03 Şubat 2019 03:30

"İşten atmalar artarken işe alımlar azalıyor"

DİSK/Gıda-İş Sendikası İstanbul Temsilcisi İbrahim Kızılyer ile konuştuk.

"İşten atmalar artarken işe alımlar azalıyor"

DİSK/Gıda-İş İstanbul Temsilcisi İbrahim Kızılyer

Fotoğraf: Vedat Yalvaç / Evrensel

Paylaş

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Her geçen gün artan krizin etkilerini, İstanbul 3. bölgede çalışma yürüten DİSK/Gıda-İş İstanbul Temsilcisi İbrahim Kızılyer ile konuştuk. Patronların krizi gerekçe göstererek yüzlerce işçiyi kapının önüne koyduğuna ve iş bulmanın her geçen gün güçleştiğine tanık olduklarını belirten Kızılyer, “Tabi memleketin havasına A Haber gibi televizyon kanallarından  baktığınızda her şey güllük gülistanlıkmış gibi gösteriliyor. Ancak gerçeğin öyle olmadığını sahada biz daha iyi gözlüyoruz. Her geçen gün işten atmalar artarken işe alımlar azalıyor. Geçmiş dönemde bizim yönlendirmemizle İŞKUR’a gitmeden fabrikaların kapılarına giderek  iş bulabiliyorlardı. Şimdi mümkün değil. Mesleği ve tecrübesi olduğu halde birkaç aydır iş bulamayan arkadaşlar var.”

Genel Merkezleri İstanbul Avcılar'da bulunan ve sanayi havzası İkitelli, Esenyurt, Hadımköy, Beylükdüzü, Silivri bölgelerinde çalışma yürüten DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası İstanbul Temsilcisi, krizin etkilerine yakından tanık olduklarını belirterek şunları söyledi: “Bölgemizde Avcılar’dan başlayan Hadımköy’e kadar devam eden pek çok fabrika var. On binlerce işçi var bu bölgede. Bu alanda sendikal mücadele yürüttüğümüz için fabrikalarda yaşanan pek çok şeyden de haberimiz oluyor. Tabii memleketin havasına A Haber gibi televizyon kanallarından  izlediğiniz zaman güllük gülistanlıkmış gibi gösteriliyor. Ancak gerçeğin öyle olmadığını sahada biz daha iyi gözlemliyoruz. Örneğin bir çok fabrikada sessiz sedasız işçi kıyımları yaşanıyor. Bu işçi kıyımları pek çoğuna yansımıyor. Daha çok Evrensel Gazetesi ve bunun yanında birkaç gazeteye daha yansıyor. Üç vardiya çalışan fabrikalar ikiye, iki vardiya çalışan fabrikalar tek vardiya çalışmaya başladı. Sipariş alınamıyor. Bir durgunluk var.” 

YÜZLERCE İŞÇİ SESSİZ SEDASIZ İŞTEN ATILDI

Krizin etkilerinin her geçen gün artığını ifade eden Kızılyer, “Krizin etkileri ilk olarak bir çok fabrikada zorunlu izine çıkarmayla başladı. Daha sonra kıdem tazminatı almaya hak kazanmamış işçileri işten atarak devam etti. İçerisinde onlarca taşeron şirketin olduğu ve 2 bin işçinin çalıştığı Öztiryakiler metal fabrikasında 200 işçi sessiz sedasız işten atıldı. İşçilerin örgütsüz olması nedeniyle işten atmalara karşı bir tutum alamadılar. Beylikdüzü Gürpınar’da bulunan Gülsan’da 2018’in Ekim ayı ortasında iflas açıklaması yapılarak 300 işçi 2 aylık maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları ödenmeden ortada bırakıldı. Avcılar Firüzköy’de Demirören Grubuna ait Parsat Piston fabrikasında 2018’in Kasım ayında 52 işçi işten çıkarıldı. Kıdem ve ihbar tazminatları ise 18 aya bölündü. Beylikdüzü’nde Duyar Vana’da kriz bahanesiyle 10 işçi işten atıldı, işçilerin kıdem tazminatları ödenirken ihbar tazminatları ödenmedi. Çoğunlu kadın 250 işçinin çalıştığı Soyyiğit fabrikasında da 100’ün üzerinde işçi işten atmaya zorlandı. Yıllardır 12 saat artı fazla mesailerle çalışan fabrikada bir süre makineleri bakıma alan patron; 50-60 işçiyle 250-300 işçinin yaptığı işi yapmaya devam ediyor.  Öte yandan krizi fırsata çeviren Mercedes fabrikası işçilerin sosyal haklarında kısıtlamaya, MAKEL elektrik fabrikası ise çalışma sürelerini uzatmaya çalıştı. İşçilerin yaptıkları eylemler sonucu geri adım attı. Bunun yanında kapanan, Konkordato ilan eden fabrikalar da oldu. Örneğin Okmeydan’ından buraya taşınan Haskar’a gıda fabrikası patronu intihar ederken ücretleri 3-4 ay boyunca ücretleri ödenmedi. işçiler, kıdem ve ihbar gibi haklarını da bırakarak başka iş aramaya başladılar. ”

'BİR KAÇ AYDIR İŞ BULAMAYAN ARKADAŞLAR VAR'

İşçilerde işimi kaybederim kaygısının artığına dikkat çeken Kızılyer, “Her geçen gün işten atmalar artarken işe alımlar azalıyor. Geçmiş dönemde yönlendirmemizle İŞKUR’a gitmeden fabrikaların kapılarına giderek  iş bulabiliyorlardı. Şimdi mümkün değil. Birkaç aydır iş bulamayan arkadaşlar var, mesleği ve tecrübesi olduğu halde. Krizi fırsata çeviren fabrikalar da var. İşçi örgütsüz olduğu için buna karşı koyamıyor. Asgari ücret 2020 lira olmadan önce gıda fabrikalarında bir operatör 2200 liraya işe başlıyordu. Ancak şimdi 2020 liraya çalışıyor. Çünkü 2-3 aydır iş arıyor. Kriz öncesi ile bugünü kıyasladığımızda gıda fiyatlarında yüzde 40-50 civarında artış var. Böyle bir fiyat artışına rağmen, ki patronalar hibe alıyor, teşvikler alıyor, krizde yolunu bulan, krizde büyüyen bazı firmalar da var. Bir çok firmanın  daha da büyüdüğünü görüyoruz. Tabi ezilip yok olanlar da oldu.  Ancak burada asıl kaybeden işçiler oldu. Geçen dönem asgari ücretin altında kalan ücretlerin asgari ücretle denkleşmesi için işçiler eylemler yaptı. Ancak bu dönem kaygılı yapamıyorlar” diye konuştu.

'KRİZE KARŞI MÜCADELEDE SENDİKALAR YETERSİZ'

Krize karşı mücadelede sendikaların da yetersiz kaldığına dikkat çeken Kızılyer şöyle konuştu: “İşçiler şimdi sorunlar yaşıyorlar ama bir sendikaya gidelim, örgütlenelim, taleplerimizi elde edelim fikri çok ileride değil. Üçerli, beşerli işten atılıyorlar. Haklarını alamıyorlar. Böyle zamanlarda onlarla buluşabiliyoruz. Bunun dışında mevcut sendikalı işyerleri var bölgemizde. Güya sendikalı. Yetki alınmış, toplusözleşme yapıyorlar fabrikada. Fakat biraz önce bahsettiğimiz sendikasız işyerlerine örnek teşkil etmiyorlar. Çünkü ülkemizde patronlar ne kadar izin veriyor, nereye çıtayı koyuyorsa o kadar sendikacılık yapılıyor. Örneğin Parsat Piston’da yıllardır Çelik-İş örgütlü. İşçiler atılıyor, sendikacı kapının önüne geliyor ve ‘yapacağımız bir şey yok’ diyor. Üstelik işçilerin kıdem tazminatları da 15-18 taksite bölerek ödüyor. Geçmişte de krizler yaşanırdı. Ancak sendikalı işyerlerinde işçi atılamazdı. Sendikalar ‘zararını başka türlü karşıla’ diyerek tutum alırlardı. Şimdi böyle değil. Böyle olunca işçiler, sendikaları odak noktası olarak görmüyorlar. İtibar sarsılması oluşmuş sendikalarda.”

'ÖRGÜTLÜLÜĞE İHTİYAÇ VAR'

“Bir işletmede işçi atıldığı zaman yandaki fabrikanın dahi haberi olmuyor” diyen Kızılyer şöyle devam etti: “Geçenlerde bir işyerinde bir işçi işten atılıyor, hemen güvenlikler gelerek olayı kriminalize edip, arabaya bindirip evine gönderiyor. Üstelik burası yine sendikalı bir işyeri. İşçilerin burada başka işçilerle bağ kurması, diğer fabrikalarla bağ kurmasını, diğer işçilerle bağ kurmasını engelliyor. Bir tepki oluşsa başka bir şey çıkar. Yani bir fabrikada işçi atıldığı zaman o fabrikadaki işçi arkadaşları, o işçiye sahip çıkacak bir örgütlenme yaratsalar, sendikalı olsun olmasın, patron o işçiyi işten atmayabilir. Yani burada bir birliğe ihtiyaç var, örgütlülüğe ihtiyaç var.  Bunun da mücadelesini yürütmeye çalışıyoruz. İşçi arkadaşlarımıza gerçeği anlatmaya çalışıyoruz.”

ÖNCEKİ HABER

5 aydır ücretlerini alamayan işçiler eylem yaptı

SONRAKİ HABER

Bir üniversite bilimden neden korkar?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa