31 Aralık 2018 04:19

Esnafın tek temennisi işlerin daha kötüye gitmemesi

2018'i ekonomik açıdan çok zor geçirdiklerini anlatan kuruyemiş esnafı Mehmet Dina, gelecek yıldan umutsuz.

Esnafın tek temennisi işlerin daha kötüye gitmemesi

Baharat dükkanı - Antep | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Deniz KAR
Ali YILMAZ
Antep

Yeni yıl geldi çattı. 2018 herkes için alım gücünün düştüğü; elektrik, su, doğalgaz faturalarının pahalılaştığı; mutfak tezgahlarının boşaldığı bir yıl oldu. Yeni yılı evde geçirecek olanlar her sene olduğu gibi bu sene de kuruyemiş alışverişine başladı. Antep’te, kuruyemiş satışı yapan esnaf durumdan şikayetçi. Geçen senelere göre bu sene yıl sonu satışlarının beklenen düzeye çıkmadığını söyleyen esnaf, bu durumun pek çok ürüne gelen fahiş zamdan kaynaklandığını belirtiyor. Cengiz Topel Mahallesi'nde bulunan kuruyemişçi Mehmet Dina ile çerez satışlarını, esnafa yöneltilen ‘fırsatçılık’ suçlamasını, zamları ve yeni yıldan umduklarını konuştuk.

CEVİZ BİLE İTHAL!

Çocukluğundan beri kuruyemiş işinin içinde olduğunu ve 10 yıldır kendi dükkanını çalıştırdığını söyleyen Dina, şu ana kadarki en kötü dönemden geçildiğini belirtiyor. Nedenini sorduğumuzda, Türk parasının değeri düştükten sonra her şeyin kötüye gittiğini vurguluyor. “Sattığımız ürünlerin pek çoğu ithal, badem içinin kilosu 10 dolardan geliyor” diyen Dina, “Ceviz bile yurt dışından geliyor. Maraş’ta ceviz yetişmesine rağmen üretici sadece kendisi için toplamaya başladı. Biz tarım ülkesiyiz diye övünüyoruz ama traktörü, tohumu, ilaçlaması, sulaması, ekme biçme işi; her şey çok pahalı olunca ithalata başvuruluyor” ifadelerini kullanıyor.

Fotoğraf: Evrensel

MALİYETLER YÜKSELDİ

İşlerinin günden güne kötüye gittiğini söyleyen Dina, dükkan giderlerinin çok arttığını belirtiyor ve hesap yaparak, “Aylık toplam giderimiz 4000-4500 TL civarında, nasıl kazanalım” diyor. Müşterilerinin zamlar karşısındaki tepkisini soruyoruz. Kahvenin bir sene önce 25 TL olduğunu şimdi 40 TL’ye çıktığını söyledikten sonra “Bu her şeyde böyle. Adam eskiden bir üründen 10 TL’lik alırken şimdi ‘15 TL’lik alayım’ demiyor.  Mecbur kendisinden kısıyor” sözlerini kullanıyor. Bazı müşterilerin gelip kendisini ‘fırsatçılıkla’ suçladığını aktaran Dina, “Öyle bir şey yapsak başımıza gelmeyen kalmaz. Ünlüleri bile bir gecede alan hükümet, bize mi bir şey yapamayacak? Toptancı pahalı alıyor, bize de pahalı veriyor. Biz de mecbur pahalı satıyoruz. Üstelik eskisine oranla kârımız çok düşmüş durumda” diyor.

Fotoğraf: Evrensel

BÜTÜN ESNAFTA İŞLER KÖTÜ

Faturalardan söz açılıyor. 3 ay önce 380 TL gelen elektrik faturasının bu ay 700 TL geldiğini söylüyor. “Klima bile çalıştırmıyoruz. TEDAŞ’ı aradım ‘yardımcı olamayız’ dediler. Biz eğitimi düşük insanlarız ama yediğimiz kazığın farkındayız” diye konuşuyor. Sadece kendisinin değil civardaki bütün esnafın işlerinin kötü olduğunu dile getiren Mehmet, “Karşı dükkânın bütün kışlık kıyafetleri elinde kalmış. Yan tarafta boyacı var, boyanın fiyatı iki kattan fazla arttı işleri hiç yok” sözlerini kullanıyor.

Antep’te tüketilen çayın yerli değil kaçak çay olduğunu hatırlayarak, çay fiyatlarındaki yüksek artışa değiniyoruz. “Bu bölgede Karadeniz çayı içilmez. İran’dan Sri Lanka’dan kaçak yollarla gelen çay içilir. Ülkeye girerken artık devlete de para ödeniyor. Eskiden 25-30 TL olan çay şimdi 60 TL’ye geliyor bize’’ diyen Dina, “Alım gücü her şeyde düştü” cümlesini kuruyor.

‘Yeni yılda durum nasıl olur?’ diye son bir soru soruyoruz. “Çalışmaya devam edeceğiz. Biz bu dükkânı açsak da açmasak da sabit giderleri var; vergisiymiş, faturasıymış. Hasta oluyoruz burada bekliyoruz, bir şey oluyor kapatamıyoruz” dedikten sonra “Hiçbir şeyin iyi olacağını düşünmüyorum, tek temennimiz daha da kötüye gitmemesi” diyerek sözlerini tamamlıyor.

ÖNCEKİ HABER

Mahkeme, öldükten sonra tahliye vermiş

SONRAKİ HABER

Celal Şengör: Elin dangalağına organ verip onu yaşatmanın anlamı yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa