Tüm nehirlerin yatağı aynı bataklığa doğru akarken

Tüm nehirlerin yatağı aynı bataklığa doğru akarken

İSTANBUL Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali önceki akşam Cemal Reşit Rey’deki yapılan gala gecesiyle başladı. Bu yıl 15. yılını gerçekleştiren festivalin açılış filmi ise Danimarkalı yönetmen Vibeke Bryld’in “Şer Ekseninde Gece Masalları”ydı. 2 Ekime kadar devam edecek olan festivalin açılış gezesinde Beyoğlu B

Sevda Aydın

Festival komitesi, 1001 Belgesel’in 15. yıl temasını “sistem hatası” olarak belirlemiş. “Siyaset, ticaret, adalet, milliyet, diyanet toplumların ve bireylerin özgür seçimlerini günden güne daraltan yeni egemenlik aklının hizmetinde. Tüm nehirlerin yatağı, aynı bataklığa doğru değiştiriliyor. İnsanın ilkel içgüdü, korku ve refleksleri yaşama hakim kılınıyor. Bilinç, aşırı yüklemeyle tıkanan kanallardan geçip yardıma gelemiyor” diyen festival ekibi bu yıl sistem hatasına değiniyor.

SİSTEMİN DIŞINA ATILANLARI ÖNEMSİYORUZ

Gecede yapılan konuşmalarda belgesel sinemacılarının ve belgesel filmlerinin önemine dikkat çekildi. Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, “Çitanın en hızlı koşan canlı olduğunu biliyoruz. Çünkü belgesel seyrediyoruz. Çitalar bunu bilmiyor, çünkü belgesel izlemiyorlar” şeklinde konuştu.
Belgesel Sinemacılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Özgen ise belgesel sinemacıların sistemden daha fazla şeyi hakkettiğini düşündüğünü dile getirdi. Özgen, sistemin insansızlığına vurgu yaparak, sistemin dışına atılanları önemsediklerini söyledi. Özgen konuşmasını  ‘Aklımız rehinde. Kararlar hazır geliyor, inançlar hazır sunuluyor. Sistem insanı sadece iyi birer tüketici birey olmak üzere yetiştiriyor. Ve sistem için biz insanlar sadece siyasal ve ekonomik egemenlere sürekli bilgi gönderen veri bankalarıyız. Çünkü sistem bize güvenmiyor. Çünkü biz sistem dışı bir akıl ve inada sahibiz. Çünkü biz sistemin adaletsizliğini, eşitsizliğini, kan içiciliğini, vicdansızlığını ve insansızlığını belgeliyoruz. Sistemin hatalarıyla yüzleşmeye çabalıyoruz. Çünkü biz sistemden geride kalanları, sistem dışına itilenleri, unutulanları önemsiyoruz. Elbette şaman, şövalye, Don Kişot falan değiliz. Sadece insanız ve belgesel üretiyoruz. Ürünlerimizle de hayata ve dünyaya sahip çıkmaya çabalıyoruz. 15. Uluslararası 1001 Belgesel Festivali’nde 76 belgesel, yani 76 sistem hatası izleyeceğiz. Yüzü olan utansın ve ders çıkarsın diye!’

ŞER EKSENİNE GİREN GECE MASALLARI

Açılış kokteyli ve konuşmaların ardından gecenin filmi olan “Bedtime Stories From The Axis Of Evil” türkçesi “Şer Ekseninden Gece Masalları”nın gösterimi yapıldı. Danimarkalı Yönetmen Vibeke Bryld’in filmi daha önce katıldığı festivallerde Nominated For Best Documentary Short, Robert, By The Danish Film Academy, CPH:DOX, National Premiere gibi ödüllerin sahibi olmuştu. Bu yılda pek çok festivale katılan film, One World Romania, Hot Docs, International Short Documentary Competition, Dokufest, International Documentary Short Documentary Competition, Nordic Panorama, New Nordic Voices Competition ve Cypres International Short Film Festival, International Short Film Competition ödüllerinin de sahibi oldu.
Yönetmen Vibeke Bryld, “Şer Ekseninde Gece Masalları”nda masallarla kurduğu bir dünyanın şer eksenine girişini anlatıyor. Gece yeryüzüne inerken, uyku öncesi masal dinleyen çocukların hayali şehirleri ortaya çıkıyor. İran’dan, Irak’tan ve Kuzey Kore’den geçiyor yolumuz bu masal filminde. Ve çocukların en tatlı uykuların harcıyla kurulan bu şehirler, gerçek yaşamın garip mantığı ile birbirine geçiyor.

GENÇ BELGESELCİLER VE İLK FİLMLERİ

Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, bu yıldan başlayarak başarılı ilk filmlerden bir seçkiyi izleyici ile buluşturacağını da açıkladı. “Türkiye’de belgesel sinemaya olan gereksinim ve ilgi hızla artarken, bunun doğal sonucu olarak genç sinemacıların bu alanına girişleri de çoğalıyor. İlk filmler sayı ve nitelik olarak büyüyor” diyen festival ekibi genç belgeselcileri desteklediklerini söylüyor.

‘ANA DİLİM NEREDE’ KAÇMAZ

Önceki gün başlayan festivalin gösterimleri devam ediyor. 16’sı yerli, 60’ı yabancı olmak üzere 76 filmi konuk edecek olan festivalde yer alan filmler arasında  son olarak Altın Koza’da yarışan “Ana Dilim Nerede” filmi de yer alıyor. Ekim ayında düzenlenecek olan 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de Ulusal Belgesel Film dalında yarışacak olan “Ana Dilim Nerede” yakın zamanda öleceğini düşünen yaşlı bir adamın, ana dilinin kaybolmaya yüz tutmasından duyduğu çaresizlikle, kendi çözümünü umutla üretme çabasını aktarıyor. Evde dahi kendi dilinde konuşmanın yasak olduğu yıllardan sonra, artık saklanamayacak olan ‘ana dil’ gerçeği ve Türkiye’de, resmi politikaların yarattığı kültürel travmanın orta sınıf bir aile üzerindeki etkilerini konu alan film, kimi insanlık durumlarının kara mizahın sınırlarında anlatılarak, gerçek mekan ve kendilerini oynayan gerçek karakterlerle canlandırıldığı bir yabancılaşma ve yalnızlaşma hikayesine değiniyor. “Ana Dilim Nerede”yi festival kapsamında yarın Tarık Tunaya Kültür Merkezinde saat 20.35’de izleyebilirsiniz. (İstanbul/EVRENSEL)


GERÇEĞİN 7 RENGİ
Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali ana gösterim programını yine renklerle belirlenmiş bölümler altında düzenliyor.
Gerçeğin 7 rengi…
Siyah: İnsanın İnsana Ettikleri: Haklar, haksızlıklar, savaşanlar, savaşılanlar, ezilenler, ezenler.
Kırmızı: İş ve emek, işçi ve emekçi öyküleri
Turuncu: Modern zaman öyküleri
Sarı: Göç öyküleri
Mavi: Olağanüstü insanların sıradan, sıradan insanların olağanüstü öyküleri
Mor: Sanat ve kültür
Yeşil: Sürdürülebilir bir dünya için uğraşan filmler

www.evrensel.net