Ordu’nun derelerine siyanür karışmasın

Ordu’nun derelerine siyanür karışmasın

ORDU’nun Fatsa ilçesinde işletilmek istenen altın madeni ile ilgili yapılan panelde, madenin sadece Fatsa ve köylerini değil çok geniş bir bölgeyi etkileyeceği uyarısında bulunuldu. Toplantıda, altın işletmeciliğinin yarattığı doğa tahribatı ve canlı yaşamına etkilerine karşı kitlesel bir mücadele gerektiğinin altı çizildi.Ord

Ordu Doğa ve Yaşma Alanlarını Koruma Platformu ve Derelerin Kardeşliği Platformu tarafından gerçekleştirilen panel, Fatsa Kültür Sarayı’nda yapıldı. ‘Fatsa Bergama Olmayacak’ adı sloganı ile yapılan panele ilçe dışında köylerden ve Ordu’dan da katılım oldu.
Panele EGEÇEP Eş Dönem Sözcüsü Özer Akdemir, Metalürji Odası Eski Genel Başkanı Cemalettin Küçük ve Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan katıldı.

EMPERYALİST MADENCİLİĞİN MİRASLARI

EGEÇEP Eş Dönem Sözcüsü Özer Akdemir, Bergama, Uşak, Kazdağları, Balya ve Lefke başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yapılan ve yapılmak istenen siyanürlü altın işletmeciliğinin doğaya verdiği zararları fotoğraflar ile gösterdi. Siyanürlü altın madenciliği sürecinde yapılan karalamalara da değinen Özer Akdemir, bu karamaların HES karşıtı mücadele verenlere karşı da kullanılmaya başlandığını söyledi. Akdemir, doğaya ve yaşam alanlarımıza karşı yapılan saldırıların emperyalizmin bir saldırısı olduğunu da vurgulayarak neler yapılması gerektiği konusunda şunları söyledi: “Hukuksal mücadele yeterli değil. Emperyalist bir saldırı olduğu için emek mücadelesi ile çevre mücadelesinin birleştirilmesi gerekir. Bu konuda emek örgütleriyle mücadele birliği yapılmalıdır.” dedi.

ÜNYELİ FATSALI BİRLİK OLMALI

Metalürji Mühendisleri Odası Eski Başkanı Cemalettin Küçük de, yüksek lisans tezinin de altın madenleri hakkında olduğunu belirterek, ülkemizde ve dünyada uygulanan vahşi madencilikten örnekler verdi. Macaristan ve Romanya gibi ülkelerdeki altın madenleri ve buralarda meydana gelen kazaları aktaran Küçük, bu kazalar karşısında ülkemizdeki yetkililerin felaketi gizleme ya da küçümseme yönündeki açıklamalarına dikkat çekti. Küçük, siyanürlü altın işletmeciliğindeki olumsuz etkilerin işletmenin bulunduğu alanla sınırlı olmadığını, tüm bölgeyi etkilediğini örneklerle anlattı. Küçük, “Uluslararası sermaye girdiği yerleri sömürürken ırk, din, dil, mezhep ayrımı yapmıyor. Bu maden buraya kurulursa göç etmek zorunda kalırsınız. Bunun önlenmesi için Ünyeli, Fatsalı, Ordulu birleşmek zorunda” diye konuştu.

KENDİ SİYASETİMİZİ YAPMALIYIZ

DEKAP Dönem Sözcüsü Ömer Şan da Karadeniz’de yapılan HES’lerin doğaya ve yaşam alanlarımıza verdiği zararları anlattı. Bu konuda hukuksal ve fiili mücadele konusunda da açıklamalar yapan Ömer Şan çeşitli deneyimlerini aktararak, birlikte mücadele etmenin önemini vurguladı. HES’lere karşı mücadelenin özveri istediğini, uzun süreli olduğunu aktaran Şan, hükümet yetkililerinin gerek enerji ihtiyacı HES’ler konusunda doğru söylemediklerinin altını çizdi. Siyasi iktidarın hukuku, yasaları çiğnemekte hiçbir sakınca görmediğini vurgulayan Şan, “Bir vatandaş yasalara aykırı bir şey yapsa hemen cezaevine tıkarlarken, hukuku yüzlerce kez delen, hükümet mahkeme kararlarını uygulamıyor. O zaman bizler de kendi siyasetimizi yapmalıyız” dedi. (Ordu/EVRENSEL)

www.evrensel.net