18 Aralık 2018 13:42

Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisinin toplanmasının öncesinde konuştu.

Fotoğraf: Murat Kaynak/AA

Paylaş

CHP, İYİ Parti ile yerel seçimlerle ilgili yaptığı anlaşmanın ardından Parti Meclisini yopladı. İki parti arasında anlaşmaya varılmasının ardından İstanbul, Antalya, Adana ve Bursa adaylarının açıklanması bekleniyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP Parti Meclisinin toplanması öncesi açıklamalarda bulundu.

Asgari ücretten bütçeya kadar çeşitli konularda ülke gündemini değerlendiren Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ

"Merak ediyorum halkın yüzüne nasıl bakıyorlar? Vatandaşa ne söylüyor bunlar? Vatandaşımızın da oturup sorgulaması lazım. 16 yıldır seni sırtımda taşıdım demesi lazım. Sen bana sadece borç verdin demesi lazım."

"Parlamentoda bütçe görüşmeleri var. İşçiler, memurlar, sanayici, çiftçi bekler. Bütçe görüşmeleri sonuçlanacak ve ben de payımı alacağım derler. Çünkü 81 milyon insan vergi ödüyor. E bu toplanan paralar nasıl bölüşülecek, ben de oradan payımı alacak mıyım diye bekliyor vatandaş. Ama kimsenin bir beklentisi yok. Çünkü vatandaş biliyor bu bütçenin bir kısmı tefecilere gidecek."

"Bu bütçeye evet oyunu kullanmak harama, günaha ortak olmaktır' dedim. Bu kadar faizi hangi gerekçeyle veriyorsunuz? Türkiye'nin ekonomisini gidip tefecilere teslim ettiniz. Bütçe rantiyecilere, tefecilere, Saray'a yarıyor. Hepsinin bir eli yağda, bir eli balda. Sanıyorlar ki Türkiye'de her evde aynı şekilde. Böyle bir Türkiye'yi bitirdiler."

ASGARİ ÜCRET

"Asgari ücret net 1 Ocak 2019'dan itibaren net 2 bin 200 lira olur dedik. Başka partilerden belediyeyi aldığımız zaman, diyelim ki AKP'den MHP'den belediye kazandık. 1 Ocak'da asgari ücret ile 2 bin 200 arasındaki farkı ödeyeceğiz. Sadece o mu? Hayır. Hiçbir işçinin işine son vermeyeceğiz. Bütün işçilere namus sözü veriyorum. Eğer bir belediye başkanı haksız yere bir çalışanın işine son verirse bana söyleyecek ben bunun peşine düşeceğim."

"1 milyon 800 bin kişi asgari ücretin altında çalışıyor. Bunların büyük bir kısmı inşaat işçisi, mevsimlik işçidir. Bunların da sorunlarını mutlaka ama mutlşaka gündeme getirip çözmek boynumuzun borcudur.

'DAMAT-KAYINPEDER HANEDANLIK GİBİ YÖNETİYOR'

"Damat hayatında yoksulluk nedir görmedi, vatandaşın derdini bilmedi. Devletin hazinesini gittiniz teslim ettiniz, akşam tencere kaynamıyor çocuklar aç bundan haberi yok, çocuklara harçlık verememek nedir bilmiyor, parasızlık nedir bilmiyor. Birisi tek adam, yanına almış damadını. Damat-kayınpeder hanedanlık gibi yönetiyor devleti. Saray'daki kibir abidesi diyor ki, 'Biz çiftçiye traktör yetiştiremiyoruz. Sen hayal aleminde geziyorsun' diyor. Allah aşkına nerede yaşıyor bu adam ben merak ediyorum? Birileri bunun önüne istatistikleri de mi koymuyor. Çiftçi çıktı söylüyor, 'Borç batağındayım, alan olursa satacağım' diye. Traktör satışları yüzde 62 düşmüş. Bu kibir abidesi çıkmış çiftçinin gözünün içine bakarak diyor.

'SOKAK' TARTIŞMASI

"Erdoğan kalkmış 'Sokaklara çıkarsanız şunu yaparsanız' diyor. Ben zaten sokaklardayım. Senin gibi değilim, ben sıradan vatandaşlardan biriyim. Ben sıradan bir evde oturuyorum sen Saray'larda oturuyorsun. Ben sokağa çıkarım kağıt da oynarım, tavla da oynarım esnafla ama sen 3 bin kişi olmadan sokağa çıkamazsın. Sen kimsin de benim yaşayıp yaşamayacağıma karar veriyorsun. Sen kimsin ya? Çıkar beni o alanlara oturup konuşalım. Kim vatandaştan, haktan yana oturup bi konuşalım. Ben senin gibi 4 bin liralık çay içsem zaten sokağa çıkamam. Ben vatandaşın o zaman yüzüne bakamam. Ama biz her gün normal bir aile sofrası neyse bizde de odur. Ben senin yaşamını asla kabul etmeme. Kendime de halka da bunu yapmam. Dilin şişecek be kardeşim sana cevap vermeyeceğim.

"Sen milleti sömürüyorsun, 81 milyonun ödediği vergiyi Londra'daki bir avuç tefeciye veriyorsun. Sen tefecilerin önünde diz çöktün ve kardeşim. Zaten çıkamazsın sokağa, ancak 3 bin kişiyle çıkabiliyorsun. Korkunun egemen olduğu bir ruh hali devlet yönetimine talip olamaz. Geldiğimiz nokta budur." (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

2018 yılında en az 108 mülteci işçi yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

AİHM, mülteciyi ölüme gönderen Finlandiya’yı mahkum etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa