13 Ocak 2019 12:15

Gebze'de gazetecilik paneli: Dayanışmayı, birlikteliği örmeliyiz

Gebze'de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla yapılan panele Enis Berberoğlu ve Meryem Göktepe konuşmacı olarak katıldı.

Gebze'de gazetecilik paneli: Dayanışmayı, birlikteliği örmeliyiz

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

CHP Gebze Gençlik Kolları, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla etkinlik düzenledi. Gebze Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinliğe CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ve Meryem Göktepe konuşmacı olarak katıldı. 

Panel başlamadan önce izletilen sinevizyon gösterisinde Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Musa Anter, Uğur Mumcu, Metin Göktepe ve Hrant Dink gibi öldürülen gazetecilere dair bilgiler verildi. 

Açılış konuşmasını yapan CHP Gebze Gençlik Kolları Başkanı Savaş Gayretli, halk için yayın yapan gazeteleri destekleyeceklerini belirterek, "Daha özgür ve daha bağımsız bir Türkiye'de haber yapabilmeleri için gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlarım. Ülkeyi yöneten siyasi güç basının özgür olduğunu söylüyor, KHK'ler ile kapatılan gazetelerle, hapse atılan gazetecilerin varlığı hiç de onların bu söylemini yansıtmıyor. Bizler halk için yayın yapan gazeteleri desteklemeliyiz" dedi. CHP Gebze İlçe Başkanı Musa Yılmaz ise, "Geçmişte gazetecileri katlederek gözdağı verdiler. Ama buna rağmen gazeteciler yılmadan, korkmadan özgür basının gereği yerine getirildi" ifadelerini kullandı. 

'İKİ HAPİS ARASINDAYIM'

Moderatörlüğünü Av. Zeynep Çiğdem Canbaz'ın yaptığı panelde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, eski bir gazeteci olduğunu belirterek eskiden ziyade, geleceği konuşmanın önemli olduğunu söyledi. Ülkede yaşananlara dair çözüm üretilmesi gerektiğini vurgulayan söyleyen Berberoğlu, "Medya dediğimiz teknolojinin bir türevidir. Habercilik artık kağıt ile sınırlı değil. Geçmişin devam etmeyeceğinin farkında olarak ilerlemeliyiz. Demokrasinin temel taşlarının hangi biri doğru düzgün çalışıyor ki medya düzgün işlesin. Bugün muhalif gazetelerin dağıtımı yapılıyor ama yarın öbür gün yapılır mı bilemem. Her şey yeniden toparlanmalı, yeniden düzenlemeden özgür medyayı hayal dahi edemeyiz. 'Vah vah' diye hayıflanabiliriz ama kime ne faydası var. Önümüze bakmalıyız, çözüm üretmeliyiz" ifadelerini kullandı. 

"Gazeteciler nerelerde ve nasıl örgütlenmeli?" sorusuna Berberoğlu, "Bireyci, rekabetçi bir ortamda gazetecilik yaptım, örgütlenmeyi önemsemedim. Hata yaptığımı kabul ediyorum" dedi. "Cezaevi mi rahattı, dışarısı mı?" sorusuna ise, "Ben de karar veremedim aslında. Dışarıyı benimsemiş değilim, iki hapis arasında kaldım" ifadelerini kullandı. "Adalet Yürüyüşü sırasında neler hissettiniz?" sorusuna, "İyi ki yapmışım dedim ilk duyduğumda. O yürüyüş benim adımı tarihe yazdırdı" diyen Berberoğlu, "Eren Erdem için neden o derece bir şey yapılmadı?" sorusuna ise, "Eren'i seviyoruz, onun için de elimizden geleni yapmalıyız. Yönetim kademesinde olmadığım için pek bir şey diyemem. Adalet Yürüyüşü ansızın oldu, tıpkı Gezi gibi" dedi.

'METİN SOKAĞIN GAZETECİSİYDİ'

Haber takibindeyken sarı basın kartı olmadığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve polislerce işkencede öldürülen Evrensel muhabiri Metin Göktepe'nin ablası Meryem Göktepe ise, süreci ve sonrasında Göktepe'nin katillerinin ceza almasındaki ısrarı anlattı. "Metin 28 yaşında genç bir gazeteciyken öldürüldü. Sennur Sezer'in deyimiyle acar bir gazeteciydi ama güven de aşılıyordu" diye sözlerine başlayan Göktepe, "Metin Rıdvan Özden haberini manşete taşıdı, tehditler almaya o zaman başladı. Öldürülen tutukluların cenazesini izlerken 'gazeteciye özel muamele' diyerek katledildi. Metin sokağın gazetecisiydi, kayıpların gazetecisiydi, kendi kaybının haberini de yaptı aslında" dedi. Kamuoyu ve genç gazetecilerin baskısıyla Metin'in cinayetinde yol alındığını söyleyen Göktepe, "Gündemden düşürmek, unutturmak için davayı kentten kente sürdüler. Hükümetler değişti, anlayış değişmedi" ifadelerini kullandı. 

"Acının bizi bulmadan dayanışmayı ördüğünüz zamanlar daha değerli, o zaman kazanacağız" diyen Göktepe, "Metin öldürüldü evet, onu bedenen kazanma şansımız yok ama başka Metinler öldürülmesin istedik. Hrant ve Nuh Köklü'den sonra şu anda gazeteci öldürülmüyor belki ama haberleri, gazeteciliği öldürüyorlar, tutukluyorlar. Dayanışmayı, birlikteliği ölmeliyiz" diye konuştu. 

Panelin ardından konuşmacılara ve Gebze yerlerinde çalışan gazetecilere plaket verildi. (Kocaeli/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Birdal: Türkiye, İnsan Hakları Bildirgesi'nin ilk maddesini aşamadı

SONRAKİ HABER

‘Sanayi üretimi geriliyor, işsizlik tırmanıyor’

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa