08 Şubat 2019 04:45

Ev geçindirme yükü küçük omuzların üzerinde

Okullar ara tatilin ardından yeniden açılırken, işçi çocuklar sanayi sitelerinde, atölyelerde, tarlalarda çalışmaya devam ediyor.

Ev geçindirme yükü küçük omuzların üzerinde

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Volkan PEKAL
Gökhan İMREK
Adana

Antalya Kumluca’daki hortumda 13 yaşındaki çocuk tarım işçisi Berivan Karakeçili’nin hayatını kaybetmesi çocuk işçiliği yeniden gündeme getirdi. Zira büyük çoğunluğu tarım olmak üzere sanayide, tekstilde, ayakkabı üretiminde ve oto tamir atölyelerinde çok sayıda çocuk çalışıyor. Bu çocuklardan ikisi Yüreğir Karşıyaka Sanayi Sitesinde çalışan E. ve H.

10 yaşındaki H. ailenin 10 çocuğundan biri. Okulu bu sene 5’inci sınıfta bırakmış. “2 ay terzide çalıştım. Bir aydır burada çalışıyorum” diyor. H, işyerinde getir götür işleri yapıyor. Çalışma nedenini “Sokakta gezeceğime çalışayım dedim” diye açıklayan H, nerede olmak istediğini sorduğumuzda ise, “Gezmek isterdim. İnternet kafeye gitmek isterdim” diye yanıt veriyor. Sabah 8’de işe başlayan H. küçük olduğu için iş uzasa da akşam saatlerinde iş yerinden ayrılıyor. İşten sonra en büyük eğlencesi da ağabeyinin internet kafesinde ona yardım ederken arada bilgisayar oyunu oynamak.

‘AİLEDE HERKES ÇALIŞIYOR’

15 yaşındaki E. 6 yıllık işçi. Yani çalışmaya 9 yaşında başlamış. Bir yıl traktör tamircisinde çalışan E, 5 yıldır da pompa-enjeksiyon işinde çalışmış. Sabah 8, akşam 6... Gerektiğinde gece 12’lere kadar çalışıyor. 5 yıl sonunda artık kalfa olan E, işle birlikte yürütmeye çalıştığı okulu liseye geçince bırakmış. Kendisi de işçiliğe çocuk yaşta başlayan E’nin ustası bu durumu “İşe girdin mi okumak zor” diye tarif ediyor. Babası bir fabrikada bekçilik yapan E, geçimi sağlamak için evde herkesin çalıştığını söylüyor. Ağabeyinin üniversite, ablasının liseyi bitirdiğini aktaran E, ağabeyinin ses sistemi işi yaptığını ablasının da tekstilde çalıştığını söylüyor. Kendisinin mesleği ilerletip dükkan açmayı hedeflediğini dile getiren E, “Bundan başka bir hayalim yok” diyor.

BU ÇOCUĞUN EĞİTİMLE İLGİLİ GİDERLERİNİ KİM KARŞILAYACAK?

2012 yılında yasalaşan 4+4+4 eğitim sisteminin ilköğretim yaşını 6-13’e çekildiğini hatırlatan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı İrfan Doğan, böylece işçilik yaşının da ilköğretimin bittiği 13’e çekildiğini söyledi. “Kamusal eğitim” anlayışında çocukların tüm giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini dile getiren Doğan, hükümetin ise devlet okullarından esirgediği ödeneği, öğrenci başı yıllık 6 bin 7 bin lira olmak üzere özel okullara aktardığını ifade etti. Doğan, ilkokullarda giderlerin tamamının velilerin sırtına yıkıldığını, ortaokullarda ise elektrik, telefon ve su parası dışındaki masrafların velilere yıkıldığını anlattı. Meslek liselerinin özelleştirilmeye başlandığını dile getiren Doğan, “Staja giden çocukları devlet okullarından değil özel okullardan alıyorlardı. Sigorta ve asgari ücretin 5’te ikisi oranındaki ödenek çocuklara verilmiyordu, üzerlerinde baskı kuruluyordu. Buna benzer bir sömürünün arttırılması amaçlanıyor” dedi.

Okula gelmeyen öğrencileri evlerinde ziyaret edip okula getirme görevinin öğretmenlere verildiğini ifade eden Doğan, “Bu çözüm değil. Bu çocuğun eğitimle ilgili giderlerini kim karşılayacak? Ne yaparsak yapalım ekonomik destek sağlanmadığı sürece, eğitim tamamen ücretsiz olmadığı sürece bu sorun çözüme kavuşmayacaktır. Gelir adaletsizliği ortadan kaldırılarak kamusal eğitimin bütün çocuklara ulaşması sağlanmalıdır” dedi.

ÖNCELİKLE ÜCRETLER YÜKSELTİLMELİ

Asgari ücret başta olmak üzere işçi ücretlerinin bir aileyi geçindirmeye yetecek düzeyde belirlenmemesi nedeniyle yoksul ailelerin çocuklarının da çalışmak zorunda kaldığını dile getiren Emek Partisi Adana İl Başkanı Sevil Aracı, özellikle kayıt dışı alanlarda çocuk işçiliğin çok yaygın olduğunu ifade etti. Çocukların sigortasız ve denetimsiz koşullarda çalıştırıldıklarını anlatan Aracı, çocuk işçiliğini engellemenin devletin sorumluluğunda olduğunu söyledi.

Evde parça başı çalışmayla birlikte çocuklar da dahil tüm ailenin hep birlikte üretim yapar hale geldiğini dile getiren Aracı, sorunun çözümü için işsizlik sorununun çözülmesi ve ücretlerin işçinin ailesine yetecek düzeye çekilmesi gerektiğini dile getirdi ve “Asgari ücretin buna göre düzenlenmesi çok önemli” dedi.

Krize dikkat çeken Aracı, “İşsizlik, çalışma şartlarının zorlaşması ve başta mutfak masrafları olmak üzere en temel ihtiyaçlara gelen zamlar emekçilerin hayatını zorlaştırmaktadır. Bu koşullar emekçilerin lehine düzelmezse çocuk işçilikte bir artış beklenmesi mümkün” dedi.

ÖNCEKİ HABER

İzmir Barosu TBB delegeleri Metin Feyzioğlu'yu istifaya çağırdı

SONRAKİ HABER

Gençlik ve Spor Bakanlığına ilişkin atama kararları yayımlandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa