KESK-AR: Türkiye ekonomisinin bağımlılığı artıyor

KESK-AR: Türkiye ekonomisinin bağımlılığı artıyor

TÜİK’in açıkladığı büyüme rakamlarına ilişkin açıklama yapan KESK-AR, Türkiye ekonomisinin giderek daha fazla dışa bağımlı ve kırılgan bir nitelik kazandığını ifade etti. Bağımlılığın oluşturduğu tehdidin, geniş halk kitlelerinin gelecekleri üzerinde daha da büyüyeceğini kaydetti.Türkiye İstatistik Ku

TÜİK’in açıkladığı büyüme rakamlarına ilişkin açıklama yapan KESK-AR, Türkiye ekonomisinin giderek daha fazla dışa bağımlı ve kırılgan bir nitelik kazandığını ifade etti. Bağımlılığın oluşturduğu tehdidin, geniş halk kitlelerinin gelecekleri üzerinde daha da büyüyeceğini kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TUİK) açıkladığı büyüme oranlarına ilişkin olarak KESK-AR tarafından yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, AKP Hükümetinin kalkınma ve refahı siyasi propaganda aracı haline getirdiği belirtilerek, ekonomik büyümenin, kapitalizmin üçüncü dünya ülkelerinde de gözlenen benzer bir eğilimde devam ettiği vurgulandı. Ekonominin büyümesinin aksine dış gelişmelere karşı daha bağımlı hale geldiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Eylül ayında TÜİK tarafından açıklanan büyüme oranları kapsamında, Türkiye ekonomisi 2012 yılının ilk yarısında, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2.9 büyüme gösterdi. Üretim yöntemi ile hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla, 2012 yılı ikinci üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarda yüzde 10.3’lük artışla 349 milyar 630 milyon TL oldu.”

CARİ AÇIK SÜRECEK

Türkiye ekonomisinin giderek daha fazla dışa bağımlı ve kırılgan bir nitelik kazandığının vurgulandığı açıklamada, bağımlılığın oluşturduğu tehdidin, geniş halk kitlelerinin gelecekleri üzerinde daha da büyüyeceği belirtildi. Açıklamada, Türkiye’deki çarpık sanayileşmenin ürünü olan ithalata bağımlılığın cari açık vermeyle sonuçlanacağına işaret edilerek, AKP’nin cari açık karşısında ülke dışından kaynaklar çekebilmenin yollarını aramakta olduğu belirtildi.

BÜYÜMENİN ARDINDAKİ SÖMÜRÜ

Açıklamada, reel ücretlerin artmamasının yanı sıra emekçilerin her geçen yıl enflasyon karşısında biraz daha refah kaybına uğradığı belirtilerek, Türkiye’de sürdürülen neoliberal ekonomik büyümenin ardında acımasız bir sömürü ilişkisinin yattığı vurgulandı. Açıklamada, “International Labour Organization (ILO) raporlarının da ifade ettiği gibi, verimlilik artışları ile sağlanan üretim artışı ve kârlılık, ekonomik büyümenin bugünkü temel kaynaklarından biridir. İşçiler üzerinden sağlanan verimliliğin artışı ise ücretlerin oldukça gerisinde kalmakta, bu da işçilerin üzerindeki sömürünün giderek arttığı anlamına gelmektedir. ILO’nun verilerine göre emek gücü verimliliği 2010 yılında yüzde 3.1 artarken, reel ücretlerin dünya genelinde yüzde 0.5 artması, bu durumun sadece Türkiye özelinde değil, yeni istihdam politikalarının içinde benimsenmiş bir eğilim olduğu gerçeğini de bir kez daha önümüze koymaktadır” denildi. (Ankara/DİHA)


TÜİK’İN HESAPLAMA KURNAZLIĞI

Yaratılmaya çalışılan yeni istihdamın, geçici, düşük ücretli, yarı zamanlı ve güvencesiz istihdam niteliğinde olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi: “İş kaybı tehlikesini, sendikasızlaşmayı, koruyucu düzenlemelerden yoksun kalmayı, çalışanın kendisi ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için düşük geliri beraberinde getiren bu yeni istihdam biçimi, işsizliği sadece kağıt üzerinde biraz geriletse de, gerçek hayatta büyük bir yıkımla eş değer halde hissedilmektedir. Son zamanlarda artık tamamen ayyuka çıkan TÜİK’in hesaplama kurnazlığı ise, işsizliğin ‘sadece’ kağıt üzerinde geriletildiğini ortaya koymaktadır. Artık AKP’nin istihdam politikalarının deşifre olduğu bu süreçte, işsizliğin çeşitli hesaplama yöntemleri ile nasıl gerçek hayattan koptuğuna hep beraber şahit olmaktayız.”  

www.evrensel.net