Ölüm ekonomisi zirve yapıyor

Ölüm ekonomisi zirve yapıyor

315 milyonlık ABD nüfusunun  17 milyonluk kısmı, yani Amerikan toplumunun yüzde 5.5’i açlık çekmektedir. Gıda maddesi almak için parası olmadığından dolayı, son üç ayda, en azından bir tam gün, hiçbir şey yemeden geçirmiştir. ABD nüfusunu oluşturan 33 milyonluk diğer bir kesim ise, yiyecek maddesi alabi

Manlio Dinucci

315 milyonlık ABD nüfusunun  17 milyonluk kısmı, yani Amerikan toplumunun yüzde 5.5’i açlık çekmektedir. Gıda maddesi almak için parası olmadığından dolayı, son üç ayda, en azından bir tam gün, hiçbir şey yemeden geçirmiştir. ABD nüfusunu oluşturan 33 milyonluk diğer bir kesim ise, yiyecek maddesi alabilmekte, ancak, aldığı yiyecek düşük kalitededir. Beslenmesi için gerekli olan yeterli gıda maddesi alamadığından dolayı, dengesiz beslenme nedeniyle ıstırap çekmektedir. Amerikan vatandaşlarının içinde bulunduğu sefalete duyarsız kalan Washington yönetimi, ekonomisine, silahlanma taleplerini karşılamak üzere, silah üretimi yapmak için yön vermiştir. Clinton yönetimi döneminde, 1995 yılında başlanmış, savaş ekonomisi odaklı, bu ekonomik trend, 11 Eylül 2001 tarihinde, ikiz kulelere yapılan saldırılardan sonra, oğul Bush yönetimi döneminde zirve yapmış ve Obama yönetimi döneminde de, aynı hızla, devam etmektedir.
ABD nüfusunun 50 milyondan fazlası, 17 milyonu çocuk olmak üzere, içinde yaşadığı ekonomik sefaletten dolayı, yiyecek maddesi alabilecek “Para veya başka olanaklardan” yoksun olması nedeniyle, “Güvenli gıda alma” koşullarından mahrumdur. Birleşik Devletler Tarım Departmanı verileri (Eylül 2012), ABD vatandaşlarının içinde bulunduğu şartların, Sahra Altı Afrika ülkeleri vatandaşlarının içinde bulunduğu koşullara benzemediğini, ABD ekonomisinin, dünyanın en büyük ekonomisi olduğunu göstermektedir.  
Bush yönetimi döneminde (2001-2008), yaşamını idame ettirmesi, gıda yardımına veya bir hayır kuruluşunun dağıttığı yemeğe bağlı olup, uygun yiyecek maddesi almaktan yoksun kalan ABD vatandaşı sayısı 33 milyondan, 49 milyona yükselmiştir. Obama yönetimi döneminde bu sayı 50 milyona çıkmıştır. 2001 yılında yardıma muhtaç vatandaşın ABD nüfusuna oranı yüzde 12.2 iken, bu yönetim dönemine gelindiğinde, muhtaç vatandaşın oranı yüzde 16.4 olmuştur. Bu insanlar arasında, takriben 17 milyon kişinin çok düşük düzeyde gıda güvenliği vardır; başka bir değişle, bu insanlar açlık çekmektedir.
Amerikalılar, diğer bir yandan, uluslararası bağımsız bir kuruluş olan  Stockholm Barış Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, Bush yönetimi döneminde askeri harcaması iki katına çıkan, 2008’de 621 milyar dolar olup, harcama bütçesi 2011’de, 711 milyar dolara yükselen, devlet güvenliği garantisi olan bir ülkede yaşamaktan hoşnutlar. ABD’nin askeri harcaması, 2010’da, dolar cinsinde sürekli enflasyon değeriyle birlikte, 2001-2011 dönemi arasında yüzde 80 artmıştır. Dünya askeri harcamasının yüzde 41’ine karşılık gelen ABD askeri harcaması aslında çok yükseklerde seyretmektedir: ABD’nin askeri harcama bütçesi, askeri karakterdeki başka harcama kalemleri de hesaba katılırsa (emekliye ayrılmış askerler için tahsis edilen yıllık 125 milyar dolar bütçe de dahil), dünyanın askeri harcama bütçesinin yarısına karşılık gelmektedir. Böylece, 2012 yılı askeri harcama bütçesinde belirtildiği gibi, Pentagon, “Gerek devam etmekte olan savaşlarda mevzilendirdiği, gerekse, gelecekteki muhtemel çatışmalarda konuşlandıracağı askeri güçleri hazır kıta tutabilecektir”. Pentagon, aynı zamanda, Amerika’nın, dünyanın en ileri düzeydeki askeri savunma sistemlerine sahip olduğu sıfatını koruyabilmesi için, uzun vadeli bilimsel ve teknolojik yeniliklere yatırım yapabilecektir. Bu amaçla,  insansız hava araçlarından başlamak üzere, yüksek öncelikli alanlarda, 100 milyar dolarlık yatırım yapılmıştır:  Füze ile 10 bin kilometre mesafede hedefine vurabilen, uzaktan kumandalı, insansız uçan bir hava aracı üretme projesi.
Bu konuda realite, Hollywood bilim kurgu sınırlarını aşmaktadır. ABD’nin Savunma Sanayi Şirketi Lockheed Martin, özel kuvvetlerin kullanımı için insansız uçabilen yeni bir hava aracı üretmektedir: Bu araç, havada serbest hareket edebilme kapasitesinin artırılabilmesi için, uçuş seyri sırasında, lazer ışını kullanılarak, yerden enerji ikmali yapılacak şekilde üretilecektir.  
ABD merkezli, uzay ve savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren, Northrop Grumman Şirketi daha kapsamlı bir projeye girişmiştir: Günlerce değil, aylarca sürecek, devamlı uçuş yapabilecek şekilde, nükleer enerji ile enerji ikmali yapılabilecek, insansız hava araçları üretimi projesini geliştirmektedir.  Northrom Grumman firması, X- 47 B uçak gemisinde kullanılmak üzere, programlanmış hafızası sayesinde, havalanma, iniş yapma ve hemen durabilme, serbest hareket etme kabiliyetine sahip, robotik planör uçağı geliştirmektedir.
 Pentagon, bu firmanın, maliyeti çok büyük rakamlarla ifade edilen programlama çalışmalarının finansmanını sağlamak üzere, robotik silahlarla yapılacak savaşlar için tasarlanan insansız hava araçlarını satabileceği, savunma sisteminin zayıf olduğu müttefik devletlerin listesini daha önceden hazırlamıştır. ABD’ye vefalı, müttefik ülkeler arasında, Generel Atomics firmasından son model UAV, MQ-9A Predator B insansız hava aracını satın almış olan İtalya ilk sırayı almaktadır. İtalya, gelecekte, “güvensiz gıda” şartlarında yaşamakta olan ABD vatandaşı, 50 milyon insanın başı üzerinde uçtuktan sonra, Avrupalı milyonlarca diğer işsizlerin üzerinden geçerek, faaliyetleri sona ermekte olan fabrikaları işgal eden İtalyalı işsizler üzerinde uçacak olan, nükleer enerji ile çalışacak hava araçlarını da satın alacaktır.

*İngilizceden çeviren: Nizamettin Karabenk

www.evrensel.net