kaydetti. Hekimler ve sağlıkçıların ölümü kutsamak gibi bir durumu olmadığına dikkat çeken Biçer, açlık grevlerini intiharla kıyaslamanın söz konusu olamayacağını vurguladı: “İktidarın şiddeti meşrulaştıran tutumunu değerlendirip bununla ilgili düşünmemiz gerekiyor. Hapishanedeki insanların bedenlerinden başka ortaya koyacak şeyleri kalmadığında, hekim olarak ‘Ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz ve etikle ilgili konuları tartışıyoruz. En basit hakların ölümü göze almadan yapılamayacağını bilir hekimler onaylayıp onaylamamak değil, anlamaya çalışıp hangi durumda ne yapılması konusunda bir yorum yaptılar. Zorla müdahaleye bağlı ölüm hadisesi 1981’de Diyarbakır cezaevinde oldu. Zorla yapılan her müdahalenin olumsuz etkilerini gözledik. Yapılacak müdahale hekimler aracılığıyla yapılmalı. Tedavi olmak istemiyorlarsa müdahale etmemek gerektiğini söylüyor hekimler. Bir kişiye iradesine karşın yapılan her müdahale işkence suçudur. Açlık grevlerinde amaç ölmek değil, taleplerin hayata geçirilmesi için müzakere başlaması ise hekimler o kişileri sağlıklı bilgilendirmek zorundadır.” (İstanbul/EVRENSEL)

Yerel Seçim 2019 İl il adaylar ve seçim sonuçları
ÖNCEKİ HABER

Bağımsız Aday Ferhat Gürkan: Ranta göre değil halka göre yöneteceğiz

SONRAKİ HABER

Muharrem İnce: Neden beka seçimi olsun, bu bir belediye seçimi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa